Eşimle neden boşandığımızı hâlâ bilmiyorum

Eşimle neden boşandığımızı hâlâ bilmiyorum

12 Mart 2011, Cumartesi 12:59
A A

Ekranlarda dönüp duran “uçan adam” konseptli reklamla gündeme gelen Esra Ceyhan, özel hayatı ile ilgili Hürriyet gazetesinden Pınar Yılmazerler'e çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte o röportajdan bir bölüm...

Uzun yıllar devam eden bir evliliğin ardından, nasıl gelip de “Ayrılalım” der bir erkek, niye der?

- Bilmiyorum ama bir insan “gidiyorum” derse gider. Gerçekten Barbaros’un niyeti neydi bilmiyorum.

Neden diye sormadınız mı?

- Cevap alamadım. Son noktada da şunu düşünüyordum; bir insan çocuğundan ayrı yaşamayı kabul ediyorsa, sevdiği adamdan veya kadından da ayrı yaşar. Çünkü ben o çocuğun kokusunu duymadan yaşayamam.

Bundan sonra başka bir erkeğe kolay kolay güvenebilir misiniz?

- Ben içgüdülerimle hareket ederim. Dolayısıyla gerçek anlamda ne kimseye güvenirim, ne kimseye kendimi emanet ederim. Bu hayatta hesabımı, kitabımı kendime göre yaparım. Bir erkeğin bana verebileceği nedir? Takı mı? Ne alacak bana ev mi, araba mı? Çok şükür benim bir altın bileziğim var. Böyle şeylere ihtiyacım yok. Bana yalan söylemeyecek, mert olacak, bana ve etrafına oynamayacak. Bana bir öyle bir böyle olmayacak adam lazım. Hayatım boyunca yakışıklılık, baklava vücut, gelişmiş kaslar gibi şeylere ihtiyacım olmadı. Erkekten anladığım, boy pos ve yakışıklılıktan önce mangal yürek. Ayrıca ben aşka inanmıyorum. Ergenlik döneminde sorulduğunda da inanmıyordum. Ne kadar akıllı kadınmışım. Edilen iltifatlara teşekkür eder, güler geçerim. Beni iltifatla kandıramazsın, çünkü ben ne olduğumu biliyorum. Hepimizin uzun yol arkadaşına ihtiyacı var. Heyecanlar, iltifatlar, bunun getirdiği hoşluklar, hayatımızın bahar çiçekleri.

Yeniden evlenmeyi düşünür müsünüz?

- Evlilik çok önemli bir kurum ve ben evcimen biriyim. O yüzden evlenmeyi düşünüyorum. Ama Ayşe’min sevebileceği biriyle.

ADAM YAYINDA UÇUNCA BENDEN TER BOŞALDI

Vodafone komik bir reklam yaptı. Siz nesine kızdınız da dava açtınız?

- Kötü veya iyi diyemem. Ama benim programımda istemeden yaşadığım bir olayın, üstelik izin bile alınmadan kopya edilmesi sence doğru mu?

İzin alınmadıysa tabii ki bir şey diyemem ama siz komediyi, espriyi sevmez misiniz?

- Gerçi izin isteselerdi yine kabul etmezdim. Adımın “uçan adam” mevzusuyla anılmasından duyduğum rahatsızlığı anlatamam.

O çekimin kurgu olduğu söylendi. Çünkü siz hiç şaşırmadınız, çok kontrollü durdunuz.

- Ben çok soğukkanlıyımdır. Buna rağmen o an vücudumdan ter boşaldı. Aklımdan da iki şey geçti; bunu yapan adam bana neler eder. “Sen ne yapıyorsun” diye bağırsam, o da canlı yayında küfretse, buna sebebiyet veren insan olacağım, kanalı zor durumda bırakacağım. Televizyonculuk tarihinde bir rezilliğe imza atacağım. Sonra; “Soyunur mu, kim bilir neler yapar” dedim. Benim yaptığım dur-bak-izle metodunu uygulamaktı.

Hürriyet


 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;