Fark burada

a
a
Perşembe, 18 Kasım 2010 - 05:00

Önüne gelen, Devlet’e çatıyor.
Hükümeti gözüne kestiremeyen bile,
hıncını Devlet’ten alıyor.
Öyle ki... Devlet diye meçhul bir
hedef
seçmişiz, vur Allah vur.
Tamam da, daima kötü işler mi
yapar bu Devlet? Kanunsuz, kuralsız,
disiplinsiz, sorumsuz bir kurum mu bu?
Diyelim ki öyle.
Peki, kusur ve kabahatlarını örtüp
gizlemekten de mi âciz? Çok mu
beceriksiz?
Her seferinde açık verip kendi
halkına mahçup mu düşer?
- Ah bu Devlet.

Kimseye yaranamaz.
[[HAFTAYA]]
Derin Devlet / Hantal Devlet /
Ceberrut Devlet diye sanki gizli kolları
vardır. Ama başımız sıkıştı mı
nerede bu Devlet? Bir de
Devlet Kuşu oldu mu, itirazımız yok.
Buyursun gelsin, başıma konsun.
Devlet Dairesi... Devlet
Bankası... Devlet Radyo ve
Televizyonu...
Bunlar hep dilimize
doladığımız kurumlar...
Devlet Memuru, zaten karikatürlere
malzeme: Bugün git, yarın gel...
Bütün espri bu.
Evinde çocuğunu terbiye edemeyen
babalar, mahalle kahvesinde Devlet’e
atıp tutarlar. Bu kadar küçük mü Devlet?
Soyguncu mu? Tertipçi mi?
Sürekli tuzak mı kurar?
Onu sömürmek, bir meslek haline
geldi.

Ama yeter efendim.
Bir an için Devletsiz kaldığımızı
varsayın. O zaman ne yaparız?
Bakar mısınız?
Türkiye ortak yurdumuz, Devlet ise
-sanki- ortak rakibimiz.
Buna şiddetle itirazım var.
Yurduma elbet aşığım ama
Devletimi dünyada hiçbir Devlet’e
değişmem.
Buna rağmen Devletçi değilim.
Nüansa dikkat.