Erdoğan'dan türban serzenişi

a
a
Cuma, 05 Kasım 2010 - 12:50


Erdoğan'dan türban serzenişi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, erkeklerde de kadınlarda da okuma yazma oranını yüzde 100’e çıkarmanın mücadelesi içinde olduklarını belirterek, "Bizim bu mücadelemize rağmen, hem de çağdaşlık adına, hem de modernlik adına, hem de bazen bizzat kadınlar tarafından genç kızların giyim şekline bakarak okullardan uzaklaştırılması ne eşitlikle, ne insaniyetle, ne de vicdanla bağdaşmaz" dedi.

İstanbul Kadın Araştırmaları Merkezi tarafından İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Uluslararası İstanbul Kadın Buluşması (KADINİst)", İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı.

Açılışta konuşan Erdoğan, Türkiye’de, kırsal kesimde kız çocuklarının okutulması önündeki engelleri aşmak için yoğun ve örnek bir mücadele sergilediklerini ve bunda büyük başarı elde ettiklerini belirterek, eşi Emine Erdoğan’ın da bu konuda büyük bir gayretin içerisinde olduğunu anlattı.

Erdoğan, 8 yılda 350 bin kızı okulla buluşturduklarını belirterek, şöyle konuştu:
"Maddi imkanı olmadığı bahanesiyle kızlarını okula gönderemeyen ailelere maddi destek sağladık, sağlamaya da devam ediyoruz, durmadık. Okuma yazma kurslarıyla, kampanyalarla kadınları okula, eğitime kazanırdık. Erkeklerde de kadınlarda da okuma yazma oranını yüzde 100’e çıkarmanın mücadelesi içindeyiz. Buna rağmen, bizim bu mücadelemize rağmen, hem de çağdaşlık adına, hem de modernlik adına, hem de bazen bizzat kadınlar tarafından genç kızların giyim şekline bakarak okullardan uzaklaştırılması ne eşitlikle, ne insaniyetle, ne de vicdanla bağdaşmaz.

Geçen günlerde ’Başörtülü bayanların, başı açık olan bayanların mücadelesinde gösterdikleri tavrı, başı açık bayanların başı örtülü bayanlar için de göstermelerini bekliyorum’ demiştim. Bunu gösterenler var. Onları istisna olarak ayrıca da alkışlıyorum. Ama istiyorum ki bu çok geniş tabanlı olsun. Ortak payda belli, kadınlarımızın hakları. Bu ortak paydada her zaman buluşmaları gerekir. Bir alanda ayrımcılığı reddedeceksiniz, başka bir alanda ayrımcılığın bizzat mimarı olacaksınız. Biz bu konuda da bu en temel insan hakkı, eğitim hakkı alanında da suskunluğu, tereddütü, çekimserliği esasen anlamsız buluyoruz. Kadın hakları için mücadelenin, ideolojilerden arındırılması, siyaset ve ideolojiler üstü bir yapıya kavuşması, hareketin önünü daha da açacaktır. Aksi bir durum, ayrımcılığı gidermek için samimi bir niyetle yola çıkanların, başka ayrımcılıklara takılmasını kaçınılmaz kılacaktır."