Eve dahi girilebilir

Çarşamba, 17 Şubat 2010 - 05:00

Bir binanın üçüncü katında oturuyorum. Banyomdan akıntı oldu, sıvalar döküldü. Kendi tavanımı onardım ama sızıntı devam ettiği için yine kabardı, bu defa temizlemedim olduğu gibi duruyor. Sonra üst kattan gürültü başladı, ardından benim daireye çöp atıldı. Çöpleri de toplamadım ama bunun bir çözümü olmalı ne dersiniz? A.N.

Diyeceğim ilk şey hukuki çözüm değil, bir dertleşme. Ne yazık ki, toplu yaşamayı bilmiyoruz. Toplu yaşamanın yazılı olmayan kuralları var. Önce şu: “Sana yapılmasını istemediğini başkasına yapma.” Daha önemlisi, “Senin özgürlüğün çevrendeki insanların özgürlüğü ile sınırlıdır, sınırsız özgürlük hiç kimsede yoktur.” Bunları önce bileceğiz sonra uygulayacağız. Herşey hakim-hekim kararı ile olmuyor. Toplumun kuralları bu. Ancak topluma bunu anlatmak ve kabul ettirmek zorundayız. Bu nedenle sizin olayınız için söyleyeceğim şey “Evet mahkemeye başvurun”. Ne mahkemesi? Bulunduğunuz yerdeki sulh hukuk mahkemesi. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun hükümlerine göre şayet sızıntı ortak tesiste ise ortak giderlerden karşılanmak üzere onarılması gerekiyor. Ancak üst kattaki komşunuzun kusuru veya ihmali sebebi ile oluşmuşsa kendisinin gidermesi lazım. Peki hakim ne karar verecek? Önce arızanın giderilmesi kararı verecek, uyulmazsa para cezası verecek. Onarım yine olmazsa onarım için daireye tamirci ile girmenize izin verecek ve yapılan masrafları karşı tarafa yükleyecek. Neticeten olayın halli için gereken tedbiri alacak.

Şifre 2B - 4C

Bugünlerde toplumu yakından ilgilendiren Ankara’daki işçi eylemi. Adı 4C. Nedir 4C? N.M.

Toplumun yakından ilgilendiği konular var. Bunlar gündemi çok meşgul ediyor. Bunlara zaman zaman çok adapte olduk. Bugünkü 4C direnişi gibi. Önce hatırlayın 2B meselesi vardı. Her gün bunu konuşurduk. Bugün yine var ama toplumda gündem o kadar çok değişiyor o kadar çabuk yeni olaylar gündeme geliyor ki, mesela 2B unutuldu. Belki de unutturuldu. Bugün 4C var, belki unutulacak veya belki unutturulacak. Mühim olan hakkı olanın hakkını sonuna kadar alma gayreti. Unutturmaması. Peki neydi 2B? Birkaçımız orman vasfını kaybetmiş arazi deriz ama neden adının 2B olduğunu bilmeyiz. Çünkü bu husus 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2’nci maddesinin B fıkrası ile düzenlenmiştir. Onun için kısaca adı 2B olmuştur. Bu madde 31 Aralık 1981 tarihinden önce orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerler konusunda düzenleme getirmektedir. Güncelliğini kaybetmiş bir olaydır ama toplumun gözünden uzak bu konu üzerinde çalışılmaktadır. 4C ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin C fıkrasıdır ki, bu fıkra ile geçici personel istihdamı hüküm altına alınmıştır. Şöyle denilmektedir: “Bir yıldan az süresi veya mevsimlik hizmet olduğuna, Devlet Personel Dairesi’nin ve Maliye Bakanlığı’nın görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulu’nca karar verilen görevlerde ve belirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.” İşte Ankara’daki direnişçiler bu statüde kalarak bazı sosyal haklarından feragat etmek istememektedirler.