Ermeni Komedisi

Pazartesi, 08 Mart 2010 - 05:00

Başbakan Erdoğan’ın dün TUSCON genel kurulunda yaptığı konuşmada ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde 23’e karşı 22 oyla kabul edilen Ermeni tasarısını komedi olarak değerlendirmesi aslında doğru bir tespit.

Bu tip tasarıların dost, müttefik, stratejik ortak ABD de tartışılması bile hoş değil.

Ancak 3 Mart’tan başlayarak 24 Nisan’a kadar devam edecek süreç sonunda Türkiye’nin istediğinin olacağı, Ermeni tasarısının başka bir bahar kalacağını Obama yönetiminin son anda olaya müdahale edeceğini tahmin etmek için de kahin olmaya gerek yok.

***

Terazinin kefesine Türkiye ve Ermenistan’ı koyduğunuz zaman aradaki fark Temsilciler Meclisindeki komitedeki oylamadaki gibi 23’e karşı 22 değil.

Ermeni tasarısının sadece Ermeni oylarına yönelik bir iç politika şovu olduğunu bilmeyen de yok.

ABD’nin milli çıkarları her zaman olduğu gibi bugün de Türkiye’yi karşısına almaya uygun değil.

1-Irak’ta dün yapılan seçimler sonrası başlatılmak istenen normalleşme ve ABD askerlerinin Irak’tan çekilme süreci Türkiye’nin işbirliği olmadan gerçekleşecek bir proje değil.

2-Afganistan’daki Türk askeri, muharip güç olmamasına karşın ülkedeki yabancı askerleri “Haçlı Kuvvetleri” statüsünden çıkartıp uluslararası barış gücü konumuna Türkiye’nin varlığıyla getirdiği için Türkiye ABD için hala önemli ülke ve müttefik.

3-ABD İran ilişkilerinde Türkiye’nin önemini görmemek için kör olmak gerekiyor.

4-Avrupa Birliğinde başlayan ekonomik çöküntü, Avrupa Birliği’ni Türkiye için olmazsa olmaz konumundan çıkarttığı için özellikle Almanya ve Fransa üzerindeki ABD baskısına Türkiye’nin ihtiyacı kalmamıştır.

5-Türkiye’nin Rusya ile özellikle enerji alanında başlattığı işbirliği projeleri ekonomik ve askeri alanda da gerçekleşir ve Türkiye’nin Rusya ile olan ticaret hacmi artarsa bu uyum Türkiye’nin hem ABD’ye hem de Avrupa Birliğine olan bağımlılığını azaltacaktır.

Bu işbirliği Ortadoğu’daki dengeleri bile bir anda alt üst edebilir.

***

Bu listeyi daha da uzatmak mümkün.

Türkiye’nin asıl sorunu ABD ‘deki bu rüyayı tekrar tekrar görmemek için kalıcı tedbirler almaması.

Görünen o ki ABD Kongresinde etkili bir Türk lobisi yok.

Lobi şirketlerine ödenen milyonlarca dolar bir işe yaramıyor.

Türkiye’nin çıkarlarının korunmasını Yahudi lobisinden beklemek de akılcı değil.

“Bir dakika”da işler değişiveriyor!

Oylama dönemlerinde Türkiye’den yollanan parlamenterler de o kadar kısa sürede fazla etkili olamıyor.

Kalıcı çözüm, sadece ABD için değil başta Avrupa Birliği olmak üzere tüm dünyadaki Türkleri kapsayacak “Yurtdışı Türkler Bakanlığı” kurarak orada yaşayan insanlarımızın desteğiyle ülke parlamentoları ve yönetimleri üzerinde baskılı ve etkili olmayı koordine etmekten geçiyor.

Burada özellikle iş adamlarına büyük görevler düşüyor.

Türk-ABD ilişkilerinin diğer önemli boyutu iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin tek taraflı ve son derece yüzeysel oluşu..

ABD için Türkiye, sadece silah ve uçak satılan bir pazar.

Bir iki Amerikan bankası ve fonu dışında Türkiye de ABD’li yatırımcı yok.

Sonuçta ABD kongresine baskıyı sadece silah tüccarlarından bekliyoruz.