'Ferdi'ye hiç aşık olmadım'

30 yıllık hayat arkadaşı Ferdi Tayfur tarafından aldatılarak terk edilen Necla Nazır içini döktü...

Pazar, 01 Kasım 2009 - 05:00

'Ferdi'ye hiç aşık olmadım'

Necla Nazır 1979 yazında, mesleğinin zirvesindeyken ‘Çeşme’ adlı bir filmden başrol teklifi alır. Rol arkadaşı o dönemin en popüler arabesk yıldızı Ferdi Tayfur’dur. Filmde yakınlaşıp aşık olurlar. 

Aynı evi paylaşırlar, bir kızları olur, ama evlenmezler. Çünkü Ferdi Bey başkasıyla evlidir. Evlilik sözü verdiği Necla Nazır kırgındır. Sesini çıkartmaz. Aradan 30 koca yıl geçer. Necla Hanım her sabah olduğu gibi eşi Ferdi Bey’e “Bugün öğlen yemeğini kaçta istersin?” diye sorar. Ferdi Tayfur ise gayet soğuk bir ses tonuyla “Ayrılıyoruz Necla. Çünkü başkasını seviyorum” der. Necla Nazır yaşadığı bu şokun ve acı dolu geçen 2 yılın hikayesini anlattı. Karşımda küllerinden yeniden doğmuş güçlü bir kadın vardı... 

“Ferdi için mesleğime 30 yıl ara verdim, o bana ihanet edip gitti” diye kahrolup beddua ettiniz mi hiç? 
Hayır asla beddua etmedim, etmem de! 30 yıl önce mesleğimin ve güzelliğimin zirvesindeyken Ferdi’yle kurduğumuz yuvamız ve kızımız Tuğçe için her şeyi isteyerek bıraktım. 

Kıymete geçti mi? 
Biliyor musun, çevremdeki herkes benim kıymetimi bildi. Ama ben kendi kıymetimi bilemedim. 

Neden böyle söylediniz şimdi? 
Çok büyük bir hatam oldu. 



Neydi büyük hata? 
Sinemayı bıraktım. Eve kapandım. O dönemde ‘Necla yapma, zirvedesin’ diye yalvaran yapımcılar, yönetmenler oldu. Hiç dinlemedim. Varsa-yoksa kurduğum yuvaya öncelik verdim. 

Bir aşk uğruna her şeyi bırakmak nasıl bir risk?

Şimdi oturup düşünüyorum da, aşk değilmiş ki!

Yapmayın şimdi! Ayrıldınız diye böyle konuşmayın. 30 yıl nasıl yaşadınız peki? Alışkanlıkmış benimkisi. 

Hiç aşık olmadınız mı? 
Özlem dolu, tutkulu bir aşk yaşamadım. Alışkanlık ve sakin bir sevgi vardı. Kavuşamazsan aşk olur, kavuşunca bir şey kalmıyor ki. 

İhanete uğrayacağınızı tahmin eder miydiniz? 
Hayır etmezdim. ‘30 yılı birlikte devirdik, beraber yaşlanıyoruz işte’ diyordum. 

Ferdi Bey sizi son 15 yıldır başka bir kadınla aldatıyormuş. Hiç mi anlamadınız? 
En ufak bir hatasını, açığını görmedim. 

Dikkatinizi çekecek hiçbir şey olmadı mı? Sessiz konuşmalar, uzayan iş gezileri? 
Turneye gittiğinde bir gecelik kaçamaklar yapmasını göze almıştım. Buna ses çıkarmazdım. Adı üstünde 1 gecelik kaçamak! Ama 15 yıllık bir ilişkisi olduğu aklımın ucundan geçmezdi. Bir de ben kendime çok güvenen bir kadınım. Ferdi’yi 30 yıllık ilişkimde ‘Nerdesin, kiminlesin, niye aramadın’ diye hiç didiklemedim. Rahat bıraktım adamı. 


Peki ne zaman gözünüz açıldı? 
Gazetelerde ihanet haberini okuduğum sabah. 

Ne!!! Gazeteden mi öğrendiniz? Ne yazık ki! Feci bir gündü. 

Biz yazmasaydık bu üçlü ilişki mutlu-mesut gidiyordu öyle mi? 
Aynen öyle. Siz magazinciler sayesinde gözüm açıldı. Sağolun yani. Çünkü beyefendi gayet mutlu, huzurluydu. 2 evi vardı. 

İhanet olayı gazetelerde çıkmasaydı. Yalnızca aranızda kalsaydı. Böyle devam eder miydiniz? 
Bu söylediklerin bana hiç yakışmayan bir durum. Asla sessiz kalmazdım. Yine ayrılırdım. 

Ferdi Tayfur 15 yıl önce size gelip “Necla bir başkasına aşık oldum, ayrılalım” deseydi daha mı az üzülürdünüz? 
Yine çok üzülürdüm, içim yanardı. Ama en azından ‘Adam dürüst çıktı, itiraf etti’ derdim. Ferdi’de kızdığım nokta; bana ihanet etmiş olmasından çok, beni bu yalanla 15 yıl oyalamasıdır. Baştan söyleseydi, ben de 15 yıl önce ayrılır, işime döner, belki yeni bir yuva kurmuş olurdum. Onu bu yüzden son nefesime kadar affetmeyeceğim.

İhaneti gazeteden öğrendiğiniz sabaha gelebilir miyim? Evde nasıl bir kıyamet koptu? 

Ferdi evde değildi. Saat 12.00’ye geliyordu. Her gün bu saatte yemeğini hazırlar ofisine gönderirdim. Telefon açıp ‘Yemeğini kaçta istiyorsun?’ dedim. ‘Necla az sonra gazetede göreceksin. Ben ayrılıyorum’ dedi.


Damdan düşer gibi... 
Evet damdan düşmüş gibi oldum zaten. 

Hemen sonra ofisini bastığınız doğru mu? 
Önce gazeteleri okudum, yıkıldım. Beni ofiste karşısında görünce korktu. Hiç sesini çıkaramadı. Ertesi gün dünyanın öteki ucuna Hong-Kong’a gitti. Uzun bir süre gelmedi. 

Ferdi Bey’in sizi aldattığı Habibe Ünyani Demir’i tanıyor muydunuz? Çünkü klibinde de oynatmış. 
Hayır tanımıyordum. Ferdi’nin filmlerini, kliplerini izlemezdim ki. Ayrıca takipçi bir kadın değilim. 

Eşiniz başka bir kadına ev alıyor, emlakçı dükkanı açıyor, turnelere birlikte gidiyorlar. Ve sizin ruhunuz duymuyor. Ya Ferdi Bey süpermiş ya da özür dilerim, ama siz körmüşsünüz. 
En ufak falso vermedi diyorum. Her gün saatinde evindeydi. Tartıştığımız günlerde küsüp ofisine gidiyordu. Bir gün kalıp geri dönüyordu. Demek ki öteki evdeymiş. 

Geçenlerde “Hiçbir şeyimiz denk değildi” demişsiniz. Ne demek bu? 
Ben dışa dönük, rahat, keyifli ve eğlenceliydim. O ise karamsar ve içe kapanıktı. Ben uzun boyluydum, o kısa. Boyu boyuma, huyu huyuma uygun değildi. İstemediği için topuklu ayakkabı giyemezdim. Şimdi keyifle giyiyorum. 

Ferdi Tayfur’u gördüğünüzde ne hissediyorsunuz?

Görmüyorum ki! 



Olur mu canım, kızınız Tuğçe’nin düğününde karşılaştınız. 
İnanır mısın bulunduğu yere baktım, ama onu hiç görmedim. Silinmiş gibiydi. 

Ama sık sık televizyona çıkıyor. Evinizin çok yakınına taşınmış. Her an karşınıza çıkabilir! 
Televizyona çıktığında kanalı değiştiriyorum. Geçenlerde takside giderken şarkısı çalıyordu. ‘Şoför bey değiştirir misiniz lütfen’ dedim. Evet yakınıma taşınmışlar. Bu yüzden ben de 30 yıldır oturduğum evi satılığa çıkarttım. Emirgan’dan ve anılardan kurtulmak istiyorum. Onlara da çocuklarıyla mutluluk diliyorum. 

Ferdi Bey’in hala nikahlı olduğu ilk eşi Zeliha Hanım’dan 2, sizden 1 kızı var. Şimdiki sevgilisinden Taha adlı 1 oğlu oldu... Bebeği görseniz ne yaparsınız? 
Severim, çünkü o günahsız bir bebek. Kızım Tuğçe’ye kardeşine sahip çıkmasını söylüyorum. Ama gidip görmedi. 

30 yıllık ilişkiniz boyunca size hiç evlenme teklif etmedi mi? 
Önce söz verdi, sonra tutmadı. 5 kez hatırlattım, lafı değiştirdi. Daha fazla kırılmamak için sustum. 30’uncu yılın sonunda giderken “Ben nikahımı ilk eşim Zeliha’ya hediye etmiştim” dedi. Çok kırıcı bir laftı. 

Zaman zaman ağladığınız, isyan ettiğiniz oluyor mu? 
İlk zamanlar oluyordu. Durup dururken ağlıyor ve gözyaşlarımı durduramıyordum. İşte bu noktada psikiyatriste gittim. Şimdi her sabah kalktığımda aynanın önüne geçiyorum. ‘Necla seni seviyorum. Bugün güzel bir gün olacak’ diyorum. Kendime öpücük veriyorum. Kendimi sevmeyi, kendime kıymet vermeyi geç de olsa öğrendim. Keyifliyim. 

30 yıllık ilişkinizde bir tek hatalı olan Ferdi Bey miydi? Sizin hiç mi kusurunuz yoktu? 
Elbette benim de hatalarım olmuştur. Ferdi’yi rahat ve özgür bıraktım. Nerede, kiminle diye umursamadım. Biraz ‘vıdı vıdı’ yapsaydım her şeyi çok daha erken fark ederdim. Hani derler ya, ‘Aldatan adam birden gençleşir, kendine bakar’ diye. Zaten Ferdi’nin genç ve sağlıklı kalması için ona en büyük özeni ben gösteriyordum. 

Ferdi Bey’in uğruna sizi terk edip gittiği kadını hiç merak ettiniz mi? 
Hayır etmedim. Güzellik, gençlik önemli değil ki. Önemli olan birbirlerini tercih etmiş olmaları. 

Evde kalan bir eşyası var mı? 
Hepsini postaladım. Yalnızca kızı Tuğçe’yle çekilmiş fotoğrafları kaldı. 

Arada bir bakıyor musunuz? 
İlginçtir, bakıyorum, ama o fotoğraftaki adam 30 yılımı geçirdiğim Ferdi gibi gelmiyor. Sanki yabancı gibi. Bir şey hissetmiyorum. Kedimizin camda onu beklediği anlar, onun kapıyı çaldığı saat, terliklerini kapının önüne koyuşum, onun meyvesini soyuşum... Tüm bunlar gerçek değil de, hayalmiş gibi geliyor. Her şey silindi... 

Ayrıldıktan sonraki en kötü anınız hangisiydi? 
Bir gece avazım çıktığı kadar bağırarak ağladım. Atlatamayacağımı düşündüm, paniğe kapıldım. Kızım Tuğçe beni hayata bağladı. O olmasaydı bitmiştim. 30 yılın acısını kızım sayesinde yendim. 

Diyelim ki birine aşık oldunuz. Ona sonsuz bir özgürlük tanıyacak mısınız yoksa ‘takipçi’ mi olacaksınız? 
Yaşayacağım aşka bağlı. Çok çılgınca şeyler de yapabilirim. 

Sizin hayatınızdan bir dizi film çıkar mı? 
Hem de nasıl. Ne ‘Aşk-ı Memnu’ kalır ne de ‘Yaprak Dökümü’. Necla’nın yaşadıkları reyting rekoru kırar. 

30 yıllık eş gitti, ihanet acısı da bitti. Şimdi ne yapacaksınız? 
Yıllarca yalnızca Ferdi Tayfur’un Necla’sıydım. Şimdi elimin tersiyle ittiğim Necla Nazır’ı geri istiyorum. 

Bütün bu olan bitenden sonra ne diyorsunuz? 
‘İyi ki gitmiş’, ‘Çok enayiymişim’... Keşke 15 yıl önce gitseydi. O zaman bu kadar enayi durumuna düşmezdim. Ama artık iyiyim. Hem de eskisinden çok daha iyi...

ÖPÜŞTÜĞÜM İLK ERKEK KADİR İNANIR



Bir oyuncu öpüşme sahnesinde partnerinden etkilenir mi? 
Kesinlikle! Platonik de olsa duygular kabarıyor. Etkilenmeyen kadın ya da erkek felçlidir.  Bir tuhaflığı vardır. 

Siz de yıllar önce bir filmde Kadir İnanır ile ateşli bir şekilde öpüşmüştünüz. 
Henüz 16 yaşındaydım. İlk kez öpüşecektim. Bir erkek nasıl öpülür bilmiyordum. Kadir bir anda oldu-bittiye getirdi. Gözümü kapadım, ne olduğunu anlamadım. Beni ilk öpen kişi; Kadir İnanır’dır. Ve etkilenme de olmuştur. 

Peki ya sonra? 
Sonrasında ne olacak canım! Set bitti, dağıldık. 

Sizi senaryo gereği başka kim öptü? 
Mahmut Cevher ile öpüşmüştüm. Orhan Gencebay ile de birbirimize masum bir buse vermiştik. 

Film setlerinde yaşadığınız tek aşk; Ferdi Tayfur muydu? 
Biz tam 30 yıl önce ‘Çeşme’ filminin setinde tanışıp aşık olduk. Filmde Ceylan ile Ferdi adlı 2 sevgiliyi oynuyorduk. Öpüşüp-koklaşma sahneleriyle iyice yakınlaştık. Aslında birbirimize değildi aşkımız. Sanırım biz o filmdeki karakterlere aşık olmuştuk. Benim arzuladığım; o filmdeki Ferdi’ydi. Gerçek hayattaki değil. Ayrıca birbirimize gerçekten aşık olsaydık bunlar başımıza gelmezdi. Filmde kara sevda vardı. Gerçekte ise acı. 

Ferdi Tayfur’un gözü yaşlı filmlerini izlerken dalga geçermişsiniz. Ferdi Bey de çıldırırmış doğru mu? 
Sorma! O hallerini çok komik bulur ve gülerdim. Adam ağlıyor, ben gülüyorum. Tabii ki çıldırırdı. 

Siz bu aşkta kara sevdaya tutulmadınız mı? 
Hayır, hiç! 

Ferdi Tayfur filmlerdeki gibi gözü yaşlı bir şekilde ayaklarınıza kapanmadı mı? 
Hayır, ayaklarıma kapansaydı kahkahalarla güleceğimi, dalga geçeceğimi bilirdi. Hiç sevmem böyle şeyleri.

Müge DAĞISTANLI - Röportaj

8