'Erkek silikonlu memeyle doğal olanı ayıramaz'

Estetik konusunda son teknolojileri uygulayan Dr. Erçin Özüntürk 65 yaşında. Ama çok daha genç görünüyor. Sırrı, kendine de botoks uygulaması. Dolgu yapılan dudakta his kaybı olmuyormuş. Erkekler, kadın memelerinin silikonlu olduğunu anlamıyormuş

a
a
Cumartesi, 02 Ekim 2010 - 05:00


'Erkek silikonlu memeyle doğal olanı ayıramaz'

Röportaj: Nilüfer Kas

n.kas@hotmail.com

Dermatoloji uzmanlığında geçen 35 yıl size ne öğretti?

Toplumun sağlık konusunda ne düşündüğünü, ihtiyaçların ne olduğunu, bu ihtiyaçları nasıl giderebileceğimi, insan cildinin ne mesaj verdiğini, cilde bakarak insanın ruhsal ve fiziksel sağlığının nasıl olduğunu öğrendim.

65 yaşındasınız, daha genç görünüyorsunuz. Sizde de estetik müdahale var mı?

Tabii var. Ben de estetiğin nimetlerinden istifade ediyorum. 16 yıldır dermatolojinin estetik kısmıyla ilgiliyim. 1995’te botoksla tanıştım. Botoksu ilk kullanan dünyaca ünlü hekimlerin yanında bulunma şansım oldu. Kendime botoks yapabilmeyi öğrendim.

Şimdi bunu okuyan herkes eline enjektörü alıp kendine botoks yapmaya kalkarsa?..

Bu ancak hekimlerin yapabileceği bir iş. Botoks yapılması gereken kaslara değil de farklı bir noktaya yanlışlıkla ilaç verilirse, telafisi olmayan sonuçlar doğabilir.

Kendinize kaç kez botoks yaptınız?

Botoksla ilk kez tanışan hastaya 3 ay aralıklarla ilk yıl 4 kez, ikinci yıl 4 ayda bir 3 kez, sonraki yıllarda da 2-3 kez uyguluyorum. Ben de 3.5-4 ayda bir kendime botoks yaparım. Yüzümde her noktaya yapıyorum.

“Eşim uygulama mankenim oldu” 

 O zaman bütün mimikleri nasıl kullanıyorsunuz?

Zaten bütün mesele botoks yaparken kırışıklıklardan kurtulma başarısını göstermek. Bu artistik bir iş. Yüzün anatomisini bilerek, fizyonomiyi bozmadan, daha canlı yüz ifadesine sahip olunmasını hedeflerim. Genelde insanlar dinç ifadelerinin botoksla olduğunu saklar. Benim gibi yürekli olanlar açık açık söyler.

Eşinize estetik müdahale yaptınız mı?

Sağ olsun, uygulama mankenimdir. Yeni yöntemleri ona uygulayıp sonuçlarını görebiliyorum.

“Balon dudak isteğini kabul etmem”

Türkiye Kozmetik Araştırmacıları Derneği başkanısınız. Kozmetiği mi bitkisel ürünleri mi tercih edersiniz?

Dermatokozmetikte, ilaç gibi, etkisi yanında düzeltici görevi gören ürünleri kullanıyoruz. Bunlar organik, bitkisel ya da kimyasal olabilir. Ancak kullanılan kimyasalların sağlığa zarar vermemesi gerekir. Ürünlerin raf ömrünü uzatmak için kullanılan katkı maddeleri de sağlığa zararlı. Seçici olmalı.

Reddettiğiniz hastalar oldu mu?

Her hastaya her istediğini yapan bir hekim olmadım. Estetik anlayışıma ters gelen tedavileri yapmıyorum. Balon dudak isteğiyle gelenleri geri çeviririm.

Aşk ve ayrılıklarda hangi yöntemler tercih ediliyor?

Kırışıklıklar, saç dökülmesi, sarkmalar, derin çizgilerin düzeltilmesi için başvuruda bulunuyorlar.

“Yaşlılık belirtileri 27’sinden sonra başlar”

Erkek, silikonlu meme ile silikonlu olmayan göğüs arasındaki farkı anlar mı?

Hayır. Başarılı protez cerrahları hiç farkına varılmayan işler çıkarıyorlar artık.

Dudaklara yapılan dolgu his kaybına yol açar mı ve erkek bunu anlar mı?

Dudaklara hyalunorik asit dışında bir şey kullanmıyorum. Yağ transferi ya da silikon yapmam. Ama yurt dışında çıkan yeni nesil silikona kafam yatıyor artık. Eşlerini dudak dolgusu yaptırmaya teşvik eden erkekler var. Onlar his kaybı yaşamadıklarını ifade ediyorlar.

Botoks, dolgu, kirpik protezi, kalıcı makyaj, postiş... Bunları üst üste koyunca ortaya gerçek olmayan bir kadın çıkıyor. Kadın, bu şekilde erkeği kandırıyor mu?

Öyle değerlendirmemek lazım. Kadınlar erkek değil, hemcinsleriyle rekabet etmek için bu yöntemlerden yararlanıyor. Farklı bir motivasyon sağlıyor.

Bir taraftan doğal olana dönüşten söz ediliyor, diğer taraftan estetikçilerin muayenehanesinden çıkılmıyor...

Yaşlanmanın sınırı 27 yaş. Sonra yaşlılık belirtileri görülüyor. Yaşlanmayı durdurabilmek için çalışıyoruz.

 ‘Dermo Oscar Ödülü’nüz var. Bu ödül önemli midir?

Dünya liginde yapılan estetik ve dermatoloji programları bellidir. 2 yılda bir ICOS (International Cosmetics Symposium) toplantıları yapıyoruz. Dermoparty’de Slovakların uluslararası düzeyde yaptığı bir toplantıdır. Dünya çapında tanınmış uzmanlar katılır. Botoks ve dolgu konusunda workshop yaptım. Başka doktorlar da workshop yaptı aslında ama uygulama yaptığım hasta grubu beğenildiği için bu ödülü verdiler. 

Estetik geçirdiği halde yaptırmadığını söyleyen var mı?

Elbette. Bir televizyon programına katılanlardan biri hastamdı. Programda gözlerimin içine baka baka herhangi bir müdahale yaptırmadığını söyledi. Yutkundum ama yayında bir şey söylemedim. Reklam arasında nedenini sorduğumda “Kusura bakmayın, böyle söylemem gerekiyordu” deyip geçiştirdi.

Hülya Avşar müdahalesiz olduğunu söylüyor ama gülünce göz kenarları kırışmıyor. Avşar’da en azından botoks var mı?

Ne ürün kullanırsak kullanalım, yaşla birlikte bir sarkma, kırışıklık olur. Hülya Avşar, yaptırmadığını söylüyorsa inanmak lazım! O zaman genetik açıdan çok zengin olduğunu söylememiz gerekir.

Bu yöntemlerden yararlanan ve yakıştırdığınız üç ismi bize verebilir misiniz?

Emel Sayın, Ajda Pekkan, Zerrin Özer bu yöntemleri güzel kullanıyor, takip ediyor ve yakıştırıyorlar.

‘Tesettürlüler çatlak tedavisi için geliyor’

Tesettürlü hastanız var mı?

Sayıları az da olsa var.

Kaş aldırmayı bile istemeyen bir kesim en çok ne talep ediyor?

Vücutlarında oluşan çatlaklar ve saç kayıpları nedeniyle geliyor.

 Estetik yaptıracaklara vereceğiniz üç tavsiye ne olur?

Bu konuları sağlıklı değerlendirip uzmana başvursunlar. Sonra bilgi edinsinler, son olarak da işleme onay versinler. Bilgisayarda hazırlanan animasyon güzel görünebilir ama önemli olan uygulamadır.

Yaşlanmayı durdurmak mümkün mü? Yoksa bu bir yalan mı?

Sağlıklı vücutta hücreler ikiye bölünerek çoğalır. Kanser hücreleri ikiden fazla bölünerek çoğalır. Şimdi insanoğlu, kanser hücrelerinin bölünme sistemini sağlıklı hücrelerde nasıl gerçekleştireceğini çalışıyor. O zaman gençlik iksiri bulunmuş olacak.

Kapıdan giren hastanın ya da herhangi bir yerde insanların yüzüne bakıp içinizden “Şu yöntemi uygulamalı” diyor musunuz?

Deri benim uğraş alanım. Bir gün markette alışveriş yaparken önümdeki beyefendinin yüzündeki büyük bir ben, beni rahatsız etti. Kendimi tanıtıp benini bir uzmana göstermesini önerdim. Bir süre sonra arayıp teşekkür etti. Estetik anlamda kimseye bir şey söylemiyorum ama içimden kime ne yapılması gerektiğini geçiriyorum.

3