Evlilik dedektifi yalancı damatların peşinde

Psikolog Mehmet Lik evlenecek gençlerin birbirlerine uygun olup olmadıklarını araştırıyor

Pazar, 16 Mayıs 2010 - 05:00

Evlilik dedektifi yalancı damatların peşinde

RÖPORTAJ: EYLEM KESKİN
eylem.keskin@posta.com.tr

Eskiden gençler birbirini sever, aileler bir araya gelir, kız tarafı ‘Damadı bir araştıralım’ der, seçilen bir erkek ya da kadın damat adayını eşe dosta, mahallesine sorar, hakkında bilgi toplardı. Eğer damat beğenilirse aile kızını verirdi. Yıllar geçti, yaşam koşulları değişti, gelenek görenekler farklılaştı. Şimdi kız isteme törenlerindeki aile büyüğünün yerini psikolog Mehmet Lik aldı. Marmara Üniversitesi psikoloji mezunu olan Mehmet Bey, ekibiyle birlikte ilişki dedektifliği yapıyor: Çiftlerden biri ona başvurduğunda karşı tarafın dürüstlüğünü araştırıyor, doğru biri olup olmadığına, kadına ya da erkeğe uygun olup olmadığına bakıyor. Hatta bir aile büyüğü gibi kız isteme merasimlerine katılıyor ve ailelerin kültürel ve ekonomik olarak birbirlerine uyumlu olup olmadığını, gördüğü eksiklikleri tespit ediyor. Şimdiye kadar 17 kız isteme merasiminde bulunan Mehmet Bey’in kızı gönül rahatlığıyla verdiği de olmuş, büyük mücadele vererek yoldan çevirdiği de olmuş. İşte evlilik ve ilişki dedektifi Mehmet Lik’in ağzından ikili ilişkilerle ilgili merak edilenler...

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Marmara Üniversitesi psikoloji mezunuyum. Okul bittikten sonra insan üzerine 40 dalda eğitim aldım. NLP, yaşam koçluğu, aile terapileri, beden dili gibi pek çok alanda... İşim insanlarla ilgili olduğu için her şeyi bilmek istiyorum ve eğitim almaya devam ediyorum.
14 yıl bir eğitim kurumunda yöneticilik, rehberlik yaptım. Birçok ünlü sanatçının, birçok ünlünün, siyasetçinin yaşam koçluğunu yaptım.

Daha çok hangi konularda çalışmalar yapıyorsunuz?

Aslında ben bir ilişki terapistiyim. İnsanlar doğru tercihler yapmıyorlar. Severek evlenen insanlar ciddi anlamda trajik olaylar yaşayabiliyorlar. Sonu cinayetle bile bitebiliyor. Ben insanların doğru tercih yapması, evliliklerinin uzun sürmesi için uğraşıyorum. Türkiye’de ciddi boyutta bir ayrılma problemi var. Ve ayrılanlar genelde severek evlenenler. Kendi istiyor, seviyor, evleniyor ama bir türlü sürdüremiyor.

Neden sizce?

Birçok anlamda uyuşmazlık var. Hem sosyal hem de kültürel anlamda. Bunların önüne geçemiyorlar. Geçemedikleri için ayrılamıyorlar. Ayrılamadıkları için problemler başlıyor.
En çok şiddet de birbirini seven insanlarda oluyor. Birbirlerinden kopamıyorlar. Çok sevdikleri için ayrılamıyorlar. Ama sonunda ciddi anlamda şiddet olduğunda kadın terk ediyor.

Nasıl oluyor da ilişki bu noktalara geliyor?

Özellikle kadınlar aşık olduklarında akıl tatile çıkıyor. İyi niyetli hareket ediyorlar. Düşünmüyorlar. Hiçbir şekilde planlı, programlı hareket etmiyorlar.

Ya erkekler?

Aslında erkek de böyle yapmalı ama erkekler biraz daha planlı ve programlı hareket ediyor. Erkek çok fazla aşık olmaz. Olduğunda da ayrılmak istemez. Seviyorsa bırakmıyor, kadının peşine düşüyor. Kadın tamamen kalbiyle, duygularıyla hareket ediyor. Sömürülen ve zarar gören kadınlar oluyor.

Böyle bir durumda siz ne yapıyorsunuz?

Biz insanların hem psikolojik durumunu hem de birbirlerine uyumluluğunu analiz ediyoruz. Cinsel IQ’dan, karaktere kadar pek çok şeyin analizini yapıyoruz.

Cinsel IQ nedir?

Kişinin cinsellikle ilgili bilgisini ölçen bir test. Kadınlar cinselliği çok yaşamış olmuyor genelde. Erkek bu konuda daha profesyonel oluyor. Erkek çok fazla yaşadığı için bir ilişkide istekleri çok farklı olabiliyor. Uç şeyler de isteyebiliyor. Bu yüzden bu uyumluluğu da ölçüyoruz ki ileride sorun olmasın.

Tecrübelerini mi ölçüyorsunuz yani?

Evet tecrübesini ve bilgisini ölçüyoruz. Sonuçta bu konuda da zevklerin, renklerin ortaya çıkması gerekiyor. İnsanların alışkanlıkları var, onları analiz etmek gerekiyor.

Türkiye’de yaşıyoruz, kadınların ve erkeklerin cinsel tecrübelerinin eşit olması beklenemez. Kaldı ki ülkemizde pek çok erkek mümkünse hiç tecrübesi olmayan kadın istiyor...


Ama bu konuda sapıkça fantezileri olanlar var. Bunları özellikle anlamak ve iyi belirlemek gerekiyor. Testlerin amacı da bu. Türkiye’de çok fazla insan evleniyor. Ama boşanıyor da. 15 gün süren evlilikler var.

Size daha çok kimler başvuruyor?

Kadınlar. Son 6 ay içerisinde yaklaşık 10 kadın danışanımız geldi. Bunların içinde ciddi anlamda evinden, malından, mülkünden olan kadınlar da var. Genç erkekler kadınları sömürüyorlar.
Önce kendilerine aşık ediyorlar. Sonra sömürmeye başlıyorlar. Onları uyandırmak için de çalışmalar yapıyorum. Çocuğunuz olacağı zaman annelik kursuna giderek anneliği öğreniyorsunuz ama evlenmeden önce evliliği bilmeyen birinin evliliğin sorumluluklarını alma şansı yok. Biz insanların bazı şeyleri görmelerini sağlıyoruz.

Neler çıkıyor mesela?

Evli olup da kız istemeye gidenler var. Eşi, de kendisi de planlı programlı hareket edip insanların paralarını çalıyorlar. Resmen şirket kuruyorlar.

Bunu nasıl ortaya çıkarıyorsunuz?

Mesela kadın geldi bize, evleneceği adamla ilgili kafasında soru işaretleri olduğundan bahsetti. Hepsi de doğru çıktı. 4 dairesi, 2 arazisi olan bir hanımdı. Evlenmeden 3 gün önce kurtardık. Adam uyuşturucu kullanan, sabıkalı ve ciddi anlamda problemleri olan biri çıktı.

Ciddi ciddi dedektiflik yapıyorsunuz yani...

Evet bir anlamda ilişki dedektifliği yapıyoruz. Klasik bir ofiste oturup gelen insanın problemini çözmüyoruz. Onun sevgisinin gerçek olup olmadığını anlamak için biraz koşturmak, özveride bulunmak gerekiyor.
Olağanın dışında şeyler yapmaya çalışıyorum. Evlenmeyi düşünen ya da ciddi bir ilişki düşünen bir hanım geliyor bize. Biz onun evlenmeyi düşündüğü insanla ilgili araştırmalar yapıyoruz.
Onların duygu yoğunluklarını ölçüyoruz, karakterlerini anlamaya çalışıyoruz. Kültürel ve sosyal yapılarının birbirilerine uygun olup olmadığını anlamaya çalışıyoruz. Bunun için kılık değiştirebiliyoruz. Araştıracağımız kişi hangi meslektense biz de ona yakın bir mesleğin kılığına giriyoruz.

Ama röportaj vererek deşifre oluyorsunuz.

Tabii ama profesyonel bir ekibim var. Birlikte çalışıyoruz.

İzini sürdüğünüz kişilerle nasıl tanışıyorsunuz?

Kadının bir yakını, akrabası gibi aynı ortama girip tanışabiliyoruz. Adamın beden dilinden mimiklerine kadar her şeyini gözlemliyoruz. Yine bir kadın geldi mesela.
Evlenmeyi düşündüğü adam emlak danışmanıydı. Ben müşteri kılığına girdim. On küsur tane ev baktık birlikte. Adama evleneceğimi söyledim. “Evlilik de ne zor işmiş” diye lafa girdim. Sohbetin sonunda adamın çıkar amaçlı evlilik yapacağını anladım.

İşi bozdunuz yani...

Tabii. Planlarını bozup durumu ortaya çıkarttık. Sonuçta biz kadına endişelerinde haklı olduğunu gösterdik. Sonra o kalbinin sesini dinledi. Ben yolları gösteriyorum. O hangi yolu tercih edeceğine kendi karar veriyor.

Adamın böyle bir plan yaptığını nasıl anladınız?

Yakında işlerinin daha iyi olacağını, evleneceğini ve varlıklı biri olacağını söyledi. Ben de öyle şeyler yapmaya niyetli bir adam gibi görünerek asıl niyetini ortaya çıkarttım.

Başka örnekler de var mı?

Ünlü bir kadın yönetmen vardı. Kendinden yaşça epey büyük biriyle evlendi, ona kültürel ayrılıklar olduğunu söyledim, beklentiler ayrıydı. Adam Batı kültürü almış, biraz daha modern yetişmiş.
Bu ilişkinin uzun sürmeyeceğini söyledim. Ama o kalbinin sesini dinledi. Evlendi. 4.5 ay sonra boşandı. Bayağı kavgalı gürültülü bir bitiş oldu. Şimdi de kadının yaşam koçluğunu yapıyorum.
Kadın şimdi her gün ağlıyor, ben nasıl yaptım bunu diye dert yanıyor. Kendine yediremiyor ama ciddi anlamda zarar görüyor.

Gençler de size başvuruyor mu?

Gençler genellikle partnerinin onu sevdiğinden emin olmak için geliyor. Güven problemi yaşıyorlar. Ya da birine aşık olduğunu, onu nasıl kendine aşık edebileceğini sormak için bize başvuruyor.
Ama en çok aileler geliyor. Aslında aileler daha çok genç kızlarının ilişkilerinin gerçek olup olmadığını, kızının evliliği yürütüp yürütemeyeceğini anlamak için başvuruyorlar.

Nasıl bir yardımda bulunuyorsunuz?

Kız isteme merasiminde bulunuyorum. Bu artık final oluyor. İsteme değil de uzman görücü gibi aslında. Görücü olarak gittiğimiz oluyor. Eskiden görücüler olur, kızı analiz ederler, beğenirler, oğullarına yakıştırırlar, hamama gidip bakarlardı. Hamama kadar gitmiyoruz ama evlilik aşamasına kadar her şeyinde bulunuyoruz. Ailelerin birbirlerine denkliklerini analiz ediyoruz.

Daha çok erkek tarafı mı, kız tarafı mı oluyorsunuz?

Daha çok kız tarafı bizi tutuyor. Biz erkeğin değil, kızın tarafında oturuyoruz. Genelde kız istemeye gitmiyoruz, kızı istemeye gelenlerin analizini yapıyoruz.

Kendinizi erkek tarafına kim olarak tanıtıyorsunuz?

Çoğu zaman akrabadan biri oluyorum. Ama her zaman değil. Bazen komşu, bazen bir aile dostu oluyorum. Karşı tarafın üslubundan yaşam kalitesine kadar her şey çok önemli..
Yaşadığı hayatın, bulunduğu çevrenin kalitesi çok önemli. Genelde kadınlar buna dikkat ediyor ama aşık olduklarında akıl tatile çıktığı için gözden kaçırabiliyorlar.

Hiç bulunduğumuz bir merasimde ilginç bir şey oldu mu?

Aile geldi, kızı istedi. Karşı taraf düşünmek istedi. Ben aileyle daha önce konuştum. Karşı tarafa birkaç soru sormasını istedim. Tepkilerine baktım, tavırlarını sınadım.
Mimiklerini kontrol ettim. Bazı kritik sorularla yalan söyleyip söylemediklerini analiz ettim. Kız istemeye gelince hemen evlendiler diye bir şey yok. Biz bu süreçte her şeyi yüzde 98 deşifre ediyoruz.

Şimdiye kadar kaç merasimde bulundunuz?
16-17 merasimde bulundum. Misafir olarak katıldığım da çok oldu. Bir keresinde bana jest yaptılar ve yüzükleri taktım.

Kaç kere kız verdiniz diye sorsam?

Dahil olduğumuz ilişkilerin yüzde 80’den fazlası yanlış çıktı. Bunun yüzde 90’ı bizim söylediklerimizi dikkate aldı, sorunları oturup birlikte çözdük. Ama yüzde 10’luk kısmı da dinlemedi. Bunun yüzde 8’lik kısmı da ayrıldı.

Neden tüm bunları yapıyorsunuz?

İnsanlar artık ayrılmak istemiyor, düzgün bir ilişki yaşamak istiyor. İlişkilerin hüsranla bitmesini istemiyorum. Seviyorsa da anlıyoruz. Sevmiyorsa da. Bu yüzden evlendikten sonra değil, evlenmeden önce bize başvurmaları çok önemli.

Siz evli misiniz?

Bekarım, evlenip ayrıldım. 9 yaşında bir kızım var.

Olmadı şimdi, bu kadar ahkam kestikten sonra ayrılmış olmanız...

Ben çok gençtim evlendiğimde. Bu yüzden ayrıldık. Kendimi hazırlamadan evlenmişim. Zaten bu yüzden bu işe çok ağırlık verdim. Konu aşk olunca insan değişebiliyor.
O yola bile bile de girebiliyor. İşte bu yüzden biz devreye girmek istiyoruz. Nasıl konuşması, problemleri nasıl çözmesini gerektiğini anlatıyoruz.
Biz tamamen evlilik kurumuna adapte ediyoruz, çok da güzel sonuçlar alıyorum. Tabii ayrılık aşamasında da destek veriyoruz. Kişilerin minimum riskle ayrılmasını sağlıyoruz.

5