Erzincan'daki Ergenekon davası başladı

Salı, 04 Mayıs 2010 - 10:36

Erzincan'daki Ergenekon davası başladı

Erzincan'da irtica ile mücadele eylem planını uygulamaya koydukları iddiasıyla hakkında 'Ergenekon silahlı terör örgütüne üye' olmaktan 15 yıla kadar hapis cezası istenen Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Ankara'daki görevi nederiyle ilk duruşmaya katılmadı.

Özel Yetkili Erzurum ikinci Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmaya 10'u tutuklu, 13 şüpheli ile 26 avukat katıldı. Söz alan avukatlar, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini savundular. Duruşmanın kamera ile kayıt altına alınması nedeniyle konuşanların eline mikrofon almasına Avukat Turgut Kazan itiraz etti. Kazan, savunma sırasında iki elini kullanacağını belirterek, "Ben burada şarkı söylemeyeceğim" dedi.

Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 'Ergenekon silahlı terör örgütü lideri' olarak gösterilen Orgeneral Saldıray Berk'in duruşmaya katılıp katılmayacağı duruşma saatine kadar belli olmadı. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığın ifadesini almak için yaptığı iki çağrıya da mazaret göstererek katılmayan Orgeneral Berk'in görevi nedeniyle üç gün süreyle duruşmalara katılamayacağı belirtildi. Tutukluları taşıyan ilk cezaevi nakil aracı saat 08.40'da Adliye Sarayı garajına girdi. Saat 08.50'de aynı yere gelen ikinci araçtan takım elbiseli, beyaz gömlek ve kravatlı olarak Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner kelepçesiz olarak indi. Jandarmalar arasından geçen Cihaner, Adliye'ye giriş yaptı.

Çeşitli kentlerden Başsavcı Cihaner'e destek vermek için 20 kadar yakını Adliye Sarayına topluca geldi. Adliye Sarayı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alınması dikkat çekti. İlk duruşmada CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, Erzincan Milletvekili Erol Tınastepe, Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Sincan Birinci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz da hazır bulundu. Erzincan'daki Ergenekon davasını izleyen YARSAV eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, adliyeye girişinde gazetecilere "Yargı parmaklıklar ardında. Adalet sürekli zedeleniyor. Bugün burada yerinde tespit yapmak ve hukukun üstünlüğünü görmek için bulunuyorum" dedi.

MAHKEME 09.45'TE BAŞLADI

Adliye Sarayının beşinci katında Erzincan Ergenekon davası nedeniyle yeniden düzenlenen mahkeme salonuna şüpheliler, avukat, izleyici, basın mensupları ve yakınları saat 09.35'ten itibaren alındı. Özel Yetkili Erzurum İkinci Ağır Ceza Mahkeme salonunda ilk duruşma saat 09.45'te başladı. Mahkeme Başkanlığını Mustafa Karatay, üye Ali Kaya, İsmail Şahin, Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taner Aksakal'ın yer aldığı heyet, önce kimlik tespiti yaptı. İlhan Cihaner, Recep Gençoğlu'nun Şinasi Demir, Nedim Ersan, Ersin Ergut, Orhan Esirger, Şenol Bozkurt, Kıvılcım Üstel, Sadri Barkın İnce, Murat Yıldız'ın tutuklu, Ali Tapan, Yaşar Baş ve Ahmet Saraçlar'ın tutuksuz olarak katıldığı duruşmada savunmayı 26 avukat üstlendi. Kimlik tespibitinin ardından Mahkeme Başkanı Mustafa Karatay, iddianamenin beş sayfalık kabul kararını özetleyerek okudu. Daha sonra şüphelilerin avukatları, usul yönünden mahkemeyi eleştirdiler. Mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini savunan avukatlar, sırayla söz aldı. Bu arada duruşmanın kamera ile kayıt altına alınabilmesi için avukatlara mikrofonu alarak konuşmaları bildirildi. İlk sözü alan Başsavcı İlhan Cihaner'in Avukatı Turgut Kazan, mikrofonu eline almayı kabul etmeyerek, "47 yıllık avukatım, böyle bir şey görmedim. Ben burada şarkı söylemeyeceğim. Savunma yaparken her iki elimi de kullanmak istiyorum" dedi.

İLK İTİRAZ TURGUT KAZAN'DAN GELDİ

Mübaşirin tuttuğu mikrofonra konuşan Kazan, müvekkili Cihaner'in bu mahkemede yargılanamayacağını ileri sürdü. Kazan, "Müvekkilim İlhan Cihaner'i sadece Yargıtay yargılayabilir. Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı, yetki aşımı nedeniyle HSYK tarafından görevinden alınmıştır. Müvekkilim neden burada yargılanıyor anlamış değilim. Sonuç olarak Hakim üye Ali Kaya ile Sefa Bilen görevsizlik kararı veriyor. Bu konuda mahkeme heyeti ikiye bölünmüş durumda. Bana göre, mahkeme görevsizlik kararı vermeli. Mahkeme, görevde ısrar ederse söyleyeceğim başka bir şey yok. Müvekkilim de kimlik bildiriminden başka bir şey konuşmayacak. Sizden istediğim üç ay içinde hüküm kararı verin, dosyayı Yargıtay'a gönderin. Yetki konusunda kim haklı, kim haksız görelim. Görevden alınan o üçlü burada olsaydı, görevsizlik kararı verecekti" diye konuştu.

Turgut Kazan, Erzincan'a gelerek bir otelde kaldığı öne sürülen Albay Dursun Çiçek'e ait olduğu öne sürülen kimlik kaydını kendi sekreterinin internet üzerinden sorguladığını bildirdi. Otelde kalan Dursun Çiçek'in yapılan sorgulamada SSK'lı ve 1977 doğumlu olduğunu anımsatan Turgut Kazan, "Benim sekreterim Dursun Çiçek'in o olmadığını ortaya çıkrarıyor da kolluk kuvvetleri niye aynı sorgulamayı yapamıyor" dedi.

"TANKLARI ERZİNCAN'DA YÜRÜTMEKTEN SAVCI NİYE RAHATSIZ"

Duruşmada ikinci sözü alan ve Ankara'da görevli bulunması nedeniyle duruşmaya katılmayan Orgeneral Saldıray Berk'in avukatı Zeynel Yüksel, "Tanklar, 2010 Kış Tatbikatı nedeniyle eskort eşliğinde hareket etti. Tankları Erzincan'da yürütmekten, savcı niye rahatsız olsun? Rahatsız olacak biri varsa, o da bölücü terör örgütü olmalı. Ama bu tankların gidişi iddianamede gözdağı olarak geçiyor. Mahkeme görevsizdir. Müvekkilim, mezhep ayırımcılığına karşıdır ve Askeri Mahkemede yargılanmalıdır" dedi.

MİT Bölge Müdürü Şinasi Demir ve iki personelinin savunmasını yapan Avukat Sadullah Kara, MİT yasasınının dikkate alınmadığını öne sürdü. Tutuklanmalarının yasal dayanağı bulunmadığınıs anlatan Sadullah Kara, müvekkillerinin MİT Müsteşarlığı tarafından kendilerine verilen görevi yerine getirdiğini, bunu da MİT Müsteşarlığının "Biz görevlendirdik" diyerek kabul ettiğini söyledi. Kara, MİT mensupları, görevlerini yaparken işledikleri suçlardan dolayı Başbakanlığın izniyle yargılandıklarını anımsattı.

İDDİANAME: KES, KOPYALA, YAPIŞTIR

Jandarma Albay Recep Gençoğlu'nun Avukatı Talat Saygılı, ortada bir dava bulunmadığını ileri sürdü. Saygılı, "Bu yıllarca sürecek ama neticesini kimse öğrenemeyecek. Mahkemenin yargılayacağı bir dava yok. Başsavcı Vekili, iddianameyi kes, kopyala, yapıştır yaptı. Müvekkilim, yıllarını terörle mücadelede geçirmiştir. Bölücü terör örgütünün hedefi olmuştur. Buna rağmen tüm iletişimi dinlenmiş, her taraf didik didik aranmış, aleyhinde hiçbir maddi delil elde edilmemiştir. İddianamede bir gizli tanık 'Efe' var. Onu herkes tanıyor. Hakkında rüşvet ve yolsuzluktan soruşturma açılmış. Efe'nin arkadaşı gizli tanık 'Munzur' ile savcı kafa kafaya verip, bu davayı açmışlar. Eylemler ortak olduğu için bu dava Yargıtay'a gönderilmelidir" dedi.

Jandarma Albay Recep Gençoğlu'nun diğer avukatı Erol Halka, "Müvekkilim ifade verirken savcı elini kaldırıp 'İlhan'ı da Saldıray'ı da Recep seni de alacağım' diyor. Savcı, müvekkilimi Erzincan'da askeri alanda 45 dakika sorguluyor. Ve sonunda diyor ki, 'Kuzey nere, güney nere?' Davanın bu şekilde gelişmesi bizi üzmüştür" diye konuştu.

Saat 11.00 sıralarında havalimanı tarafından gelen iki jet, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Adliye Sarayı üçgenin üzerinden geçerek Palandöken Dağına doğru uçtu. Uçakların sesi, mahkeme salonundan da duyuldu.

CHP'Lİ ÖZDEMİR, "TRAJİ KOMİK BİR OYUN OYNANIYOR"


Duruşmayı izleyen Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, saat 11.30 sıralarında mola için dışarı çıktı ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun CHP'li üyesi Özdemir "Şu ana kadar Başsavcı İlhan Cihaner'in avukatı Turgut Kazan ve Orgenaral Saldırday Berk'in avukatı usul ile ilgili itirazda bulundular. Henüz iddianame okunmadı. Burada ki görüntüyü daha önce Silivri'de izlemiştik. Traji komik bir oyun oynanıyor. Burada hayattan koparılan bir yığın insan bulunuyor" diye konuştu.

Avukatların yetkisizlik kararı ile ilgili görüşlerini açıklamalarının ardından Başsavcı Vekili Taner Aksakal, mahkemenin görevsiz olduğuna ilişkin taleplerinin reddedilmesini istedi. Mahkeme, saat 12.10'da yemek molası verdi. duruşma, saat 14.00'te yeniden başladı.


Turgay İPEK/ Recep DEMİRCİ/ Tevfik AKAN/ Kerim BURUCU/ ERZURUM, (DHA)