Erken bir yazı

a
a
Pazartesi, 13 Eylül 2010 - 05:00

Oy sayımı henüz başlamadan yazıyorum bu yazıyı... İleriki saatlerde gerekli eklemeleri yaparım...

O vakte kadar, iki tespitimi söyleyeyim.

Dün siyaset yasaktı ya, gazetelere baktım, tadı tuzu yok... Demek ki ne kadar bıkarsak bıkalım, siyasetsiz olmuyor. Kabak tadı verdiğini sandığımız açık oturumlar bile, hayatımızın bir parçasıymış meğer...

 
 
[[HAFTAYA]]
 
İkinci tespitim, sporla ilgili.
 
Basketboldan sonra futbol öyle yavan geldi ki, aynı saatte oynanan Beşiktaş maçını izlemeyi düşünmedim.
 
Tanıyanlar bilir.
 
Ben hiç bir Beşiktaş maçını kaçırmam. Hastasıyım.
 
Ama Sırbistan-Türkiye basketbol maçına öyle mıhlanıp kaldım ki, Beşiktaş’ı hayatımda ilk defa ihmal ettim.
 
Maalesef, bu satırları yazarken final maçı olan Türkiye-ABD, henüz oynanmamıştı.
 
Üç-beş saat sonra referandum sonuçlarını mı izleyeceğim, yoksa basketbolu mu, onu da bilmiyorum.
 
Galiba basketbol yine ağır basacak.
 
Referandum kolay, ekrana ara sıra baksam, oylamanın akıbeti anlaşılır zaten.
 
*
 
Şimdi gelelim, 13 Eylül Türkiye’sine.
 
Ne değişecek?
 
Hayır diyenler yine darbeci, evet diyenler yine yalaka diye adlandırılacaksa, bu zahmete niçin katlandık? İnsanları damgalamak için referandum yapılır mı?
 
Yaptık işte.
 
Şimdilik müsaade.
 
Bir kaç saat sonra, belki bir son dakika yazısı yazarım.
 
Bazı bölge baskılarına yetişemezsem affola.