Evren mahkeme önüne çıkacak mı?

Anayasa değişikliğiyle, 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerle hesaplaşma bekleniyor

a
a
Pazartesi, 13 Eylül 2010 - 08:33


Evren mahkeme önüne çıkacak mı?

Anayasa’da yapılan değişiklikle referandumun temel konularından biri olan 12 Eylül darbesini gerçekleştirenlerle hesaplaşma bekleniyor. 12 Eylül mağdurlarının dava açması beklenirken, bazı hukukçular zaman aşımının yargılanmalarına engel olacağı görüşünde.

ZAMAN AŞIMI ENGEL OLABİLİR

Vatan gazetesinde Kemal Göktaş imzasıyla yayımlanan habere göre, 12 Eylül darbesi mağdurları, Anayasa değişikliğinin darbenin 30. yıldönümünde yapılan referandumde “Evet” sonucunun çıkmasıyla uğradıkları zararlar nedeniyle darbeciler hakkında suç duyurusunda bulunmaya ve tazminat davası açmaya hazırlanıyor.

Ancak hukukçuların bir bölümü, “zamanaşımı” ya da “af” nedeniyle darbecilerin ve onların kararlarını uygulayanların artık yargılanamayacağını, bu yüzden suç duyurusu ve davalardan sonuç alınamayacağını savunuyor. Ancak AKP başta olmak üzere bir kısım hukukçu da 12 Eylülcülerin yargılanabileceğini belirtiyor.

GEÇİCİ 15. MADDE NE DİYOR?

Tartışmaların odağındaki geçici 15. madde, 12 Eylül 1980 ’den 6 Kasım 1983 ’te yapılan genel seçimlere kadar görev yapan Milli Güvenlik Konseyi, konsey dönemi hükümetleri ve Danışma Meclisi üyelerine karşı cezai, mali veya hukuki dava açılamayacağını düzenliyordu. Madde ayrıca bu organların kararlarını yerine getirenlere, yani kamu görevlilerine de koruma sağlıyordu.

Bu maddenin yürürlükten kalkmasıyla savcıların 12 Eylülcüler hakkında soruşturma açmaları önündeki engel de kalkmış oldu. Açılacak bir soruşturmanın davaya dönüşüp dönüşmeyeceği ise yargının vereceği karara bağlı olacak.

Ağırlaştırılmış müebbet istenebilir

Darbecilerin yargılanması önündeki en büyük engel zamanaşımı olarak görülüyor. Darbeciler hakkında istenecek en ağır ceza “Anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası olabilecek.

‘2013’te doluyor’ görüşü

12 Eylül ’cüler hakkında dava açtığı için HSYK ’nın meslekten attığı eski savcı Sacit Kayusu, 2000 yılında hazırladığı iddianamenin zaman aşımı süresini kestiğini ve 30 yıla uzattığını savunuyor. Marmara Hukuk öğrnetim üyesi Prof. Ahmet Gökçen ise zamanaşımının yönetimin sivil iradeye geçtiği 1983’e kadar suçun devam ettiğini ve zamanaşımının da seçimlerin yapıldığı 6 Kasım 1983’de işlemeye başladığını savunuyor. Kasım 1983 kabul edilirse zamanaşımı süresi 2013 Kasım ayına kadar uzuyor. Emekli askeri hakim Ümit Kardaş, yeni TCK ile işkence suçunda zaman aşımının kalktığına dikkat çekerek “Darbe döneminde yapılan sistematik işkenceler nedeniyle zaman aşımı olmaz denilebilir ” görüşünü savunuyor.

Eski Yargıtay Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk ise geçici 15. maddenin darbeciler için bir af hükmü olduğunu, halkoylaması ile yürürlüğe giren bir affın daha sonra geri alınmasının mümkün olmadığını savunuyor. Af görüşüne karşı çıkan hukukçular ise geçici 15. maddenin darbecilere getirilen bir tür dokunulmazlık olduğunu, zamanaşımının “Evet” çıkmasıyla başladığını söylüyor.

Böylece Kenan Evren, Nejat Tümer ve Tahsin Şahinkaya ’ya karşı tazminat davaları açılabilecek. Darbe nedeniyle maddi ve manevi zarar görenler kişisel tazminat davası açamıyordu.

EVREN, ŞAHİNKAYA VE TÜMER KALDI

Anayasa’nın Geçici 15. Maddesi’nin kalkmasıyla yargılanması gündeme gelecek olan darbeyi yapan dönemin 5 MGK üyesi orgeneralden Kenan Evren ile Tahsin Şahinkaya (üstte solda ortada) ile oramiral Nejat Tümer hayatta. Bülent Ulusu hükümetinde görev alan bakanlar ile Danışma Meclisi ’nde görev alan 160 kişiden hayatta olanların yargılanması gündeme gelecek.

(VATAN)