Esad: Mikroplar her yerde

Suriye Devlet Başkanı Esad, 2 ay aradan sonra tekrar ulusa sesleniş konuşması yaptı

Esad: Mikroplar her yerde

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, mart ayında başlayan isyan hareketinden bu yana üçüncü defa halka seslendi. 16 Nisan’da devlet televizyonundan yaptığı son ulusa sesleniş konuşmasının ardından bugün bir kez daha halka hitap eden Esad, isyanlara ilişkin konuşurken, "Bu mikroplar her yerde hem vücudumuzun içinde hem de dışındalar" ifadesini kullandı.

KADDAFİ DE 'FARELER' DEMİŞTİ

Ülkesi uluslararası güçlerin askeri müdahalesine Maruz kalan Kaddafi de, çatışmaların en yoğun olduğu şubat ayında yaptığı konuşmada, isyancıları 'farelere' benzetmişti.

Kaddafi o konuşmasında, "Arkamda Libya halkının desteğini bilerek mücadeleye devam edeceğim. Bu çeteler Libya halkını temsil etmiyor. Haplar verildi bu gençlere, Mısır'dakileri taklit etmeye başladılar. Yarın tüm barikatlar sokaklardan kaldırılmalı. Sizler de bu çocukları sokaktan toplayın. Yoksa bu fareler petrol rafinerilerini patlatabilirler" demişti.  

TÜRKİYE'YE SIĞINANLARA 'DÖNÜN' ÇAĞRISI

Somut reform önerilerinde bulunan Esad, Türkiye'ye sığınan Suriyelilere ülkelerine dönme çağrısı yaptı.

ESAD'IN KONUŞMASINDAN SATIRBAŞLARI:

-- Bugün tarihimizde önemli bir gün.

-- Ülke genelinde söylentiler yayılıyordu. Başkanın ailesi hakkında söylentiler yayılıyordu, ancak hepsi masum.

-- Suriye bugün bir dönüm noktasında bulunuyor. Bugün birlik olma günü. Ülkemiz içindeki zayıflıkları bulup, bunlarla mücadele etmemiz gerekiyor. Suriye'nin sorunlarını yine Suriyeliler çözecektir.

-- Her iki tarafta da çok kan döküldü, çok şehitler verildi. Bu hem aileler hem de ülkemiz için çok büyük bir kayıp oldu. Şehitlerimizin ailelerine başsağlığı diliyorum.

-- Doğal olarak birçok soru sorulacak. Ben Suriye’nin daha önce hiçbir zaman bazı komploların hedefi olmadığına inanmıyorum. Bunlar mikroplar gibi sürekli orada burada sürekli ürüyorlar.

-- Bu konuda konuşmaktan kaçınmadan zayıf noktalarımızı tespit edip güçlendirmeye çalışmalıyız. Bu mikroplar her yerde hem vücudumuzun içinde hem de dışındalar.

"KOMPLOLAR BİZİ DAHA DA GÜÇLENDİRİR"

-- Komplolar, Suriye'yi sadece daha güçlü yapar. Bazıları ortada komplo olmadığını söylüyor. Bunun da hem krizi hem de Suriye’nin tarihi yolculuğunu düşündüğünüzde alakasız olduğunu görürsünüz.

-- Şu an prensiplerimizi terk etme konusunda baskı altındayız. Vandalların elinde telefonlar görüyoruz.

-- Bu konuşmada iç meseleleri konuşacağım, dış konulardan bahsetmeyeceğim.

"BİZE DÜŞEN GÖREV HALKIN TALEPLERİNİ KARŞILAMAKTIR"

-- Suriye sokaklarında yaşananların 3 ayağı var.

1- Halkımız devletten taleplerini dile getiriyor. Devletin vatandaşlara karşı sorumluluğu bütün kaynaklarıyla bu talepleri karşılamaktır. Hukukun üstünlüğünü sağlama ihtiyacı bu sorumluluğun önüne geçmez. Ancak bu talep sahiplerinin hepsi sokaklara çıkmadı. Yine de biz herkesin taleplerini karşılamalıyız. Ancak bu talep arayanları eşkıyalardan da ayırmalıyız.

Birçok nesil hala eski karanlık zamanların bedelini ödüyor. Fakirlik, işsizlik, bu sorunları çözmeliyiz. Bu bölgelerde yaşayanlar 30 yıldan sonra sorunları çözmeye başladı.

Bir diğer sorun da pasaportlar. Ancak ben yurtdışındaki bütün büyükelçilere isteyen herkese pasaport verilmesi yetkisi verdim, arananlara bile. Pasaportlarının yokluğu bu vatandaşların devletten uzaklaşmasına neden oluyor.

2- Bu ikinci ayağı arananlar ve yasadışı kişiler tarafından temsil ediliyor. Bu onlar için altın bir fırsattı böylece rahat kalıp yasadışı faaliyetlerine devam edebileceklerdi. Şahsen, ben 64400’den fazla kişi aranıyor. 24 bin kişi 3 yıl hapse mahkum. Bu 5 askeri birlik yani tam bir ordu demek. Bunların vandalizme girmesi halinde yaşanacak karmaşanın boyutlarını düşünebilirsiniz… Bu düşünce anlayışının yıllardır olandan farklı olmadığını görebiliriz. Farklı maskeler ardında saklanıyor din ve özgürlük adına karmaşa konuşuyor.

3- Yabancı unsurlar. Diğerlerine protestolara katılmaları için para ödeniyor. Ama bunlar önemsiz.

Olayların gidişatını gözlemlerken insanlarımız reformun adımlarını da izlemeyi başardı.

YENİ AF DALGASI

-- Adalet Bakanlığı'ndan yapılan son affın genişletilmesi için çalışmasını isteyeceğim.

-- Sivillere, orduya  ve güvenlik güçlerine saldırdılar. Okullar, yollar silah zoruyla kapandı. Kamu malları zarar gördü. Ülke dünyadan koptu, ekonomi bozuldu, akrabalarla iletişim kurulamadı. Ülkenin yurtdışındaki imajı kirlendi.

-- Çok ciddi bir kötülük ve nefret var. Eskiden olmayan silahlarımız var. 

-- Neredeyse başarılı oldular ancak vatandaşlarımız müdahale ederek güvenlik görevlilerini korudu. Bazıları öldü bazıları yaralandı. Onları selamlıyorum yakında bir araya da geleceğim kendileriyle.

-- Yanıt Suriye halkından geldi, bir kez daha vatanseverliklerini kanıtladırlar bu benzersiz saldırı karşısında.

-- Bu tarihsel ve yurtsever hissiyat ve deneyim çok daha büyüktü. Bu durum, vatandaşların milliyetçilik ve vatanseverlik duygularının 3 husus üzerinde durduğunu gösteriyor: Bilinçlilik, ahlak ve kurumlar.

-- Daha fazla vandalizm ülkemizin daha fazla kaybı demek. Burada ekonomiden bahsetmiyorum, ahlaki ve etik bir kayıptan bahsediyorum. Bunun telafisi kolay olmaz.

‘VATANDAŞLARLA ŞAHSEN GÖRÜŞMEK İSTİYORUM’

-- Uygulamalara gelince, bu halkla başlamalıdır.

-- Toplumun her grubundan insanlarla görüştük. Böylece evimizi düzene sokup vatandaşlarımızın önceliklerine göre hareket edebiliriz. Vatandaşlarla şahsen görüşüp onların hislerini, düşüncelerini dinlemek ve bunlardan faydalanmak istiyorum.

-- Gelecekte ne söylersem bu toplantılardan hareket edeceğim.

-- Bugünkü konuşma da hem protestocularla hem de protestolarla katılmayanlarla yaptığım görüşmelerin sonucu.

-- Ancak bugüne kadar öğrendiğim şeylerin çok büyük olduğunu ve bu insanların sevgisinin çok büyük olduğunu söylemek isterim. Hiç bu kadar sevildiğimi hissetmemiştim.

-- Ben de her vatandaşıma aynı şekilde yanıt veriyorum.

‘ULUSAL DİYALOG KOMİTESİ KURDUK’

 - Bu toplantılarda vatandaşlar sevgiyle karşılık öfkelerini, bir yandan da özellikle bazı devlet çalışanlarıyla ilgili olarak güvenle birlikte acılarını dile getirdi.

 -- Yolsuzlukla ilgili olarak insanlar artık buna daha fazla katlanamaz. Bu da vatandaşlar arasında ayrımcılığa neden oluyor. Bu bir ulusun belini bükebilir. Kayırmacılık ve etik yokluğunu önlemek için mecliste hemen harekete geçip koltuk için değil ülke için çalışacak memurlar atamalıyız.

 -- Bunda başarılı olmak için yasalarımız var, böylece vatandaşlarımız devletin faaliyetlerini tamamen izleyebilir. Diğer açıdan yolsuzluk ve zimmete para geçirmeyle mücadele edecek yasalara da ihtiyacımız var. Bunu görüştüğüm insanlara da söyledim.

 -- İnsanlar iyi güzel ama nasıl yapacaksın diyor. Katılıyorum, demek istediğim söylediğimiz yapmalıyız. Daha sonra kendimi gerçek bir ulusal diyalogda buldum. Bu diyalog sadece siyasi meselelerde olmak zorunda değil. Her yönden insanlarla her konuda konuşuyoruz.

 -- Her ülkede ulusun en büyük kısmı apolitik olanlardır.

 -- Ulusal diyalog fikri ortaya çıktı. Ben bunu başarabilecek miyim bilmiyorum ben tek bir insanım ama ulusumuz 10 milyonlarca insan. Bugün bir “ulusal diyalog komitesi” kurduk. Her konuda bu komite diyalogu gerçekleştirecek.

 -- Kararların ve gündem maddelerinin görüşülmesinden, Suriye’nin geleceğinin belirlenmesinden komite sorumlu olacak.

 -- Böylece verilen takvimler çerçevesinde reformcu bir programı hayata geçirebileceğiz.

 -- Diyalogu köylerde başlatmayı planlıyorum çünkü sorunlar aynı ancak aynı gözle bakılmıyor. Daha sonra daha merkezi bir diyaloga dönüştürebiliriz. Ulusal diyalog komitesi kuruldu ve Suriye’nin şu anki durumuna bakılırsa diyalog şimdi başlamalı. Kim katılabilir, gündem nedir, bu teknik detaylar belirlenecek.

 -- Komite diyalogun parçası değil, mekanizmalar ve takvimler belirleyecek ama izleyici olacak. Üzerinde anlaşılan gündemler başkana sunulacak biz de üzerinde çalışacağız.

 -- 100’den fazla kişi davet edilecek diyaloga. En son katılım tarihi 1 -2 ay olarak belirlenecek. Bu projeye bir fırsat vermeliyiz.

 'VATANDAŞLAR TEMSİLCİLERİNİ DOĞRUDAN SEÇECEK'

 -- OHAL kaldırıldıktan sonra bazıları bunun anlamının ne olduğunu bilmediği için gecikmeler yaşandı. Biz her türlü tutuklamanın savcının talebi üzerine olması gerektiğine inanıyoruz. İnsanlar durup dururken gözaltına alınmamalı ve başsavcı da aynı prensipler uymalı.

 -- OHAL’in kaldırılması ceza yasasıyla ilgili değil.

 -- Aynı zamanda vatandaşların daha geniş temsili için de çalışıyoruz. Seçim yasasını değiştirip ülkedeki demokratik yapıyı güçlendirecek.

 -- Vatandaşlarımız artık temsilcilerini doğrudan seçebilecek.

 -- Ayrıca bir de yolsuzlukla mücadele yasası için komite kuruldu.

 - Vatandaşların bu operasyonların izlenmesinde bir rolü olacak. medya bir rol oynayacak. Gözü ve sesi olacak. Medyamızı güçlendirmeli devlet ve vatandaş arasında şeffaf bir kanal haline getirmeliyiz.

 -- 24 Temmuz’da medya yasası da gündeme gelecek.

HÜRRİYET