A. Yavuz Kocaömer

'Erişilebilir toplum yaratmak'

Pazartesi, 15 Şubat 2010 - 05:00

10 Aralık 2009 tarihinde Sabancı Vakfı tarafından İstanbul’da düzenlenen seminere katılan Perkins Körler Okulu Kurumsal Gelişme Danışmanı Dr. Aubrey Webson ile Dünya Bankası Kıdemli Operasyonlar Sorumlusu Charlotte McClain Nhlapo engellerin toplumdaki yeri ile ilgili görüşlerini sundular.

Bizimle ilgili yapacaklarınız

Perkins Körler Okulu Kurumsal Gelişme Danışmanı Dr. Aubrey Webson görme engelli. Konuşmasında şöyle diyor: “Benim gibi engelli bir kişi engelleri aşmaya ilk önce aile içinde başlıyor. Kişinin ailesi asla çocuğu kör doğdu diye utanmamalı. Bundan dolayı bir çekince yaşamamalı. Tam tersine benimsemeli. Çocuğunu da topluma katmalı. Benim ailem de öyle yaptı. Beni benimsedi ve çok daha büyük bir toplumun parçası olabilmem böyle başladı. Benim ailem, ailenin bir parçası olarak benim önce topluma katılmamı sağladı ve üniversite eğitimim boyunca da yanımda durmasını bildi. İşte ailemin bu şekilde sahip çıkmasıyla ben bugünkü profesyonel kariyerime ulaşabildim.” Bir öykü Dr. Aubrey Webson şöyle devam ediyor: “Size bende çok yer etmiş bir öykü anlatacağım. 1930-40’larda Karayip Körler Derneği’nin başkanı sosyal değişim eylemcisiydi. Karayipler’de sömürgecilerin baskılarına karşı değişim mücadelesi veren bir kişi ile bir toplantı yapıyorduk. Görme engellilerin sorunlarını tartışıyorduk. Ben çok hararetli bir şekilde konuşuyordum. Bana, ‘Siz çıkın biz görüşlerimizi öyle paylaşacağız’ dedi. Ben de tabii ki çıkmayacağımı söyledim. ‘Ben size sadece bir şey soracağım’ dedim. ‘Antigua Adaları’nın İngiliz sömürgecilere karşı mücadelesinde lider değil miydiniz?’ diye sordum. ‘Tabii ki evet’ diye yanıt verdi. ‘Siz masada sesinizi duyurmak istemediniz mi?’ diye sordum. O da ‘Elbette’ diye yanıt verdi. Ben de ‘İşte biz de bu masada sesimizi duyurmak istiyoruz, sizden tek istediğim bize söz hakkı vermeniz’ dedim. Demek istediğim şu: Biz engelliler konusunda mücadele ederken, engellilerin de kendi seslerini duyurma hakkı olduğunu unutuyoruz. ‘Bizim ile ilgili yapacaklarınızı bizsiz yapamazsınız’ artık bizim vazgeçilmez sloganımız, ilkemiz oldu. Sorun bizim hakkımızdaysa bizimle çözmeniz gerekir diyoruz.”

Toplum insanları farklı görmekten vazgeçmiyorsa Dr. Aubrey Webson konuşmasında çok önemli bir konuya daha yer veriyor. “Engellilerle ilgili istediğiniz kadar politika yapın, istediğiniz kadar sokaklarınıza asansör ve rampa yapın, eğer toplum insanları farklı görmekten vazgeçmiyorsa, insanlar birbirlerini farklarıyla kabul etmeyi öğrenemiyorsa önemli olan nokta bu. Aramızda sadece renk ya da din farkı yok, aramızda fiziksel farklılıklar da var ve bu gayet normal. İşte asıl mesele sosyal olarak bu girişimi sağlamak, insanların bunları kabul etmelerini sağlamak.

Güçlendirme

Bizler sosyal değişim için mücadele ederken, bizim ‘Güçlendirme’ dediğimiz bir kavram var. İnsanların güçlerine güç katma mantığına inanırız. Onlara kendi haklarını savunabilme becerisini kazandırabilmek bizim erişebilir toplum yaratmak vizyonumuzdaki en önemli stratejidir. Biz insanların kendilerinin değişmelerini ve kendi kendilerinin haklarını savunabilmelerini istiyoruz. Bu yaklaşım bizim her gelişim programımızda var. Biz buna güç katma, güçlendirme diyoruz. Engelli insanlar toplumumuza daha çok katıldıkça asıl istediğimiz değişimi o zaman sağlayabiliriz.”

Gerçekler

Dr. Aubrey Webson’ın söylediklerini yıllardır bu sütunlarda yazıp söylüyoruz. Özellikle birçok engelli derneği artık tekerlekli sandalye dağıtmaktan vazgeçmeli. Onun da bir ihtiyaç olduğu muhakkak. Ancak eğitimli engellilerin kendi haklarını savunabilecek yerlere gelmelerini sağlamak durumundalar. Konu böyle olunca da ülkemizdeki birçok insanımızın bencilliği ‘Ben bilirimciliği’ maalesef büyük kitlelere fayda sağlamıyor.

Eğitim, eğitim, eğitim

Bütün bu yazılanların, söylenenlerin temelinde de eğitim yatıyor. Yani toplumun engelli insanlara karşı bilinçlendirilmesi, engelli çocuklara sahip ailelerin eğitilmesi ve nihayet engellilerin kendilerini savunabilecek, seslerini yükseltebilecek eğitim seviyesine ulaşmış olmaları.

Burada medyaya da büyük görev düştüğünü bir kez daha hatırlatalım.

ÇENGELLİ PANO

‘Sessiz Çığlık’ projesi

Uzun basamaklı merdivenlerin başında bir ortopedik engelli duruyor, caddede otomobil kornaları arasında bir görme engelli kıvranıyor, derdini anlatabilmek için bir işitme engelli kılıktan kılığa giriyor. Ve bunlar maalesef bizlere gayet sıradan ve olağan geliyor. Türkiye’de engelliler, engellerinden dolayı her gün, her saat hatta her dakika kulakları sağır edercesine bir çığlık kopartıyor ama bu çığlığı kimseler duymuyor. Genç Girişim Grubu, Türkiye Engelliler Spor Yardım Ve Eğitim Vakfı, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı Derneği bu çığlığı duyuyor ve bu çığlığa sahip çıkıyor. AB Eğitim Ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı (UA) Gençlik Programları kapsamında toplumda engelli farkındalığı oluşturma projesi olan ‘SESSİZ ÇIĞLIK’ adlı projemiz 01 Ocak 2010 itibari ile start almış bulunmaktadır. Engelsiz bir dünya için, engelsiz bir toplum istiyorsak; ‘SESİMİZİ DUYUN, ÇIĞLIĞIMIZ OLUN’. İsmail Çevikbaş 0507 237 42 67

Sayın Başbakanıma

İlk olarak Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ardından da Kocaeli Gebze Sanayici ve işverenlerine sesleniyorum. 1986 Ordu doğumluyum. 4 aylıkken anne kucağında düşmüşüm, beynimin bazı bölgelerinde ve damarlarda ciddi boyutta zedelenmeler meydana geldi. 2 yaşından beri sık sık bayılıyorum. 15 sene sonra İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Nöroloji ve Psikiyatri Bölümü’ndeki doktorlarının çabası ve ilaç tedavisi sonucu nöbetlerin önüne geçmeyi başardık. Şu anda 23 yaşındayım. Ailemle birlikte yaşıyorum. Yaklaşık 5 seneden beri Gebze gibi işsizliğin yok denilecek kadar az olduğu bir ilçede işsizim. Aileme 5 kuruş da olsa destek veremiyorum. 5 senedir Gebze İş-Kur’un yüzde 58’lik engelli raporumla göndermiş olduğu bütün iş yerlerinden olumsuz cevap aldım. Buradan bütün işverenlere sesleniyorum. Ne olur kapınıza gönderilen engelli personeline elinizi uzatın ve bir daha bırakmamacasına tutun. Kani Yılmaz Tel: 0537 474 48 54 Beylikbağı Mah. 305/1 Sokak No. 14. Gebze

Beni sıkıntıdan kurtarın

43 yaşındayım. Ticaret Lisesi mezunuyum ve yüzde 45 ruhsal engelli raporum var. Ruhsal engelimin nedeni işsizlik ve açlık. Köyden kalkıp Edirne şehir merkezinde 250 TL’ye kiralık bir ev tutmak için 500 TL yardım istiyorum. İş bulabilirim veya aç kalırsam aş evinden yemek alabilirim. Şehirde Halk Eğitim Merkezi’nde açılan meslek edinme kursuna gidebilirim. 2010 ÖSS’ye hazırlık için ücretsiz Mehmetçik Dershanesi’ne gidebilirim. 62 yaşındaki annemden başka kimsem yok. Sadık Akgün/Edirne Tel: 0284 247 40 66

Yardım edin

Benim 2 oğlum var. İlaç, yiyecek, okul masrafı derken zor geçiniyoruz. Kalp ve tansiyon hastasıyım, sağ tarafım tutmuyor. Telefonum yok. Kaymakamlık hesap numarası verdi. Ziraat Bankası 0654315355065001 Hayırseverlerin yardımını bekliyorum. Ahmet Adıgüzel/ Kütahya