Fenerbahçe Acıbadem

Salı, 06 Nisan 2010 - 05:00

Mehmet Ali Aydınlar’ın, Fenerbahçe’ye sağlık kuruluşunun ismini vermesine gerek yok. O zaten marka. Fenerbahçe de 103 yıllık kulüp. Onun da sağa sola sıfat alması şu durumda Aziz Başkanı fazla ilgilendirmez.
Futbol takımı olsa belki. Acıbadem bize dedelerimizden kalan bir yadigar. Kurabiye bir yana, sağlık kuruluşu bir tarafa. Birini yersin, tadı damağında kalır. Diğerinde şifa bulamazsan üzerine beyaz patiskayı giydirip sorarlar, “Nasıl bilirdiniz” diye. Hastane de bu alanda mükemmel. Sağlık işiyle uğraşıp sağlıklı bir gidişatı kendinize ilke edindiyseniz, o zaman giyim kuşamınızla fark edilirsiniz.
Voleybol da işte bu prensiple büyüdü. Mehmet Ali Aydınlar bir baba olarak en büyük acıyı tattığı halde, yüzünden tebessümü hiç eksik olmuyor. Cannes’da iki gün boyunca onu takip ettim. Her misafiri ile ayrı ayrı ilgilendi. Çocuğu gibi büyüttüğü Acıbadem’li kızlarının bir dediğini iki etmedi. Kupaların en büyüğünü alıp taçlandırmak istiyordu Türkiye’yi ve Fenerbahçe’yi. Ama olmadı.
Siz hiç kendi alanlarında markalaşmış iki yönetim kurulu başkanını salonda ağlarken gördünüz mü? Kaçan kupa için değil, sevinçten ağlıyorlardı. Giden paraya değil, alamadıkları kupa için gözyaşı döküyorlardı.
Mehmet Ali Aydınlar kriz-mriz dinlememiş 700 bin Euro verip Avrupa’nın en güçlü smaçörü Gamova’yı transfer etmiş. Yetmemiş Osmokroviç’i almış. Yetmemiş Beşiktaş’tan Seda’yı istemiş.
Yıldırım Başkan bu ricayı kırmamış. Ne için etmiş, şampiyonluk için. 5-6 milyon dolar harcayıp sonra “Eyvah param gitti” diyen bir sponsor olmadı Aydınlar. İlk yılında buraya getirdi takımı.
İkinci sene farklı olacak elbet. Bir de Voleybol Federasyonu şu yabancı işine çözüm getirirse, ACIBADEM’in tadından yenmez. Hadi Başkan Erol Ünal Karabıyık söz sende.