Ezel şimdi ayvayı yedi!

a
a
Çarşamba, 15 Eylül 2010 - 05:00

Dizilerin arasında gizli geçitler mi var ne? Yahu önceki gün bizim “Arka Sokaklar”ın (Kanal D) Rıza Baba’sı bir anda “Umut Yolcuları” isimli dizide boy gösterdi. Hem de anıyla, şanıyla ve unvanıyla... Sonra Polat Alemdar aniden Halil İbrahim Sofrası’nda bir berber koltuğuna oturdu. “Hop, hişt birader, ne oluyor orada?” demeye kalmadan Behlül efendi de “Ezel”de görünmesin mi? Yok artık, dedim içimden. Bu diziler çok oluyor. Çok olmayı bırakın kolektif işlere girip adama beyin mıncıklaması yaşatıyorlar...

[[HAFTAYA]]

“Kim, en son hangi dizideydi len?” diye soran arkadaşıma verebilecek sağlıklı bir yanıtım yok. Sanırım yakında “Herkes her yerde artistlik yapıyor işte” deyip kapatacağım konuyu... Bu arada Ezel’le ilgili en bomba eleştiri oğlum tarafından yapıldı; “Baba, Behlül’ün nereye kaçtığı belli oldu. Ezel’e kaçmış”. Ne yapalım onu da artık Eyşan düşünsün!

Ne geceydi ama...

Ve pazartesi gecesi itibarıyla yeni dizi sezonumuz resmen başlamış oldu. Ekranda yeni sezon demiyorum dikkat ettiyseniz; “yeni dizi sezonu” diyorum... Neyse, herkes her şeyi biliyor zaten. Televizyon yayıncılığının en iyi diziyi yakalamak olarak tanımlandığı bir dönemden geçiyoruz. Ve öngörüme güveniyorsanız, uzun yıllar da böyle olmaya devam edecek. İçerik yok, kaset var... Konuyu dağıtmayalım. “Ezel”, “Türk Malı”,“Arka Sokaklar”, “Yer Gök Aşk”, “Kanıt” filan derken “Ne kaldı geriye?” dedirten hızlı bir başlangıç yapıldı pazartesi gecesi... Kaldığı yerden devam eden dizilerin aslında kaldıkları yerden çok farklı bir yerde olduklarını gördük. Mesela “Ezel”, Haluk Bilginer’in canlandırdığı Kenan Birkan karakteriyle ilgi odağı olacakken, hop bir anda Behlül’ü gördük dizide... Kıvanç Tatlıtuğ, kimseye duyurmadan “Ezel” kadrosuna dahil olmuştu. İsmi de daha çok bir skoru (!) çağrıştıran “Sekiz” olmuştu iyi mi? “Neyin sekizi bu?” diye düşünmeden edemedim. Ramiz Dayı’nın sekizlerinden çıktı. Torunuymuş. Hızının nereden geldiği ortaya çıktı Behlül’ün (Hahaha). Bu kıran kırana geçen akşama imzasını koyan Arka Sokaklar ve Ezel oldu şimdilik. İzleyici gruplarında yüksek izlenmeye ulaştılar ama pazartesi gecesi izleyici paramparça da oldu bir yandan. “Bu sezon hakikaten zor geçer” diyorum ben...

Vuvuzela zulmünü unutturdu

Yaz boyunca futbolda Dünya Kupası’nda çektiğimiz vuvuzela zulmünü sanırım unutmamışsınızdır. Maçların hepsinin içine etmişti o ses... Hatta kim nereden bulup getirdiyse bizim tribünlerde de göstermişti yüzünü o korkunç boru. Neyse, Allah bir daha yaşatmasın o zulmü... Şimdi gelelim yeni bir vuvuzela faciasının zırt dediği yere. Allah razı olsun bizim 12 Dev Adam (Basketbol Milli Takımımız) milli hislerimize tavan yaptırdı her maçında. Ama her maç bir reklam zulmüne dönüştü... Tribünde vuvuzela ne anlama geliyorsa, maçların her mola ve yarılarında zırt pırt karşımıza çıkan reklam araları da aynı anlama geldi biz izleyenler için... Elbette ki maliyetli bir yayının ağırlığını reklamlarla kaldırabilir ekranlar. Ama ne bileyim, pozisyon tekrarlarını izlememize bile fırsat vermeyen o zulüm de unutulur cinsten değildir... Geçti ama deldi de geçti yani!

Geleceğin ikilisi

Cem Yılmaz’ın ilk gün uğurlusu olduğunu bilir herkes. Televizyonda ne zaman yeni ve iddialı bir program başlasa, ilk konuk olarak Cem çağrılır hep... Televizyonculuktaki ilk işlerimden biri 1995 yılındaki By Night isimli ihtisas talk şovuydu. Cem o zaman bir karikatürist olarak hayatımızdaydı. Ve ilk canlı yayınına benim programda çıktı. Nereden nereye? Şimdi onsuz bir başlangıç düşünülmüyor bile...

Tevazu sahibi olduğu için birçok programın da ilk gün konuğu olmayı kabul ediyor Cem. Önceki gün de öyle oldu. Yeni sezon açılışında Doktorum (Kanal D) isimli programın konuğu oldu... Bu köşenin okurları “Doktorum” hakkındaki görüşlerimi çok net bilirler. Muhteşem bir program. Sözü olan, halk yararını gözeten ve sağlık tüccarlarına göz açtırmayan bir yapımdır. Dr. Aytuğ Kolankaya ve Zahide Yetiş’in sunumuyla da bir sağlık programından çok bir talk şov tadında devam eder... Yine öyle oldu. Cem Yılmaz ilk ameliyat anısından ilk vasiyetini kaleme nasıl aldığına kadar çok geniş bir yelpazede bilinmeyenlerini anlattı programda. Kendi adıma çok güldüm. Yıllar geçse de performansı azalacağına hep artıyor Cem kardeşimin. Ne mutlu... Bana göre asıl büyük buluşma, programın “hastası olduğumuz” uzman doktorlarından Prof. Dr. Cihan Aksoy ile Cem Yılmaz’ın yan yana geldiği andı... Cihan hocanın içine bir şovmen kaçmış; bu çok net. Yanında da gerçek bir şovmen olunca, bana göre geleceğin ikilisi çıktı ortaya. Hakikaten bu ikili ortak bir şovla yayınlandığı kanalı uçurur. Dilerim bu fikrimi kullanan bir TV yöneticisi olur...

Polat gidiyor mu?

Anam anam anam! Eğer istihbarat doğruysa Kurtlar Vadisi Pusu’da (atv) Polat yeni bir yüzle karşımıza çıkacak. Yani estetik olacak... Dizinin müdavimleri Polat Alemdar’ın daha önce de estetik operasyonla yüz değiştirdiğini bilirler. Bu ikinci operasyon olacak yani. İyi de nasıl?.. Necati Şaşmaz diziden mi ayrılıyor acaba? Bildiğim kadarıyla bu mümkün değil. Çünkü zaten patronların arasında ve gördüğü ilgiden vazgeçmesi de ekstra zor... Eh o zaman durum ne? İşte bunun ayrıntılarını sadece bu köşeden okuyacaksınız. Ama nasıl derler; az sonra!