Ezel'deki büyük boşluk!

Çarşamba, 12 Mayıs 2010 - 05:00

Şu Ezel’deki (atv) 9 yıl boşluğunu kim dolduracak? Uzun süre sonra Ezel ilk kez Rahşan affıyla (22 Aralık 2000) dışarıya çıktığını açıkladı. Sezonun sonunda nasıl tahliye olduğunu öğrenebildik yani...
Ama aftan sonrası da önemli. Arada 9 yıl var. Ezel intikam için bilenerek mi geçirdi onca yılı? Gördüğümüz kadarıyla her yanından duygu akan o çocuk nasıl dayandı ailesini görmeden, düşmanlarının nasıl semirdiğini görerek filan...
O boşluğu anlatmıyor dizi bize.
Tüm olayları bir yılın içine sığdırarak akıyor hikaye. İyi de o bir yıldan dokuz tane daha var öncesinde. Aksiyon filan yok mu Ezel’in hayatında hiç?..
Dolmuyor o boşluk. Dolsa belki kimin ne planı varsa çıkacak ortaya hepsi. Özellikle de Ramiz Karaeski’nin ne istediği belki!

Diziden dua öğrenilir mi?
STV’nin yeni dizisi Ritmini Arayan Kalpler’de hakikaten bir ritim bozukluğu var. Bir anne çok ağlayan bebeği sussun diye bağırıp çağırıyor. Sonra bebek aniden susuyor...
Yavrusunu kaybettiğini düşünen anne bir anda kendini acayip bir ortamda buluyor. Küçük bir kız çocuğu karşısına çıkarak kendisinin annenin hayır duası olduğunu öne sürüyor...
Sonra anne yola geliyor, gerginliğini atıyor üstünden ve sükunete kavuşuyor. Anlatılmak istenen anneler ne dilerse hemen kabul göreceği türünden bir şey...
Bu anlatılan, insanları duaya yönlendirmesi açısından belli ki ekran vaizlerinden daha etkin bir şey olabilir. Ama anlatma tarzındaki ritim bozukluğu, gerçekliğin bir anda uçuşup yerini hayale bırakması kalpleri zorluyor... Sanırım bu inanç konularını dizilere taşımanın şık bir tarafı yok. Her şeyi dizilerden öğrenen, hayatı dizi gibi yaşayan cahil takımının işini kolaylaştırmaktan başka!

Dünyanın en ilginç reklam anonsu!
Kelimenin Gücü (atv) çapakları alınmış haliyle çıktı izleyici karşısına. Kenan Işık yerinde espriler ve sunumuyla işe ısındığını gösterdi...
Ama bu dünyanın en ilginç reklama gidiş anonsunu duymamıza engel değildi; “Yeniden görüşmek umuduyla, hoşça kalın!”... İşin bu fantastik tarafını bir kenara koyarsak sanıyorum son zamanların heyecan dozu en yüksek yarışmasıyla karşı karşıyayız...
Benim anlamadığım bu oyun 49 yıldır yayınlanıyor. Bizim televizyoncular bunu nasıl görmezden gelebildi? Bir ara Mehmet Aslantuğ benzerini sunsa da bu denli ses getirdiğini hatırlamıyorum... Yarışmayı bulup hayatımıza sokan isim Haluk Ergun. Daha önce efsane Turnike ve Çarkıfelek yarışmalarından tanıyorum onu... Heyecanı hiç bitmeyen, yaptığı işi dünyanın merkezine koyan bir isim Haluk. Ve anladığım kadarıyla on yılda bir yükselttiği sesini bu kez hakikaten gürleştirmiş...
Geçen yazımda fenomen olacağını söylemiştim bu yarışmanın. Ekleme yapayım. Haftada 3 ya da 5 yayına çıkarsa, duramaz karşısında kimse!

CHP reklamı bedavaya getirdi!
Elbette Türk siyaseti için alışıldık bir şey değildi lider istifası. Üstelik Deniz Baykal gibi cumhuriyetin yarı yaşına yakın bir süredir aktif siyasette olan bir liderse söz konusu olan...
Bu yüzden habercilerin hepsini şaşkın gördüm istifa saatlerinde. Özellikle haber kanalları durumu kestirememişler, hazırlıksız yakalanmışlardı istifaya..
Belki de bu bozuk refleks yüzünden alt yazılarında önce Baykal’ın istifa etmeyeceğini bir dakika sonra da ettiğini yazdılar. Belki bu anlamda hem en şanslı hem de en şanssız yayını NTV yaptı...
CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’i konuk alan Oğuz Haksever, o anda gelen istifa karşısında gözyaşlarını tutamayan Tekin’in varlığını iyi kullandı ekranda. Sonrası tufan zaten... Herkes yakaladığı CHP’liyi ekrana taşıdı ve akordu bozulmuş bir gürültü kalabalığı izledi ekran başına geçenler.
Sanırım bu yüzden de gece yarısına doğru konuşma yasağı getirildi CHP’lilere... Bu meseleler daha çok su kaldıracak. Partinin yakın kurultayına kadar her kafadan bir ses çıkacak. Gündem hep CHP ve Baykal olacak...
Ve belki de Baykal’ın istifa metni içinde sarf ettiği “Her şerden bir hayır doğar” temennisi gerçekleşecek.
CHP’nin yakın tarihte hiç bu kadar konuşulur olmadığını ve medya eliyle dolaylı propaganda haline gelen bu marka telaffuzunun milyon dolarlarla ölçülebileceğini düşünürsek, hakikaten nakit bedeli olmayan bir hayır çıkacak ortaya! Reklam reklamdır sonuçta; Anayasa referandumuna birkaç ay, seçime de 1 yıl kaldığını bilince hele..

Çıkarılacak en iyi konuktu!
Muhabbet Kralı’nda (Kanal D) yalnızlık konuşulurken, genelde bu programa katılmayan Hakkı Devrim’i ekranda görmek hüzünlendirdi beni...
Hakkı ağabey yarım asırlık yol arkadaşını geçtiğimiz yıl yitirmişti. O günden sonra yüzünde belli belirsiz bir hüzün gölgesi dolaşıp duruyordu...Belki de bu yüzden en sıkı performansını Muhabbet Kralı’nda çıkarması manidar geldi bana.
Yalnızlığın hüzünlendirdiği bir insanın konuşması, daha çok konuşması kadar doğal bir şey yoktu bana göre. Hakkı Devrim çıkarılabilecek en iyi konuktu ve Okan yaptı bunu!