Fasondan markaya geçmek isteyen HTC'yi izlesin!

a
a
Cuma, 05 Kasım 2010 - 05:00

Şimdiye kadar hiç HTC telefonum olmadı. HTC’nin yurtdışı ya da yurtiçi yöneticileriyle de tanışmam... Ama bu şirketi, birkaç yıl önce yönetim gurusu Donald Sull’un önerisiyle izlemeye başladım. Sull, Samsung ve benzeri Asya Kaplanları’na ait şirketlerin başarı öykülerini araştırıp, kitaplaştıran bir yönetim uzmanı... HTC’yi bir süredir izlemeye almış, bana da öneride bulunmuştu. Son söyleyeceğimi önceden belirteyim: Bu şirketin stratejisi ve ulaştığı düzey, tam bir başarı öyküsüdür. Bizde ‘fasonla büyüyenler’ için de derslerle doludur...

Neden örnek bir şirket?

Yeni dönemin örnek şirketlerinden HTC, sadece 13 yıl önce, 1997 yılında, Cher Wang ve Peter Chou tarafından kuruldu. Şirket önce çeşitli markalara fason üretim yaptı, kendi adını kullanmak yerine, kaliteli ve yenilikçi ürünleriyle sektörde adını duyurmayı tercih etti.

[[HAFTAYA]]

Ancak, Chou, Compaq gibi şirketlere fason üreterek bir yere varamayacağını öngörüp, yeni stratejisini oluşturdu. Çünkü, ‘Markası olmayan HTC’nin sonsuza kadar düşük kâr marjlarıyla’ yoluna devam etmek zorunda kalacağına inanıyordu. ‘İyi ürünler yapıyorduk, iyi kazanmalıydık’ diyerek vizyonunu gözden geçirmeye karar verdi.

2006 yılıyla birlikte bir yandan fason üretim yaparken, diğer yandan da HTC markasıyla pazara girdi. Diğer Güney Kore ve Tayvan şirketleri gibi, pazarlamaya büyük yatırım gerçekleştirdi. Chou’nun 2010 için 400 milyon dolarlık pazarlama yatırımı yapacağını söylersem, strateji daha iyi anlaşılacaktır.

İlk dörde girmeyi başardı

HTC, Android yazılımıyla gerçekleştirdiği öncü akıllı telefonlar sayesinde, bu alanda piyasa liderliğine oturdu. 2009 yılında adının dahi bilinmediği ABD pazarında, Android telefonlarda bir numaralı marka haline geldi. IDC adlı araştırma şirketine göre Nokia, RIM (Blackberry) ve Apple’ın ardından dünyanın en büyük 4’üncü akıllı telefon üreticisi koltuğuna yerleşti. Hepsi bu kadar değil. Piyasa değeri son 1 yılda yüzde 94 artarak 18 milyar dolara ulaştı. Böylece ülkenin en değerli 3’üncü şirketi haline geldi.

Türkiye için örnek strateji

13 yıllık şirket için önemli bir başarıdan söz ediyoruz. Microsoft ve Compaq gibi şirketlere ‘fason’ üretim yapıp, sermaye, yetenek ve know how biriktiren, ardından da ‘artık yeter, kendi markamı yaratmam lazım’ diyen bir şirket HTC...

Türkiye’de de dünya kalitesinde üretici var ve önemli bölümü fasonla işlerine devam ediyor. Bunlardan bazılarının Bay Chou’nun yolunu takip etmesinde, belki onunla tanışmalarında, dinlemelerinde yarar vardır. Mesela ben onunla tanışıp, başarı öyküsünü dinlemeyi isterdim.

‘Pamuk’ etkisi

Salı günü enflasyon rakamları açıklandı. Ekim ayı tüketici fiyatları yüzde 1.83 ile beklentilerin üstünde çıktı. Son aylarda ‘enerji’ ve ‘gıda’ etkisine alışmıştık. Bu kez giyim ve ayakkabı ürünlerinden de büyük darbe geldi. Sadece Ekim ayında giyim ürünlerindeki fiyat artışının yüzde 7.6 olması da bunu gösteriyor.

Aynı hafta içinde İngiltere’de de British Retail Consortium’un fiyat artışlarıyla ilgili raporu açıklandı. Orada da gıda ve giyim etkisi öne çıkıyordu. Gıda tüm dünyada zaten artışta idi, ancak giyimdeki artış son aylarda ortaya çıktı. Bunun arkasında ise iki önemli trend var. Birincisi, kriz sırasında fiyat artıramayan giyim sektörü ve perakendecilerin yavaş yavaş normale dönmeleri oluşturuyor.

İkincisi ve en önemlisi ise pamuk fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor. Pamuk fiyatları Temmuz ayından bu yana yüzde 80 oranında yükseldi, uzmanlar bu trendin devamını da bekliyor.

Bazı giyim şirketleri, pamuk yerine alternatif ürünler kullansalar bile, genel eğilimin önüne geçemiyorlar. Son 8-9 ayda ABD’deki son tüketiciye yansıyan fiyat artışlarının yüzde 8-10 oranında olması da bunu gösteriyor. Ekonomist Paul Kedrosky, pamuğun yeni para birimi olduğunu, altının kazancını üçe katladığını söylüyor. Talep ve hava koşulları nedeniyle de artışın devam edebileceğine dikkat çekiyor.