Feriştah yengenin çakması izlenir mi?

Perşembe, 08 Nisan 2010 - 05:00

 Cümbür Cemaat Aile’nin (Star TV) bir nostalji dizisi olduğunu düşünüyordum, artık eminim.
Önceki akşam daha bismillah, dizinin girişinde Rahime karakterinin kağıda döktüğü hayallerinde Nazi Almanya’sıyla karşılaştım...
Bu türden hayaller önce Bir Demet Tiyatro’da Feriştah Yenge tarafından dillendi. Ardından dizinin yapımcısının bir önceki işi Avrupa Yakası’nda Aslı karakterinin fantezi dünyası olarak karşımıza çıktı...
Müthiş oyunculuğuna rağmen Rahime hem şive olarak Feriştah’ı, hem de karakter olarak Avrupa Yakası tiplerini andırdığı için dizinin orijinalliği kafadan sekteyi yedi... Elbette dizi diziye benzer.
Ve elbette memleketteki gibi her güne on ayrı dizi düşüyorsa başka da şansı yoktur. Ama daha önce olumlu sonuç alınmış işlerin henüz unutulmadan çakmasının çekilmesi “Aman görmezden gel Mesut” denecek bir mesele değildir...

Göbekleri salmışlar!
Geniş Aile (Kanal D) bildiğimiz gibi. Hikayenin bütünlüğünden ziyada diyaloglar koparıyor insanı. Ama önemli bir ayrıntı dikkatli gözlerden sanırım kaçmıyordur...
Geçen yaz çekilen fragmanda oyuncuların fiziklerine bakıyorsunuz; hepsi iki dirhem çekirdek. Hele ki Cevahir ve Mürsel bildiğin filinta gibiler...
Dizi başlıyor sonra, göbekler büyümüş, gıdılar çıkmış. Temposu bu kadar yüksek dizide insan nasıl kilo alır hakikaten?
Onun da yanıtı bölüm başına düşen birkaç sofra sahnesinde aranmalı sanırım. Sen ne dersin çekirdek çitleterek formunu koruyan Ulvi?..

Boru korosu!
Erman Toroğlu’nun reklamlarda neye düdük çaldığı ortaya çıktı. Bir boru markası Erman hocayı otomasyon sistemini tanıtsın diye reklamında oynatmış...
Filmin sonundaki Erman hocalı boru korosu, mevzubahis borunun marşını söylerken alıyor beni bir gülme krizi...
Malum boru argoda birçok anlama çekiliyor. Ve boruya yapılan bu vurgu aklınız biraz farklı çalışıyorsa gülme krizine sokuyor sizi. Vallahi sit-com niyetine izleyebilirsiniz!

HAYIRLI TIRAŞLAR!
NTV’de Canlı Gaste bir ilke imza attı. CHP Lideri Deniz Baykal’ın berberiyle canlı bağlantı kurdu. Mesele, Baykal’ın genç görünmesini sağlayan tıraşıydı...
Can Dündar için ilk bakışta münasebetsizmiş gibi görülen bu işin iyi bir fikir olduğunu söyleyebilirim. Berberler biraz da liderlerin kara kutusudur çünkü...
Dilerim Can önümüzdeki günlerde tüm liderlerin berberlerini toplayarak Türkiye’yi nasıl bir gelecek beklediğini tartışır. Tıraş deyip geçmeyin, manşetlerdeki meseleler de fazlasıyla tıraş değil mi sizce?..

Bir koltukta kaç karpuz?
Erkan Petekkaya bu akşam Hanımeli Sokağı isimli yeni dizisiyle TRT’de olacak. Aynı zamanda fragmanlarına dikkat ederseniz, yarın da Hanımın Çiftliği’nde (Kanal D) boy gösterecek. Bildiğim kadarıyla çekimlerine başlanacak Hanedan isimli dizide de başrole hazırlanıyor Erkan kardeşim. Peki nasıl yetişecek hepsine birden?..
Memlekette büyük kalibreli oyuncuları boş bırakırsanız işte böyle parçalara ayrılıyor. En doğru parçayı bulana kadar da sürüyor misafirlikleri farklı adreslerde...
Şimdi Türk Malı’nda (Show TV) başrolü oynayan Şafak Sezer de bu akşam başlayacak TRT dizisinde. Ayrıca reklamlar ve sinemada da sürekli izleyicinin göz önünde... Çok görünmek mi, etkin ama az görünmek mi; bunun yanıtını iki isim üzerinden alacağımıza eminim. Kısa bir zamanda hem de!

HAKİKATEN NASILSINIZ?
Tayfun Talipoğlu TRT’deki “Nasılsınız?” isimli programında Süper Lig takımlarının amigolarını aynı stüdyoda buluşturdu. Kendi adıma çok riskli buldum önce... Ama sonra neden, müştereklerde buluşuldu ve kavgasız gürültüsüz bitti program. Anladığım kadarıyla en mutlu Amigo Fenerbahçe’nin Sefa’sıydı. En sözü olanı da bizim tribünün Alen’i oldu. Bir de dili sürçeni vardı ki o da Bursa tribününün amigosu Selim oldu; “eşrefle” kınayıp durdu birilerini bütün gece!

Papatyam tanıtım atağındaydı!
Barcelona-Arsenal arasında oynanan Şampiyonlar Ligi derbisini Star’dan izleyeceklerini düşünenler maçın yerinde Papatyam dizisini görünce küplere bindi...
Kişisel görüşüm, eski yıllarda olduğu gibi tüm maçların, üstelik final heyecanı yaşanırken yıllardır yayınlandığı kanalda olması muhteşem olurdu. Ama anlaşma gereği yayıncı maçları şifreli ve şifresiz yayın olarak paylaştırmıştı, en başından...
Maçı bekleyenler yayını dijital platformdan ve yabancı ülkelerin uydu kanallarından izledi. Ona da ulaşamayanlar internetteki korsan sitelere saldırdı...
Papatyam ise özellikle sanal dünyada bugüne kadar görmediği bir ilgiye mazhar oldu. Bu iyi mi; reklamın iyisi kötüsü olmaz diyenlerdenseniz, evet!