Ersin Kalaycıoğlu: Daha yeni başladı

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi ve başkanlık sistemiyle ilgili yıllardır dikkat çekici yazılar kaleme alan Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi siyaset bilimci Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi

Ersin Kalaycıoğlu: Daha yeni başladı

POSTA.COM.TR - ÖZEL / Yaşar CAN

Ankara'da son yılların en hararetli siyasi tartışmaları yaşanıyor. Türkiye 7 Haziran seçimlerine kilitlenmişken Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile Hükümet arasındaki krizlere bir yenisi daha eklendi. Merkez Bankası tartışmaları, Hakan Fidan'ın istifası ve tekrar MİT'in başına geçmesinden sonra hükümetle Ak Saray arasında bu defa çözüm süreci krizi çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, izleme heyeti tartışmalarıyla ilgili olarak 'Ben izleme heyetini doğru bulmuyorum. Dolmabahçe'deki fotoğraf da yanlıştı' çıkışı siyaseti daha da ısındırdı. Daha sonra Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, kameraların karşısına geçmiş ve Cumhurbaşkanı'nın bu sözlerinin hükümete zarar verdiğini söylemişti. Ardından, çözüm süreciyle ilgili bilgilendirmenin gerekli kurumlara yapıldığını belirterek öz eleştiri yaptı. Bu sözler, 'Hükümet, Saray'a bayrak açtı' diye yorumlanmıştı.

KRİZ GELİYOR DİYEN BİRİ VARDI

Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesine yönelik ilk siyasal çıkışlar geldiğinde buna itiraz eden isimlerin başında Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu geliyordu. Yönetimde yaşanacak çift başlılığa işaret eden Kalaycıoğlu gelinen noktada Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hükümet arasındaki gerilimi Posta.com.tr'ye değerlendirdi. Ersin Kalaycıoğlu, 'Daha yeni başladı. Daha bir şey görmediniz. Çok daha kötü şeyler olabilir.' uyarısında bulundu.

ASIL 8  HAZİRAN'I BEKLEYİN

"8 Haziran'da AK Parti tek başına iktidara gelemezse olacakları görün siz. Esas problem Meclis'te çoğunluğu olan partinin başka bir parti olması durumunda bu problem ortaya çıkıyor. Ve çok ağır oluyor. Bunların altından kolay kolay kalkılamıyor." diye konuşan Kalaycıoğlu, Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın Bakanlar kurulu sonrası konuşan Bülent Arınç'ın, Melih Gökçek'le ilgili sözlerine işaret ederek şunları söyledi:

"Bugün Bülent Arınç'ın açıklamalarına baktığımızda büyük yolsuzluklar var üzerini örttüler diyor. Daha ne diyecek? 'Yüz tane şeyİ var' diyor Melih Gökçek'in. '8'inden sonra hesabını soracağım' diyor. Daha ne desin? Muhalefet de aynı şeyi söylüyordu: '30 Mart'ta Ankara'daki seçimi çaldılar' Daha ne olsun? En yetkili ağızlardan birisi söylüyor bunu."

Prof. Dr. Kalaycıoğlu'nun dikkat çeken tespitlerinin satır başları şöyle:

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU NE YAPACAK?

Davutoğlu'nun sorunu şudur: Türkiye siyasetinde daha önceki başbakanlar gibi Erdoğan da dahil oynadığı rolü mü oynayacak yoksa silinip gidecek bir emanetçiyi rolünü mü oynayacak? Birincisini tercih ederse o zaman ister istemez Cumhurbaşkanı ile çatışmak zorunda kalacak. Cumhurbaşkanı'nın oynadığı rol daha önce oynadığı rollere benzemiyor.  Oy almış olması bu rolün oynanmasını mümkün kılmaz. Ben anayasayı tanımıyorum demek darbedir. Bunun literatürde başka bir tabiri yok. Buna halk oyuyla darbe yapmak deRiz ki bunu III. Napolyon yaptı. Fransa'da 19. yy'ın ortasında. Bizim siyasal litaratürümüz de ona darbe diyor. İçinde bulunduğumuz durum tam bir kriz durumu.

BEDELİNİ TÜRKİYE ÖDER

Krizden nasıl çıkılacağı da belirsiz. Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu görüntüyle Türkiye'yi götürmesi  mümkün değil. Seçmen ne karar verecek göreceğiz.  Hiç bir şey olmamış gibi yola devam edemezler. Ederlerse bedelini Türkiye öder.

DAHA BÜYÜK BİR KRİZ ÇIKABİLİR

Halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanı var. Halkın seçtiği olası bir koalisyon hükümeti durumunda daha büyük kriz yaşanacak. Çift başlılık yaşanacak. Çift başlılık olduğunda  Meclis diyecek ki ben milli iradeyim, Cumhurbaşkanı diyecek ki ben milli iradeyim. Gel de işin içinden çık.

ERDOĞAN'LA İLGİLİ 2 SENARYO İDDİA EDİLİYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başkanlık sistemini getirerek bu sorunu ortadan kaldıracağını düşünüyor. Ayrıntısını da bilmiyoruz. İki senaryo var. MHP ile uzlaşıp Kürt meselesini MHP'nin durduğu noktaya getirip Başkanlığa ikna etmesi.  Diğeri ise Kürtlerin istediğini verip kendisinin başkan olabilmesini sağlamak.

30 YILDIR ÇİFT BAŞLILIĞA İŞARET EDİYORUM

Bu konuyu ilk Özal gündeme getirdiğinde bu çift başlılığın büyük kriz yaratacağını ben söyledim. Bu yola hiç girmeyin dedim. Çıkar yol değil dedim. Dünya kadar araştırma var dedim. Başkanlık sistemin iyi çalışmadığını, parlamenter sisteminden daha kötü çalıştığını gösteriyor dedim. Bizim parlamanter sistemimiz bozuk gelin bu sistemi düzeltelim dedim ama bir sonuç alamadık.