Farklı yaşam tarzları Türkiye'nin zenginliği

Perşembe, 07 Kasım 2013 - 05:00

Öğrenci evleri için düzenleme yapılabileceği iddiaları üzerine yeni bir tartışmanın içine sürüklendik. AK Parti Kızılcahamam Kampı’ndan sızan bilgileri ilk kez Zaman Gazetesi duyurdu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise gazetenin haberi için “Asparagas” dedi. Arınç’ın bu ifadesi aslında Zaman’ın haberini yalanlamanın ötesinde, olası bir krizi önleme amacını güden iyi niyetli bir girişimdi.

Fakat anlaşılan bu konu gündemi bir süre daha meşgul etmeye devam edecek. Konuşulduğu gibi, ailelerin yoğunlaşan şikayetleri üzerine kızları ve erkekleri yakın takipe alacak bir düzenlemeye gidilir mi bunu kestiremiyorum. Türkiye evrensel hukuk kurallarına taraf olmuş bir ülke. Üstelik bir adım daha ileri giderek kendimizi Avrupa Birliği hukukuna yaklaştırmaya çalışıyoruz.

[[HAFTAYA]]

Hukukun temelinde kişisel hak ve özgürlüklerin korunması var. Bunlar anayasa ile güvence altına alınmış haklar. Genel ahlaka, sağlığa ve kamu düzenine yönelik bir tehdit oluşturmadığı sürece 18 yaşını geçmiş hiç kimse gözlem ve baskı altına alınamaz, alınmamalı. Zira muhafazakarlar böyle bir beklenti içine girdi diye gençler takip ediliyor gibi bir görüntü oluşursa bunun sonunu alamayız.

Her türlü keyfi uygulamanın önü açılır, durumdan vazife çıkaranlar çok ciddi yanlışların içine girebilir. Türkiye, nüfusunun çoğunluğu Müslümanlardan oluşmasına karşın AB ile tam üyelik müzakereleri sürdürüyor. Diğer taraftan Ortadoğu’nun en Batılı ülkesi. Bu durum Türkiye’ye eşsiz bir zenginlik kazandırıyor. İmrenilecek bir yaşam stilinden örnekler sunduğu için Türk dizileri bölge ülkelerinde izlenme rekorları kırıyor.

Türkiye’nin önemi ve değeri, çok farklı etnik grup ve yaşam tarzlarının bir arada uyum içinde yaşamasında saklı. Muhafazakarlar ve liberaller birbirlerinin yaşam tarzlarına saygı göstermeye devam ettiklerinde sorun kalmayacak. Kadınların ve genç kızların korunması devletin öncelikli politikası olmalıdır. Buna bir itirazım yok. Ancak bugünlerde tartışıldığı yöntemlerle değil.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, hükümetin en başarılı isimlerinden. Dosyalarına hakim, kadınlar ve ailenin korunması için zaten değerli projeler üretiyor. Bırakalım bu konular Fatma Şahin’in ilgi alanında kalmaya devam etsin. Sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşları, öğrencilerin daha konforlu ve uygun ortamlarda yaşamalarına katkı sağlasın.

Ancak daha ötesine geçmeyelim. Her yetişkin birey ne yapması gerektiğini bilecek olgunluktadır. En azından hukuk önünde. Eğer bir yanlışın içine sürüklendiyse sorumluluk ailesindedir. Suç işlemediği ve kanunlara karşı gelmediği sürece devlet onun ne yaptığıyla ilgilenmemelidir. Bu devletin de hükümetin de işi değil. Uyum bozulursa Türkiye’nin hassas dengeleri zarar görür. Huzurumuz kaçar.