Faiz düştü ama esnaf neden memnun değil?

Salı, 31 Ağustos 2010 - 05:00

Başbakan Tayyip Erdoğan, geçen hafta Tokat’ta yaptığı konuşmada, “Esnaf kredilerini 3 puan daha indiriyoruz” diyerek referandum öncesi müjdesini vermişti. Başbakan, yüzde 10’a indirdikleri esnaf faiz oranının, yarısını da Hazine’nin karşılayacağını, böylece esnafın sadece yüzde 5 faiz ödeyeceğini açıklıyor ve ekliyordu: “Bu faiz oranları, esnafın 1951’den bu yana gördüğü en düşük oranlardır.” Başbakan haklı... Gerçekten oranlar çok iyi düzeylere geldi. Daha 8 yıl önce, 2002’de yüzde 47 olan indirimli oran, yüzde 5’e geriledi.

Esnafın ‘ama’sı var!

Buraya kadar her şey harika... Bana gelen mesajlar ve telefonlar, işin ‘ancak’ tarafını oluşturuyor. Çünkü, kredi almak isteyen esnaf, “Faizler düşük ama kredi almak zor” diyor.

Bir esnaf, “Kredi faizleri düşürüldü. Ne âlâ durum. Peki kaç kişinin alabildiğini biliyor musunuz” diye soruyor. Adapazarı’nda Hakkı Doğan’ın da sorunu aynı: “Kredi için müracaat ettim. Sicilimde bir sorun olmadığı halde benden istenen koşullar nedeniyle yararlanmam mümkün değil. Esnaf ‘kefalet’imiz, bir nedenle kefalet görevini göremiyor.”

Esnafın da sorunu işte burada başlıyor. Çünkü, başvuru doğrudan Halkbank’a yapılıyor. Banka da yasal gerekliliklerden dolayı bir dizi belge istiyor. Bir esnafın, ‘Kolaysa bulun’ dediği belgeler şöyle:

- 3 yıllık bilanço,

- Vergi borcunun olmadığını gösterir belge,

- İki kefil, - Kredi talebini karşılayacak teminat.

İki önemli sıkıntı var

Gelen mesajlar burada iki önemli sıkıntı olduğunu ortaya koyuyor:

1. Türkiye’de bırakın esnafı, şirketler bile bilanço vermekte zorlanıyor. Böyle bir ekonomide hangi esnaf 3 yıllık temiz bir bilanço sunabilir?

2. Çok sayıda esnaf, teminat gösterecek mal varlığının olmadığını söylüyor. Ortak görüş şu yönde: “Zaten teminatımız olsa, biraz yüksek faizle, özel bankalardan daha kolay kredi alırız.”

Hükümet, sıkıntı içindeki esnafa yönelik önemli bir karar aldı. İşini döndürmede zorlananlar için gerçekten ‘müjde’ gibi bir haber. Ama bu durumda olanların sorununa da bir çözüm olabilir mi? Ona da bakmak gerekiyor sanıyorum.

Kredi alan esnaf sayısı

Rakamlara bakarken bir veri dikkatimi çekti. ‘Üzerinde kredi olan esnaf sayısı’, uzun süredir artmıyor, yerinde sayıyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri aracılığıyla kredi kullanan esnaf sayısı 2004 yılında 218 bin 478 idi. Bu rakam 2006-2009 arasında 250 bin civarında seyrediyor.

Yeni kullananlar ve borcunu kapatanlar hesaplandığında, kredi sayısında pek bir artış olmuyor. Normalde her türlü kredi tipinde yıllar itibarıyla kullanıcı sayısında bir artış olması beklenir. Ancak, esnaf kredisi yerinde sayıyor. Belki de bu, sözü edilen kredi kullanım zorluğundan kaynaklanıyordur.

iPad rüzgarı çok hızlı esiyor

Geçen ay sonu tatile giderken, havaalanının CIP salonunda dikkati çekecek sayıda kişinin elinde iPad vardı. Benzer tabloyu, Bodrum’da kaldığımız otelin havuzunda da gördüm. İnsanlar, kitap okur gibi ellerindeki iPad’den internete giriyor, gazete okuyor ya da e-mail’lerini kontrol ediyordu. Henüz resmi olarak Türkiye’ye gelmemesine rağmen iPad’in Türkiye’de yaygınlaşması beklenenden hızlı oldu. iPod ve iPhone’da da benzer bir gecikme yaşanmıştı ama onlarda bu hızla bir adaptasyon gözlemlememiştim. Bu kez iPad’de büyük bir rüzgar esiyor, tıpkı bütün dünyada olduğu gibi... Çünkü, iPad, hem bireysel kullanımda hem de çeşitli sektörlerde büyük bir devrime neden olacakmış gibi görünüyor.

Yeni cihazların kabulü

Dünyada yeni teknolojilerin adaptasyonu ve belli hıza ulaşmaları zaman alır. Laptop’lar (dizüstü bilgisayar, masaüstü bilgisayardan, el bilgisayarları da bir öncekinden hızlı yaygınlaştı. Şimdi de iPad’de benzer bir eğilim göze çarpıyor. Öyle bir rüzgar esti ki bu ürün çıktığı ilk gün 300 bin adetlik satış rakamına erişti. 1 milyonluk satış rakamını yakalaması ise sadece 28 gün sürdü. 3 ayda ise tam 3.3 milyon adetlik satış büyüklüğüne ulaştı.

iSuppli adlı araştırma şirketinin verileri, 2010 yılının 12.9 milyon adetlik satış ile tamamlanacağını gösteriyor. 2012 yılı sonunda toplam satışın 100 milyon adetlik satışın yakalanabileceğini ortaya koyuyor. Bu, 3 yıllık bir dönem için müthiş bir başarı anlamına geliyor. Masaüstü ve PC’lerin bu hacme ulaşmaları uzun yıllar almıştı.

Hepsinden önemli ürün

Morgan Stanley, 2015 yılına kadar dünyadaki mobil internet kullanıcı sayısının 10 milyar adeti bulacağını tahmin ediyor. 3G ve kablosuz internet teknolojileriyle desteklenecek bu trend, iPad’in katılımıyla ayrı bir ivme kazanacak. Bu yeni dönem bazı sektörleri, örneğin medyayı, bankacılığı, sinemayı, kitap yayıncılığını, müzik endüstrisini derinden etkileyecek. Kendi deneyimimden söz edeyim... Çantamda bazı kalın kitapları taşımakta zorluk çekerim. O nedenle çok kalın ve okumak istediğim kitapları taşıyamamışımdır. Şimdi laptop’la birlikte iPad’i de taşıyorum ve hiçbir fark hissetmiyorum. Üstelik içinde binlerce kitap olduğu halde...