Erdoğan'dan Obama'ya İsrail şartı

ABD'de bulunan Erdoğan, 'Neden yalnız İran'a tepki veriliyor. İsrail'de de nükleer bomba var' dedi

Erdoğan'dan Obama'ya İsrail şartı

Başbakan Erdoğan, Washington'da konuştu. Erdoğan, ''İran'a nükleer faaliyetleri nedeniyle ambargo uygulanmasına ne diyorsunuz?'' sorusuna ''Nükleer faaliyetlerin yayılmasını engelleyen anlaşmayı tanımayan bir başka ülkeye neden bir şey söylenmiyor. Bu kaygı verici'' dedi. Erdoğan'ın bir başka ülke diye kastetiği devlet İsrail olarak yorumlandı. Erdoğan'ın bu sözü ''Neden yalnız İran'a tepki veriliyor. İsrail'de de nükleer bomba var'' diye açıklanıyor ve bunun İran'a ambargo talepleri karşısında bir İsrail şartı olarak gösteriliyor.

CNN: Erdoğan CNN’e konuştu: Yaptırımlara destek yok

Başbakan Tayyip Erdoğan ABD Başkanı Barack Obama’nın İran’a uygulanmasını teklif ettiği yeni yaptırımlara destek vermeyi reddetti ancak Türkiye’nin Tahran’ın nükleer programıyla ilgili yaşanan gerginliğe bir diplomatik çözüm bulunması için arabulucu rolünü oynamaya hazır olduğunun altını çizdi.

Washington’da Christiane Amanpour’a bir röportaj veren Erdoğan Türkiye’nin 17’nci yüzyıldan bu yana İran’la stratejik bir işbirliği içinde olduğunu ve bu açmazdan çıkmak için diplomatik çözüm istediğini söyledi. Erdoğan, “Bir çıkış yolu bulabileceğimize inanıyorum” dedi.

CNN DEMECİNİN GENİŞ METNİ İÇİN TIKLAYINIZ

“Ben buraya diplomatik bir çözüm için geldim” diyen Erdoğan, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’na üye ve 1968 tarihli Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na (NPT) taraf ülkelerin “bu konuda hep birlikte çalışması gerektiğini, Türkiye’nin de önemli bir arabulucu olabileceğini” söyledi.

“Neden NPT’yi kabul etmeyen ülkeye de aynı şeyi söylemiyoruz? Bu da benim için kaygı yaratan bir nokta. Bu zorlukların üstesinden gelmek için adımlar atmaya çalışmamız çok önemli, böylece Ortadoğu’da barışı güçlendirebiliriz” dedi. Erdoğan İsrail’den de barışa katkıda bulunmasını istediğini ancak bunun çok zor olduğunu çünkü hükümetin “senfoni değil kakafoni halinde konuştuğunu” söyledi.

24 Nisan’da Obama’nın “soykırım” kelimesini kullanıp kullanmayacağıyla ilgili olarak “Benim umudum kullanmayacağı yönünde, çünkü bugüne kadar hiçbir ABD lideri bu kelimeyi kullanmadı. İnanıyorum Obama da kullanmayacak” dedi. Hiçbir ulusun, hiçbir halkın bir başka ulus ya da halkın tarihi nasıl hatırlayacağını dayatma gücünün olmadığını söyleyen Erdoğan, “Türkiye de bunu yapmaya çalışmıyor” dedi.

Erdoğan ve Obama bugün ikili görüşmeler için bir araya gelecek.

THE NEW YORK TIMES: Çin’den Obama’ya yaptırım sözü

Beyaz Saray yetkilileri, ABD Başkanı Barack Obama Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’dan İran’a uygulanacak yeni yaptırımların müzakerelerine katılma sözü aldığını ancak Hu’nun ABD’nin İran’ın nükleer programının yönünü değiştirmek için yeterince güçlü bulduğu yaptırımlara destek verip vermeyeceğinin net olmadığını açıkladı.

Washington’da nükleer güvenlik zirvesinden önce yapılan 1.5 saatlik görüşmede Obama Çin’den daha fazla destek alabilmek için Pekin’in kaygılarının en önemli sebebi olan İran’dan petrol ithali meselesine doğrudan değindi.

Çin harcadığı petrolün yaklaşık yüzde 12’sini İran’dan alıyor. Obama, Hu’yu Çin’in enerji ihtiyaçlarıyla ilgili hassas olduğu konusunda temin etti ve eğer Çin yaptırımlara destek verdiğinde İran muslukları kapatırsa, Çin’in petrol tedarikinde aksamalar olmaması için elinden geleni yapacağının sözünü verdi.

THE JERUSALEM POST: İsrail Suriye’yi Türkiye aracılığıyla uyardı

Kuveyt’in El Rai gazetesi Pazartesi günü Suriye’nin Hizbullah’a Scud füzeleri gönderdiğini duyurdu. Gazete füzelerin şu an Lübnan’da bulunduğunu ve İsrail’in hem Lübnan hem de Suriye’yi vuracağı yönünde sert bir uyarı yaptığını yazdı. Türkiye ve Katar aracılığıyla Suriye’ye uyarı gönderen İsrail, “füzeler sınırı aşar ve Hizbullah’ın eline ulaşırsa Lübnan ve Suriye hedeflerini vuracağını söyledi.

Suriye’nin Hizbullah’a Scud füzesi yolladığıyla ilgili kaygılar sürerken Jerusalem Post İsrail’in geçtiğimiz günlerde İsrail’in Suriye’ye Birleşmiş Milletlerin Golan Tepeleri’ndeki gücü UNDOF’un da katkılarıyla bir üç taraflı zirve mekanizması geliştirilmesini teklif ettiğini duyurdu.

Diplomatik kaynaklara dayandırılan haberde Suriye’yle böyle bir mekanizma geliştirilmesi fikrinin 2006 yılında yapılan İkinci Lübnan Savaşı’ndan sonra teklif edildiği ancak o günden beri havada kaldığı ifade edildi.

Kaynaklar o sırada hiç kimsenin Suriyelilerin böyle bir şeye yanaşacağını düşünmediğini ancak konunun BM yetkililerine açıldığını söyledi. İsrailliler resmi bir talepte bulunmadı, Suriyeliler de konuya ilgi göstermedi, dolayısıyla bir sonuca varılamadı.

Ancak birkaç ay önce İsrail ordusu konuyu bir kez daha gündeme getirerek UNDOF’un eski komutanı Wolfgang Jilke’nin arabuluculuğunu istedi ancak Suriye teklifi reddetti.

THE TIMES: Sivillerin ölümü NATO operasyonunu tehlikeye attı

NATO’nun Afganistan’ın güneyinde planladığı büyük operasyon askerlerin bir otobüse ateş açıp biri kadın biri çocuk dört sivilin ölümüne, 12 sivilin de yaralanmasına yol açmasıyla tehlikeye girdi.

Kandahar şehri yakınlarında yaşanan olay ciddi protestolara neden oldu. Operasyonun yapılacağı Kandahar’da aşiret liderleri, halkın NATO güçlerine inancının zaten çok az olduğunu, onun da bu olayla yok olduğunu söyledi.

Hacı Veli Can, “Operasyon henüz başlamadı bile ama her gün sivilleri öldürüyorlar. Onların bile bir otobüsün sivillerle dolu olduğunu bilmeleri gerekir. Eğer bir otobüsten korkuyorlarsa Kandahar’da nasıl operasyon yapacaklar?” dedi.

BBC: İran BM’den Irak ve Afganistan savaşlarını incelemesini istedi

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, Birleşmiş Milletler’den Batı’nın Afganistan ve Irak’taki askeri operasyonlarının ardında yatan amaçları incelemesini istedi. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un ofisinden yapılan açıklamada Ahmedinecad’ın gönderdiği mektubun incelendiği ifade edildi ancak daha fazla yorum yapılmadı.

Ahmedinecad BM’den bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Bu komisyonun Batılıların Afganistan ve Irak’taki operasyonlarının amaç ve sonuçlarını inceleyeceği belirtildi.

Ahmedinecad, şu ana kadar operasyonların bölge halklarını kurban konumuna yerleştirmekten başka bir işe yaramadığını ve ABD ile NATO’nun terörle mücadele metotlarının başarısız olduğunu söyledi.

BLOOMBERG: Yunanistan paketi Avrupa için bir dönüm noktası olabilir



Avrupalı liderlerin Yunanistan’a bugüne kadar görülmemiş boyutlarda bir yardım paketi önermesi uzmanlar tarafından kıtada ortak mali politikalara gidişte önemli bir dönüm noktası olarak algılandı. Londra merkezli Barclays’in Avrupa ekonomilerinden sorumlu baş analisti Julian Callow, “Bu bir dönüm noktası. Euro bölgesi ülkeleri bir araya geldiler ve kendilerinden birine yardım ettiler” dedi.

Euro bölgesi yetkilileri son iki ayı Maastricht Antlaşması’nın maddeleri arasında manevra alanı aramakla geçirmişti. Antlaşma dolayısıyla AB’nin ortak bir merkez bankası olsa da ortak bir maliye bakanı yok. Antlaşma ayrıca “kurtarma yok” maddesini içerdiği için mali kriz içindeki euro üyelerine transferler yapılması fikri üzerinde uzlaşılması da zorlaşıyor.

Ancak Yunanistan’a yardım sürecinin bu anlayışta bir değişikliğe neden olduğu ifade ediliyor.

(Hürriyet)

5
Yandex.Metrica