Ezelciler için tercih zamanı!

Çarşamba, 02 Haziran 2010 - 05:00

N’oluyor lan? Sanırım Ezel’in (atv) kötülerin en iyisi karakteri Kerpeten Ali’nin sorduğu gibi sormalı meselenin ne olduğunu...

Nasıl bir bölüm izlediysek önceki akşam, netleşen şey şu oldu. Üç ana karaktere birden veda edebilen yürekli diziler de var bu ülkede... Tefo’yu geçen bölüm yollamışlardı, üzüldük. İyi de daha önce ölümden dönen Kamil’in, Converse ayakkabılı çipil gözlü katilin ve daha da önemlisi Kerpeten Ali’nin öldürülmesine üzülemedik bile. Şaşkınız hâlâ... Bildiğim kadarıyla Ezel gelecek sezon aynı hızla devam edecek yayına. Ve yine bildiğim kadarıyla Ezel’in intikam hikayesi yerini başka bir öyküye bırakacak... Ama ne olursa olsun, son dönem Türk dizilerinde gördüğüm en vurucu karakter Ali’ye Fatiha okumak için çok erken. N’oluyor lan; yoksa diziyi kısa kesme kararı mı aldınız?.. Keserseniz efsane olursunuz, kesmezseniz çok izlenirsiniz. Karar sizin. Ve bu karar Türk televizyon tarihinin en zor karıdır, bu tespit de benim!

Ekranda ‘görmemek’ özür değildir...

Showmax kendi kemik izleyicisini yaratan bir platform kanalı. Daha çok A Plus olarak adlandırılan dizi ve yabancı formatlar yayınlıyor...

Ama tam bir buçuk yıldır ekranda olan Sıra dışı isimli programı kanalın kitlesine uzanan köprü durumunda... Ekranda gördüğüm en düzgün adamlardan Evren Doğru sunuyor programı. Var mısın Yok musun yarışmasından çıktığı halde kendini ve konumunu hiç sulandırmadan işini yapmaya çalışan bir ekran karakteri o... Ağırladığı konuklara âmâ alfabesiyle yazılmış kartlarından çıkardığı soruları soruyor. Daha doğrusu alfabe onun beyninde. Bu kadar hızlı sorup, bu kadar az terleten tuhaf bir ev sahipliği görmedim hiç... Görme engelli biri ekran denen şeyde nereye kadar yükselir/yükseltilir? Benim yanıtım onun gözünün nerede olduğunu bilmekten geçer. Evren aklıyla ve vicdanıyla gördüğü için pek rastlanmayan cinsten iyi bir talk şovcu olacaktır; yazıyorum buraya!

İyi başladılar...

Gülşen Yüksel ve POSTA Gazetesi Magazin Müdürü Müge Dağıstanlı’nın sunduğu 2. Sayfa iyi başladı. KanalTürk sabah kuşağına belli ki geçtiğimiz yaz sezonunda olduğu gibi bir hareket getirecek... İlk gün konuğu Can Tanrıyar’dı ve magazinde sohbet programı diye bir şey varsa en doğru seçimlerden biriydi. Kendi yaptığı programlarda bile bu kadar samimi görmedim ünlü gazeteciyi. Ve yüzündeki o hüzün... Bazı aşkların bitmesi için zamanın elini çabuk tutması gerekiyor. Ama belli ki Petek Dinçöz ve Can Tanrıyar aşkında akmıyor zaman. Biraz insan ruhundan anlıyorsam, o hüzün kolay kolay gitmez...

Yeni bir kanal yolda...

TV8’de ciddi bir telaş var bugünlerde. Kanal, yeni binasına geçmek için yoğun bir çalışma maratonuna girmiş. Tüm teknoloji yenilenmiş ve stüdyolara büyük yatırım yapılmış... Kanalın yeni sezonu bu inşaat halinin son bulup, yayına hazır bir noktaya gelindikten sonrası olacak. Bu arada ikinci bir gelişme de ilginç... Daha çok kendi markasının yarattığı ateşle ismini duyuran kanal, belki bugün bulunduğu “en tarafsız” konumunu avantaja çevirerek yeni bir kanalı daha hayatımıza sokma fikrinde... Tematik bir kanal olacak bu ve dünyanın yürüdüğü o adreste kendine yer bulacak sanırım. Genel Müdür Abiş Hopikoğlu çalışkan bir adam... Televizyon kökenli olmayıp, televizyon ilişkilerini hızlı kavramış biri. Belki bu yüzden kanalda ağır seyreden birçok mesele hızlanmış durumda... Yeni dükkanlar ve yeni umutlar. Sektöre en çok bu gerek. Kolay gelsin diyelim...

Vahe yollarda!

Aslında bir son dakika notu bu. On yılı aşkın bir süredir ekranda olan Dekodizayn’dan tanıdığımız Vahe Kılıçarslan, TV8’in yaz ekranındaki ilk transferi oldu...

Hafta sonları yayınlanacak olan Vahe’yle İl İl Türkiye isimli programla yıllardır tozunu yuttuğu memleketin yollarını yeniden arşınlayacak olan sevgili kardeşim hem fukaraların yüzünü güldürmeye devam edecek, hem de farklı bir gözle memleketin ücra ayrıntılarına bakacak... Vahe dinamizminin yarısını bile programa aktarsa farklı bir eğlencelik çıkaracaktır. Gözümüz üstünde, gönlümüz yanındadır!

Çocuklara karne hediyesi

Startv.com.tr ilginç promosyonların verildiği bir adres oldu. Çok ciddi bir kitle için televizyon artık bilgisayar ekranından izlenen şey demek... Bir yandan gözünüz yayın ekranında, diğer taraftan gündelik iletişim işlerini halledebiliyorsunuz. Bu benim de sıklıkla tercih ettiğim bir yöntem oldu. Bir de arşiv hizmeti var ki, kanalların internet adreslerini çok daha efektif hale getiriyor. Neyse... Konuya dönelim. Yaz tatili gelirken Star’ın internet adresinde gezintiye çıkan minikler sorulan bazı sorulara doğru yanıt verirse efsane hayal kahramanı Batman’in oyuncaklarını kazanacak... Vallahi iyi bir karne hediyesi hep ailelerden gelmez ya, Star’ın minik kıyağı unutulmazlar arasına girecektir bence...

Bu kez başaracak mı?

Fikret Kuşkan, Parmaklıklar Ardında’dan çıkıp Hanımın Çiftliği’ne geçiyor. Bana göre önemli bir transferdir bu. Ama şu soruyu da gündeme getirir... Acaba Kuşkan, Bıçak Sırtı’nda yarattığı esas adam havasını neden devam ettiremedi? Neden savruluyor bir yandan bir yana... Bana kalırsa girdiği her işe değer katan adamlar vardır. Fikret onların başında gelir. Bu kez diyorum, neyse ayağını bağlayan bir an önce kurtulur dilerim ondan... Ve en azından Hanımın Çiftliği’nde eksilirse aranacak bir lezzet bırakır!