Erzurum, 2011 oyunları ve Erzurumspor

Salı, 03 Kasım 2009 - 05:00

İki gün geçirdik Erzurum’da. Havaalanından kente giderken gördüğüm değişim, çağdaş bir kentin müjdesini veriyordu. Sonra tarihi mekanları gezdik. Ulu Cami, Çifte Minare. Gördüğümüz manzara ile kahrolduk. Pislik, çirkinlik adına ne varsa oradaydı. Belediye Başkanı söz verdi restorasyon için. Üzüntümüz biraz olsun hafifledi.
Derken Erzurumspor gündeme geldi ve aynı zamanda mazi. GSGM eski Genel Müdürü Mehmet Atalay bir açıklık getirdi yeni Erzurumspor’u yaratma adına ve “Bütün eski yöneticiler için suç duyurusunda bulunur, yeni bir yönetim atarım. Kimsede bir şey diyemez” dedi. Bu da makul bir çözümdü. Çünkü çaycı eski parayla 500 milyar almış, kulüp müdürü de bir o kadar para. Ne ala memleket değil mi?
Derken 2011 Universiade Oyunları için yapılan seminerde buluştuk. Burada Doğu Anadolu Gazetecileri Başkanı Feridun Özsoy’a ayrı bir teşekkür paragrafı açmam lazım. Ve tabii ki tesisler için İl Müdürü Fatih Çıntımar ile yine Mehmet Atalay’a. Kayak Federasyonu Başkanı’nı dinlerken ise başım döndü. Biz haberden şikayet ederken Özer Ayık, yılın en önemli haberlerini 30 dakikalık söyleşisi sırasında verdi. Ben “Bunları niye duyurmadınız” derken de “Haklısınız” demeyi ihmal etmedi.
Meğerse biz kayakta hem tesis hem de sporcu açısından nereye gitmişiz de haberimiz yokmuş. Zaten haberimiz olsa bunlar haber olurdu! Şimdilik dört milli takım, yabancı antrenörler eşliğinde yurt dışında çalışıyormuş. Ama tesisler... Gidip görmek lazım. Bize iki gün yetmedi. Yetmezdi de. 2011’den sonra Erzurum, Kış Olimpiyat Oyunları’nı da alırsa şaşırmayın. Kar külfet değil nimet getiricek kadar esnafla bütünleşmiş durumda. Yeter ki bilinçli olalım.
Ama kentin daha fazla sosyalleşmesi lazım. Biraz fazla din iman öne geçmiş. O da olsun ama diğerleri de olsun. Alkışlar Erzurum’da bu yapıtları gerçekleştirip emeği geçen, didinen, uğraşan herkese. Oturup nemalananlara ise Mehmet Atalay gerekeni söyler.

U 17’DE İNGİLİZCE ÖĞRETMENİ U 17

Milli Takımı halen Nijerya’daki turnuvada. Kafile Başkanı Sami Çölgeçen’e sordum “Selim Fikret Toydemir kim?” diye. “İngilizce hocamız” dedi. “Biraz sonra derse giriyoruz” diye de sonlandırdı. Şimdi altyapıda neden iyiyiz, üste çıktığımız zaman bomba niye patlıyor daha iyi anlaşılıyor değil mi?

YASEMİN DALKILIÇ

O bir Cumhuriyet kızı. Azmi ile zaferi birleştirmiş. Turkcell de katkı yapmış, şimdi eski günlerine dönüyor. 27 Aralık’ta kıracağı yeni Dünya Rekoru ile bir kez daha infilak edecek. Üç yanımız denizlerle çevrili. Bir tek kadın Yasemin mi var diyordum, meğerse arkadan üç kişi daha geliyormuş. Süper.

GÜİZA

Galiba, Üsküdar’da, İnecek, Zamanı, Arıyor!