Erdoğan'dan referandum tahmini

a
a
Salı, 07 Eylül 2010 - 11:30


Erdoğan'dan referandum tahmini

Referandumda yüzde 55 'evet' beklediğini söyleyen Başbakan yüksek yargıya yüklendi: 15-20 yıl dosyaların raflarda durmasının faturasını siz kime ödetiyorsunuz? Gerçeker'in 'Evet çıkarsa yürütme ile yargının arası açılacak' sözlerini tehdit olarak algıladım.

- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam katıldığı bir televizyon programında referandum sürecini değerlendirdi.

Yaptırdıkları anketlerin 45-55, 46-54 gibi sonuçlar verdiğini söyleyen Başbakan, "Bunlar bir değil, bir kaç araştırma firmasının. Bunun en doğrusu pazar günü ortaya çıkacak. Fazla heyecanlanmaya gerek yok. Pazar günü yalancılar da yalan rakamlar da ortada kalmış olacak'' dedi.

Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyleydi:

AKREP-BALIK HİKAYESİ

Akrep suya düşmüş, balığı görmüş, balığa yalvarmış, 'Balık kardeş ne olur beni kurtar.' Balık demiş ki, 'Akrep senin kötü huyların var, bana yanlış yapmayasın.' Akrep 'Beni kurtaracaksın, nasıl sana yanlış yaparım' demiş. Balık, akrebi sırtına almış taşıyor. Balık bir şeyler olunca dalmış, akrep boşlukta kalmış ve tekrar yalvarmış. Balık tekrar akrebi sırtına almış. Tam nehrin kıyısına gelmişler. Akrep o görevini yapmış, kıyıya geçmiş. Balık 'Yazıklar olsun sana' diye feryat ediyor, bir yandan da can çekişiyor. Akrep diyor ki 'Ah balık kardeş, böyle olsun istemezdim, ama ne yapayım cibilliyetimin gereği bu.' Bunların yaptığı bu.


TELEVİZYONA ÇIKMAM

Birlikte televizyona çıkıp da neyi başaracağız? Önceki liderleriyle birlikte çıktım. Sonra yaptıkları karşısında 'Bir daha bunlarla çıkılmaz' dedim. Çıkmanın bir anlamı yok. Biliyorsunuz 'ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbei aklı eserinde', Burada sen eserini ortaya koy, biz de koyuyoruz. Bu üslupla çağrıldığınız yere gider misiniz?

BİR TEK EVİN DIŞ KAPISI DOĞRU

Günlerdir villa villa konuşup duruyor. Destek kıtaları da var. Onlar da zaten malum tipler. Hiç konuşmaya gerek yok. Çok açık ve net söylüyorum. Şurada bir tane gazetede resimler çekmişler. İnanır mısınız sadece dış kapı doğru, dış kapının dışındaki resimlerin hiçbirinin oturduğum evin içiyle uzaktan yakından alakası yok. Ortak kullanılan havuzdan görüntüler almışlar. Kardeşimin oturduğu evden görüntü almış. Bunların hepsi getirilmiş, 'Erdoğan'ın oturduğu ev' diye verildi. Onların da hiçbirinde altın musluk yok. Şu anda sizleri alsam, getirsem, oturduğum evi gezdirsem. Memnuniyetle gezdiririm. Gezdiğiniz zaman göreceksiniz normal evlerden farkı yok, sadece villa.''

HÜSAMETTİN CİNDORUK'U LÜZUMSUZ GÖRÜYORUM

Demokrat Parti ve Hüsemattin Cindoruk diyorsunuz. Ben şu anda ağzıma almayı bile lüzumsuz görüyorum. Hayatı çelişki ve zikzaklarla dolu bir insan. Bunların ne özgürlüklere ne demokrasiye saygıları var. Bunlar 28 Şubatçı, ulusalcıdır. Bunlardan bir şey olmaz, bunların üzerinde durmaya gerek yok.

SİZ DANIŞTAYA GİRERKEN KAMERA MI VARDI?

Şimdi ben sorarım Danıştay'daki beyefendilere; 'acaba siz Danıştay'a kamerayla mı girdiniz? Mülakatınız kamerayla mı yapıldı? Siz mesleğe böyle o şekilde mi girdiniz?' Bunun cevabını bir defa bize verin. Siz mesleğe böyle girmediğinize göre şimdi kamera nereden çıktı?

ERKEN SEÇİM TÜRKİYE'YE KAYBETTİRİR

Referandum günü sandıkların açılmasından 5-10 dakika önce, daha sonuçları görmeden önce bir erken seçim kararı açıklamak gibi bir düşüncem kesinlikle yok. Böyle bir 5 dakika öncesi senaryosu yok. Recep Tayyip Erdoğan'ın ağzından söz bir kere çıkar. Sonuçlar çıktıktan 5 dakika sonra da, yine 'bu bir fırsattır, bunu değerlendirelim' diye bir şey düşünmeyiz. Çünkü, her erken seçim bu ülkeye kaybettirmiştir. O kararı alanlara kazandırabilir. Ama dikkat edin, o karar alındıktan sonra Türkiye kazanmamıştır, Türkiye kaybetmiştir.

BONO'NUN AKLINA İSTANBUL GELMİŞ

U2'nun solisti Bono, Türkiye'yi gördükten sonra AB'de olmadığı için çok üzüldüklerini söyledi. Bizi dışarda iyi takip etmiş. Bir şey teklif etti o çok ilgimi çekti. 'Biz İbrahimi dinler ile ilgili bir organizasyon yapmak istiyoruz' dediler, Hristiyanlık, İslam ve Musevilik ile ilgili olarak... 'Ben bunu Kudüs'te yapmak isterim ama orada sağlıklı olmayacağı düşüncesindeyim' dedi. 'Ne bekliyorsun? İstanbul'da yap' dedim. 'Zaten benim de aklıma şimdi İstanbul geldi' dedi. Bir diğeri 'Cordoba' dedi. 'Medeniyetler ittifakında bir ülkeyiz, orası da olabilir ama İstanbul bu işe daha yakışanıdır' dedim. Çünkü İstanbul da 3 dinin buluştuğu birleştiği bir şehir ve eserleriyle her şeyi var, alt yapısı çok müsait. İstanbul'u öncelikli olarak bu işte değerlendirecekler. Gereği neyse bizde yaparız.''