Ezel'de sıradaki ölüm kimin?

a
a
Çarşamba, 03 Kasım 2010 - 05:00

Ezel de (atv) beklenen oldu. Kısmen ana karakterlerden biri olan Mert (Kemal Uçar) diziye veda etti. Ezel’in kardeşi yok artık... Mantıkla hareket edersek, kalp hastası olan baba küçük oğlunun ölümüyle ikinci evlat kaybını kaldıramaz diyorum ben; bugün yarın o da yolcu...

Mesele o değil yeğen, mesele dün altını çizdiğimiz gibi dizilerin risk alabilmesidir. Ezel geçen sezon Kamil gibi aktif, bu sezon da Mert gibi kilit bir karakteri öldürerek aldı bu riski...

İçimizdeki arena tribünlerinde “kan, daha çok kan, daha çok heyecan” diye bağıran kalabalıklar var. Onların susuzluğunu giderecek başka bir dizi olacak mı, meraktayım...

[[HAFTAYA]]

Bu arada Kemal Uçar, Ezel’den ayrılmadan önce sosyal paylaşım Twitter hesabında 36 saatlik bir set çalışmasından (bu mesai rakamını duyunca insanın hiçbir diziyi eleştiresi gelmiyor) bahsedip, “bunu özleyeceğim” diye yazarak elini belli etmişti... Şimdi TV eleştirmeni olarak işin yokmuş gibi bir de dizi oyuncularının Twitter notlarını izle be yeğen...

Neyse bu arada Serdar (Salih Kalyon) karakterinin oyuna yeniden girişi muhteşem oldu. Kenan Birkan’ın resmettiği tek tip kötülük canımızı sıkmaya başlamıştı. Serdar topa hareket getirecektir...

Behzat komiserin yeni günü...

Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi (Star TV) yeni gününde müthiş bir şıklık yaparak özetsiz bir bölümle çıktı izleyici karşısına. Ve dizi yaklaşık 1 saat kadar reklamsız devam etti yoluna... İzleyicinin çok özlediği bir kesintisiz seyir keyfiydi bu. Elbette ilk bölüme özgü bir şey olmalı. Özetsiz ve reklamsız gidebilecek dizi TRT dışındaki kanallarda görülmüş şey değil...

Bu arada dizinin mizah kalitesi çok şık. Diyalogların arasına gizlenen küçük detaylar, “aha, ben espri yapıyorum ha” diye bağırmıyor. Bu durumda birkaç örnek de verelim ki elimiz güçlensin... Behzat’ın yardımcısı Harun neredeyse tüm diyaloglarında giriyor mizah topuna. Dikmen yokuşlarından birini tırmanırken ettiği “Ankara’nın Dikmen’i, bir daha gelirsem (bip) beni” lafı hakikaten çok güldürdü beni...

Ayrıca kendini tanımlarken “CSI Dikmen” benzetmesini kullanması yabancı polisiyelere önemli bir selam çakmaydı... Son olarak da küresel ısınmaya yönelik şu mesaja koptum; “Küresel ısınmadan bana ne, kutup ayıları düşünsün!”...

Mantığa aykırı değil mi?

Bir okurum uyardı. Türkan (Kanal D) dizisinde 60’lı yıllarda Amerikan arabaları için henüz üretilmemiş dizel teknolojisinin görünmesi mantığa aykırı değil mi? Öyle diyorum ben de, aykırı... Bir başka uyarı da o yıllardaki telefonların kablolarının henüz spiral olarak üretilmemiş oluşu. Soruyor yine; “Mantığa aykırı değil mi?”. Öyle diyorum ben de, aykırı...

Şimdi ben soruyorum. İçinde kan, gereksiz duygu sömürüsü, şiddet, ihanet ve entrika olmadan bir dizinin Türkan’ın yaptığı gibi kemik izleyicisini oluşturması mantığa aykırı değil mi?

Doktorum bu güveni nasıl sağladı?

Sağlık programlarının izleyiciyi yaşam kalitesi açısından bilgilendirdiği bir doğru. Bir başka doğru ise aynı etkinliği işinin uzmanı olmayan insanlarla kötüye kullandığı...

Bu yüzden sağlık programlarında yaratılan güven hissi çok önemli. 2 yıldır sistemli bir şekilde bu güven hissine oynayan Doktorum (Kanal D) izleyicilerin en güvendiği TV programı oldu. Onu izleyen sıralamaya bakınca ulusal ve tematik kanallarda yayınlanan onlarca programın çok da itibar görmediğini anlıyorsunuz... Geçen yazmıştım; özellikle uydu kanalları eczane gibi çalışıyor. Orada ekrana çıkan bir takım adamlar izleyicinin bilgi dağarcığını paramparça edebiliyor. Ne o, iki tane kapsül satabilmek adına...

Sağlık programlarında da sıklıkla gördüğümüz bu tiplerden hızla uzaklaşması gerekiyor yayıncıların. Yoksa evet, para kazanıyorlar ama güven duygusu yerlerde sürünüyor işte!

Ekim’de kim neyi izledi?

Ekim ayını geride bıraktık. Birçok kanal yeni sezona henüz girdi diyebiliriz. Belki bu yüzden Kasım karnesinden önce kimin bu sezonu nasıl bitireceğini söyleyemeyeceğiz... Yine de bir fikir vermesi açısından toplam izleyici grubundaki tüm gün izlenme sonuçlarını verelim. Kanal D yine açık ara birinci. Onu dizileriyle yarışa asılsa da aslında gündüz kuşaklarıyla iyi izlenmeler yakalayan atv izliyor... Bu sezonun yükselişte olan kanalı Star TV oldu ki, Ekim ayını da üçüncü sırada tamamlayarak gayretinin meyvesini topladı... Bu arada özellikle gündüz dizileri ve haberleriyle atağa kalkan Fox TV de yarışa çıta yükselterek devam etti. Ayın dördüncüsü oldu... Asıl sorun Show TV’de ortaya çıktı. Geçen yılların zirveye oynayan kanalı tüm gün izlenirlikte adeta döküldü. Beşinci sıraya kadar inen kanalın ekranına bir an önce değişik yüzleri taşıması şart. Durum şimdilik budur; bakalım önümüzdeki ay kimin için ne diyebileceğiz?