Eypio: Ülke sustu rap patladı

Türkiye, Türkçe rap’i sevdi; yeraltının isyanı son dönemde yer üstünü epey salladı. Rap müziğin öne çıkan isimlerinden Eypio, Sibel Can ve Mustafa Sandal ile yaptığı düetlerle eski nesli de rap’e bağlamaya hazırlanıyor

02 Haziran 2018, Cumartesi 05:00
A A

Işıl CİNMEN

isil.cinmen@posta.com.tr

Fotoğraf: Paşa GÜVEN

Eypio. Yani Apo. Aslında Abdurrahim Akça. 

Sibel Can’ın, Mustafa Sandal’ın düet yapmak için peşine düştüğü rapçi. 

‘Çukur’un efsane şarkısı ‘Gömün Beni Çukura’nın yaratıcısı.

Onu kitleler halinde tanımamızı sağlayan şarkısı ‘Günah Benim Suç Benim’ Youtube’da 227 milyon 500 bin!!! kez tıklandı. Öyle hormon falan da yok bu tıklarda. Murat 131 de bangır bangır onu çaldı, Porsche da tam gaz açtı. Altın Kelebek’te En İyi Çıkış Yapan Solist Ödülü’nü kaptı. 

15 yıllık rapçi Eypio, birkaç ayda sokaklarda yolu kesilip sevgi gösterilerine maruz kalan ‘ünlü rapçi’ye dönüştü. ‘Çukur’ sonrası ise kendini ülkenin eski starlarıyla yarı arabesk yarı rap düetler yaparken buldu; şimdi –bence– nesiller ve tarzlar arasında köprü kuruyorlar. 

Bu köprünün bir tarafı 90’ları bilmeyen ama Eypio’yu dilinden düşürmeyen Z kuşağına, diğer tarafı Sibel Can’dan bugüne gelemeyen X’lere bağlanıyor. O yüzden de hayli renkli, pek anlamlı, çokça ‘biz’den oluyor. 

Rap’e devam Türkiye!

Milyonlarca kişi şarkılarını ezberledi ama hakkında hâlâ fazla şey bilmiyoruz. Nasıl başladı hayat?

Bizimkiler Afgan Türkmeni. Afganistan'dan 1980'de göç edip Konya'ya yerleşmişler. Orada evlenmişler, 1983’te de ben doğmuşum. Beş kardeşiz, en büyük benim. Sonra İstanbul Zeytinburnu zamanları… 10 yaşında yatılı Kuran kursuna başladım. 

Neden?

E ne yapacaktım, baleye mi gidecektim? Bizim orada herkes Kuran kursuna giderdi.

Okul?

Sonra okula geçtim ama başarılı bir öğrenci değildim. Ergenlik, serserilik… 15 yaşında liseden atıldım. Kimse sevmiyordu zaten okulu. Dersleri değil, müziği seviyordum ben. Kuran kursunda bile ilahi grubundaydım, düşün.

APO’YU EYPİO DİYE TELAFFUZ ETTİLER, ADIM ÖYLE KALDI

Liseden atılınca bunalıma girdin mi?

Hayır. “Buradan bir şey çıkmaz, en iyisi Hollanda'ya gideyim” dedim. Dayım oradaydı. Onunla birlikte 6 yıl Hollanda’da yaşadım. Her işte çalıştım. Halı tamiri, araba yıkama, halı yıkama... Bu arada rap hep hayatımdaydı. Arap, Portekizli, Alman, bir de İtalyan’dan oluşan bir rap grubu vardı sokakta. Onlarla takılmaya başladım. 

Hangi dilde rap yapıyordunuz? 

Herkes kendi dilinde söylüyordu, bir şeyler sallıyordu. Hatta ‘Eypio’ da o zamanlardan kalma. Apo yazınca ‘Eypio’ diye telaffuz ettikleri için öyle kaldı. 

Türkiye’ye neden döndün?

Dayımın şirketi iflas falan edince oturma vizemiz sıkıntıya girdi. Yıl 2008'di. 24 yaşındaydım. İstanbul’a gelip ne yapayım diye bakındım. Galata’da dükkan açtım. 5 yıl boyunca hip hop kıyafetleri sattım, orası hip hop’çıların takıldığı bir mekana dönüştü. Ama aniden Beyoğlu’nda masalar kaldırılınca biz de patates olduk. Ruh bozuldu, kimse gelmemeye başladı, battık.

AMERİKA’DAKİ RAPÇİLER GİBİ JAKUZİDE DÖRT KADINLA TAKILMIYORUZ

İyi ki batmışsınız… ‘Hayırlı felaketler’ kapsamına girmiş bu olay. Önün açılmış belli ki. 

Biliyor musun, hayatta önümü açacak kimseyle tanışmadım. Ama evet, batınca iyice müziğe gömüldüm ve ‘Günah Benim Suç Benim’i Youtube’a koyduk. Dört ay sonra herkes bizim şarkıdan bahsediyordu. Ertuğrul Özkök köşesinde yazıyordu, Cem Yılmaz paylaşıyordu, ünlü insanlar ‘dinleyin’ diye hesaplarına koyuyorlardı.

Yedi yıldır evlisin ve iki kız çocuğu babasısın. Rap yaşam tarzıyla seninki ters düşmüyor mu?

Biz Amerika’daki rapçiler gibi jakuzide dört kadınla takılmıyoruz ki, hahaha! 

SİBEL CAN KONSERE DAVET ETTİ

Sibel Can ile düet fikri nereden çıktı?

Sibel Can, Harbiye Açıkhava’daki konserine çağırdı bizi. Sahneye birlikte çıktık. Ara sıra “Şarkı varsa yapmak isteriz” diye mesaj gönderiyordu. ‘Diken mi Gül mü’ diye bir şarkım vardı, onu Sibel Can’la beraber söyledik. İki ay sonra videosuyla birlikte çıkacak.

Ya Mustafa Sandal?

Mustafa abi bana hareketli bir şarkı gönderdi, “Beraber okuyalım” dedi. Kendi bölümlerimi ekledim. Bu hafta içinde çıkıyor. Şarkının adı ‘Reset’. 

Zıt görünen bu iki kafa nasıl birleşiyor?

‘Çukur’dan sonra oldu bunlar. İki jenerasyon birleşti. 95’li bir çocuk için Mustafa Sandal çok bir şey ifade etmez. 50’li yaşlarında olan biri de beni bilmez. Şimdi Mustafa Sandal ya da Sibel Can dinleyenler de beni tanıyacaklar. Ve tersi...

Türkiye’de rap neden şimdi patladı?

Çünkü rap çok konuşan, hep konuşan bir müzik. En çok sustuğumuz zamanda patlamış olması çok şey söylemiyor mu? 

RAP, KOLEJ ÇOCUKLARININ İŞİ DEĞİL

Artık yeterli para kazanabiliyor musun?

Sevdiğim işi yaparak iki çocuğumu büyütüyorum işte...

Youtube olmasaydı?

İnternet ve sağladığı özgürlük olmasaydı bu müzikleri yayamazdık. Artık reytingin adı Youtube oldu. Muhteşem kliplere, büyük paralara da ihtiyaç yok. İyi bir iş yaparsan, o artık internet dünyasında saklı kalmıyor. Bir yıl sonra da olsa birileri fark ediyor, bir şekilde tutuyor. Kendine güveniyorsan klibine 500 bin dolar harcamana gerek yok. 

Neden çoğu rapçinin geçmişinde yoksulluk var?

Dünyada birkaç doğuştan zengin rapçi var bildiğim kadarıyla. Futbolcuların çoğu da fakirdir. Parası olanlar basketbolcu olur. Rap de öyledir, çünkü sokak müziğidir. Annen 5 yaşında özel piyano dersi aldırıyorsa, kolej çocuğuysan, rapçi çıkmaz senden genelde. 

Neden ama?

Hep dışlanmış, ötekileştirilmiş kişilerin arasından çıkar rapçiler. Öyledir. Almanya’da Türkler yapar, Hollanda’da Araplar yapar, Amerika’da siyahlar yapar. Çünkü şarkılardaki duyguları anlatman için yaşaman lazım. Biraz da öfke lazım. 

Rap yapan kadın sayısı neden az?

Rap, erkek egemen bir dünya, erkek egemen bir müzik. 30 erkeğin içinde tek kız takılacaksın... Bütün şarkılar küfürlü, öfkeli. Aile baskısı da bizim mahallelerde az değildir kadınlar üzerinde. Kadın rapçi olmak, kadın popçu olmaktan daha büyük bir mücadele gerektirir. Dünyada da azdır. Missy Elliott, Nicki Minaj...

Rapçiler en radikal şeyleri yazıyor ama size tek tek baktığımda çoğunlukla tutucu hatta maço bir taraf seziyorum. Rapçiler, rockçılar kadar dünyaya kuralsız bakmıyor. Doğru mu bu?

Doğru. Bu sokak kültürüyle alakalı. Rock ve rap aynı sokaktan gelmiyor. Kuran kursuna gittiğin yerden çıkıp her şeyi bir günde halledemiyorsun. Rap genelde o ‘öteki mahalle’den çıktığı için o tutuculuğu hissediyorsun. Bunlara rağmen asıl sorulması gereken şu: Bu kadar tutucu bir toplumda çoğu kişinin dile getiremediği şeyleri, aynı tutucu delikten çıkıp nasıl söylüyor rapçiler? Bence önemli olan bu. Yoksa o kadar kusur kadı kızında da olur.

Peki, özellikle siyah rapçilerdeki gösteriş merakının temelinde ne var? 

“Bizi eskiden köle olarak kullandınız ama biz şimdi dişimize pırlanta yaptırıyoruz” diyorlar. Bol kıyafetlerin, bol pantolonların temelinde ise yoksulluk var. Küçükken parasızlıktan abilerinin pantolonlarını, tişörtlerini giyiyorlardı. Sonra onu modaya dönüştürdüler. El kol hareketleri ritimden, küfür sokaktan, politik yanı da yaşanan baskının karşılığı olarak geliyor. 

ZİHNİMİZ ÖZGÜR

12 Eylül’den beri ilk defa bir şarkıcı, şarkı sözleri nedeniyle hapiste. Ezhel’in tutuklanması hakkında ne diyorsun?

Ezhel bunun için en iyi sözleri söylüyor şarkısında: “Bebeler kalmaz hapis. Kafatası da dört duvar ama zihnimi yakalayamazlar. Zihnimiz özgür. Tüm yasaklarınıza rağmen.” Şarkı sözlerini, filmleri tutuklayamayız. Tutuklanırlarsa daha da yayılırlar... İşe yaramaz yani. Çok yetenekli bir çocuk Ezhel. Ben underground’dayken de onu iyi bilirdim. Sokakta büyüdü, sokakta olanı, yaşadığını yazdı. Ama biraz yükselişe geçtin mi, insanlar hatanı bulmak için 20 kere bakıyor işte... 

Senin bazı şarkı sözlerin de çok sert...

‘Çukur’a şarkı yazarken ‘b.k, kancık’ gibi sözler yüzünden çok tepki aldım. Pek anlamıyorum bunu. Ne olacaktı yani? Sokak bu! Dizide de silah var, uyuşturucu var, kaçakçılık var, birbirlerini öldürüyorlar! ‘B.k’ ve ‘kancık’ mı dokunuyor dokuna dokuna? 

Bu tutuklama sizin camiada nasıl bir etki yarattı?

Herkes açıklama yaptı, destek oldu, tepkisini verdi. 

Sence Türkiye bu rap’e hazır mıydı? 

Kimse hiçbir şeye hazır olmaz. Önce olur, sonra alışılır. 


RAPÇİ EZHEL

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;