Erdoğan'dan Demirtaş'a 'soykırım' tepkisi

Kocaeli'nde toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Parlamentosu'na ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'a sert çıktı

18 Nisan 2015, Cumartesi 18:11
A A

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de yaklaşık 40 bin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Ermeni bulunduğunu belirterek "Bir de Ermenistan’dan kaçarak ülkemde misafir ettiğimiz Ermeniler var. Biz, onlara zulmettik mi? Biz, onlara evsahipliğini yapıyor muyuz? Ya siz, bunları görmüyor musunuz be vicdansızlar? Nasıl oluyor da bu açıklamaları yapıyorsunuz?" dedi.

İŞTE ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARININ SATIR BAŞLARI

İmam Hatip davası ve Meslek Lisesi davası bizim de davamız oldu. Eğitim meselesini emel meselemiz olarak aldık.

Avrupa Parlamentosu, Ermeni Tehcirini bahane ederek milletimizi karalamaya başladılar. Papa, böyle bir ithamda bulundu. Gerçi hemen cevabını verdik. Şimdi yanlışını düzeltmeye çalışıyor.

Van'daki Ermeni Kilisesi'nin Başbakanlığım zamanında biz yeniden inşaa ettik. Bir de Ermenistan’dan kaçarak ülkemde misafir ettiğimiz Ermeniler var. Biz, onlara zulmettik mi? Biz, onlara evsahipliğini yapıyor muyuz? Ya siz, bunları görmüyor musunuz be vicdansızlar? Nasıl oluyor da bu açıklamaları yapıyorsunuz?

EN BÜYÜK ZARARI ERMENİLER GÖRÜR

Bu olayda en  büyük zararı Ermeniler görür.

Hasmane tutumlarla yürütülen bu kampanyalardan hiçbir şey elde edemezler. Bugün ülkemizde çoğu kaçak olarak yaşayan 80 bine yakın Ermeni nüfusudur. Sistematik bir düşmanlığımız olsa bunlara müsade etmezdik.

Bizim Ermeni halkıyla esasıyla bir sorunumuz yoktur.

Türkiye olarak defalarca Ermenistan'a el uzattık. Ermenistan'a hala kapımız hala açık!

Sözde soykırım ve Karabağ'la ilgili adım attıkları taktirde kapımız onlara hep açık. Ama önce Karabağ sorunu hallolacak. Burada Amerika'da üzerine düşeni hala yapmadı. Fransa, Rusya hala yapmadı.

Karşımızda çok farklı inyetlerle hareket edenler var. Kocaeli'nden sesleniyorum. Ermeniler bu meselede Türkiye karşıtı cephenin piyonu haline dönüştürülmüştür.

Türkiye vefalı bir ülkedir. Ermenilere bir kez daha bu fırsatı değerlendirme çağrısı yapıyorum.

"TERÖR ÖRGÜTÜNÜN GÜDÜMÜNDE SİYASET YAPAN PARTİNİN.."

Terör örgütü güdümünde siyaset yapan partinin lideri sözde söykırım iddialarına sahip çıkıyor. Şimdi de Vatikan'ın sözcülüğüne soyunuyor. Biz Vatikan'a sesleniyoruz bunlar kalkıp bize cevap veriyorlar. 

Bunlar nasıl demokrat ya. Buradan Kürt kardeşlerime sesleniyorum. Hani bunlar Türkiye'yi temsil ediyordu? Bu ucuz siyasete bu ülkenin pirim vermemesi lazım. Önce silahtan umduklarını, 10 binlerce masum insanın hesabını vermelidirler. 6-7 Ekim olaylarınınhesabını vermek zorundalar sonra özgürlük desinler.

Ekonomide de büyük atılımlar gerçekleştirdik.

2008 yılında kriz Türkiye'yi teğet geçecek dedik bize inanmadılar. Peki noldu, 2009 yılında yaşanan kısmi daralma dışında Türkiye büyümesini sürdürdü. Bugün de diyorum ki bu patinaj uzun sürmez. Ekonomide yoğun bir yeni yaklaşım çalışması yapıyoruz. Burada özellikle yeni bir süreci anlatmak istiyorum.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Daha hızlı daha seri kararlar alabilmek için, sistemde bir değişime gitmek gerek. Bakıyorsunuz bunlar parlamenter sistemle mi başkanlık sistemiyle mi yönetiliyorlar. Başkanlık sistemiyle yönetiliyorlar. Bizim kültürümüze, bizim genlerimizde, örfümüzde adetimizde aslında bu var.

400 OLDU NE ALA, ALMADI REFERANDUM

Başkanlık sistemi için 367 gerekiyor ben ne dedim 400 verin. 400 oldu ne ala olmadı referandum.

Bunlar şunu düşünüyorlar, Türkiye başkanlık sistemine geçerse bunlar koalisyonlarda bile kendilerine yer bulamayacaklar. Hodri meydan ben diyorum. Çıkın. Bu yeni Türkiye hedefi için başkanlık sistemi için, bunu değiştirecek kim olursa olsun gelin millet olarak ona sahip çıkalım diyorum.

Kocaeli milli iradeye çıktığını bir kez daha gösterecek mi? Biz güçlü bir iktidar olmanın avandajlarını kullandık. Güven ve istikrar kavramlarını iyi yerleştirdik Türkiye'yi buraya kadar getirdik.

BAŞKANLIKTA PARLAMENTO YİNE OLACAK AMA...

Başkanlık sistemiyle Türkiye hiç bir zaman denetimden uzak olmayacaktır. Parlamento yine olacaktır. Verdiği yetkinin dışında atım atarsa hesaba çekecektir. Türkiye'nin 12 yılda 3 kat büyümesi bu istikrarı ve güven iklimi sayesindedir. Şimdi 14 Ağustos 2014 tarihi itibariyle parlamenter sistem buzdolabına konuldu. Türkiye'nin geldiği yer ortada. Gelin siz çalışın
, çalışırsak bu iş olur. Kapı kapı dolaşmaya hazır mıyız?

ÖZAL'A SİVİL DİKTATÖR DİYORLARDI AYNISINI BANA DA DİYORLAR

Dün sayın Turgut Özal'ın vefatının yıldönümüydü. Allah kendisine rahmet eylesin diyorum. Özal'a karşı çıkanlar ona hakaret edenler, ona netür hakaretler yapmışlardı. Sivil diktatör diyorlardı. Bugün aynısını bana  diyorlar.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;