Evlendirin Şukufe'yi gitsin yoluna...

Cuma, 14 Mayıs 2010 - 05:00

Geniş Aile (Kanal D) cezaevine soktuğu Mürsel’e bir de Dayı bularak sokaktaki adamın gündemine selam çaktı. Aslında mizahın ana malzemesi sokak. Sokak da artık dizilerden başka bir şey konuşmuyor. Gözden kaçırmazsanız gözde kalıyorsunuz işte...

Aslını sorarsanız ben Geniş Aile’deki Dayı’ya bayıldım. Aforizma ve tavsiyeleri dünya kalemlerinden değil, vatandaş Ahmet efendinin lügatındandı. Hani “Korkulu rüya görmek istemiyorsan uyumazsın” türünden basit şeyler...

Bir de finali var dizinin. Birkaç haftadır hep hüzünle bitiyor. Kendi adıma bu kadar aksiyonlu bir kahkaha işine hüznü sokmayı çok yavan buluyorum.

Bırakalım yüzümüzü güldüren en az bir iş kalsın elimizde...

Hakikaten çok damar oluyor bazen; iyisi mi gelin edip yollayalım Şukufe’yi de dizi kurtulsun...

Günü değişenler yırtacak mı?

Magazin Özel (TRT) iyi haberi verdi. Programın yayını son bulmuyormuş. Yaz sezonuna kadar yayına devam kararı alınmış. Elbette “ben yazdım değişti durum” diyemem. Ama zararın neresinden dönsen kârdır...

Devam edelim gelişmelerden. Melekler Korusun (Show TV) gün değiştirerek kaderini de değiştirdi önceki akşam.

Uzun süredir yakalayamadığı bir reytinge ulaşarak “kalkacak” diyen kalabalığı da sessizleştirdi... Cümbür Cemaat Aile de gün değiştirenlerden oldu. Cuma gecesine geçerek Star’da son bir kez şansını deniyor diyelim. Bu da olmazsa; durum malum!

Yıldız'dan Saba'ya salvo
Yıldız Tilbe, Saba Tümer’e (CNN Türk) konukluğunda coştu yine. Aslına bakarsanız, normal halinin nasıl olduğunu kestirmek de zor. Ama belli ki içinde bir filozof gizliyor...

Saba’nın “Sabahları hangi şarkını dinleyerek uyanıyorsun” sorusuna, “Sen sabahları program sunarak mı uyanıyorsun?” diyerek yanıt verdi ünlü şarkıcı...

Hakikaten soruyu bilemem ama yanıt efsaneydi!

Bir doğruyu dillendirdi!
Flash TV’de Gökhan Taşkın’ı önceki akşam bela okurken yakaladım. Ne oldu diye kulak kesildim. Meğer kardeşim, şehit haberlerinden daralarak teröristlere bela okuyormuş... Ardından; “Bu haberleri vermekten o kadar sıkıldım ki” diye bir ekleme yapınca, şehit haberlerinde mağdur olanın sadece cennete gidenler, yakınları ve durumu izleyenler olmadığını düşündüm...

Aynı zamanda bu haberi yayına veren ve okuyanlar da insandı ve ilk ağızdan canı yanan bizzat kendileri oluyordu. Gökhan bir doğruyu dillendirdi. Alkışlıyorum!

Hay 188  kere...
Ekran şalalası içinde her makamdan yapılan bilinmeyen numaralar reklamı meselesini de atlamayalım... Malum 118’in arkasına farklı rakamlar konularak farklı şirketlerin reklamları yayınlanıyor ekranda. Ama reklamların hepsinde algı müzik üzerinden oluşturuluyor... Birinde dokuz sekizlik aksak ritimli müziğe abanılırken, diğerinde başka bir makamdan terennüm ediliyor numara. Ama ne yalan söyleyeyim ikisi de ayrı bayıyor; akılda kalıyor bile olsa...

Talipoğlu ipten düşüyordu!
Nasılsınız (TRT 1) AB yolundaki Türkiye’nin direksiyonunu tutan AK Parti propagandasına dönüştü önceki akşam.

AB konuşulacak diye bekliyorduk ki, CHP eski Lideri Deniz Baykal ve malum kaset olayı konuşuldu...

Oradan hareketle Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Avrupa Birliği adına konuşarak (!) Deniz Baykal’ı da yerden yere vurdu.

Tüm bunlar olurken Tayfun Talipoğlu’nun seyirci kalmasına şaşırdım hakikaten...

Araya, “Siz Ak Partili milletvekilleri Anayasa değişikliği oylamasında hakikaten bağımsız mı davrandınız?” sorusunu sıkıştırmasaydı, Talipoğlu’nun çok uzun süredir dengeyle yürüdüğü o ince ipten düştüğünü görecektim...

Yine de Ak Parti rüzgarıyla çok ciddi sallandı, notunu düşeyim!

Başbakan'ın  yapmadığını yapıyorlar!
İktidara yakın kanalları bir kenara koyalım. Şimdi dikkat; Cine 5 ve TRT’nin bazı kanalları birkaç gündür düzenli bir şekilde vuruyorlar Deniz Baykal ve CHP’ye. İktidar kontrolündeki resmi ya da yarı resmi kanalların ideolojiye bu kadar bulaşması can sıkıcı... Başbakan’ın söylerken birkaç kez düşündüğü lafları buradaki arkadaşlar fütursuzca sallıyor ekrandan.

İyi de o kanallarda ödenen maaşların bir bölümü salladıkları partiye oy verenler tarafından ödeniyor... Meselede hiçbir tarafım yok. Ama yediği çanağa pislemeye gelince iş, orada bir fren koymak lazım. Başbakanlarından değil, başbakancılarından çekti bu ülke ne çektiyse...

Abiye'nin tacı yanlış!
Türk Malı’nda (Show TV) Abiye’nin çeşitli zamanlarda, daha doğrusu önemli günlerde filan başına taktığı düğün tacını görmüşsünüzdür. Ablamızın dediğine göre kendisine uğur getiren taçmış bu. Buraya kadar tamam... Ama bu gözler dizideki düğün fotoğrafını da görüyor. Ve orada takılan tacın burada takılan taçla aynı olmadığını çakozluyor. Nasıl olacak şimdi?