Ferit Şahenk'in marka yönetim stratejisi

Salı, 09 Mart 2010 - 05:00

Bir ülkede dergi sayısının ve tirajının artması kültürel ve ekonomik zenginleşme ile doğru orantılıdır. Refah seviyesi yükselince insanlar kendilerine ve hobilerine daha çok zaman ayırmaya başlar. Farklı uzmanlık alanlarına seslenen medya kuruluşlarının sayısı çoğalır.

Almanların ünlü otomobil dergisi Auto Motor und Sport’un tirajı 500 bin civarında. Fransızca haftalık haber ve magazin dergisi Paris Match’ın 800 bine yakın satışı var. 5 milyon nüfuslu Norveç’in golf dergisi Norsk Golf 75 bin satıyor. 75 milyonluk Türkiye’de bu kadar çok satan dergi yok.

Pek çok alanda dünya ile yarışır hale gelen Türkiye dergi yayıncılığı konusunda oldukça gerilerde. Türk okurunun yıldızı dergilerle pek barışık değil. Bu güçlüğü aşabilmek için kaliteli bir ürün hazırlayıp, iyi bir pazarlama tekniğiyle doğru bir hedef kitleye yönelmek gerekiyor. Doğuş Holding bu yolda önemli bir adım daha attı. Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, Amerika’nın yayıncılık devi Conde Nast ile anlaşıp ünlü Vogue dergisini Türkiye’de yayınlamaya başladı.

“Önemli bir adım daha” diyorum çünkü Doğuş’un sahip olduğu ya da temsil ettiği NTV, Audi, Volkswagen, Porsche, Garanti Bankası, D- Marin, Select Maris gibi diğer markaların da kalite algısı yüksek.

Vogue Türkiye’nin 600 sayfalık özel sayısını dikkatle inceledim. Sadece çok parası olanların değil aynı zamanda derginin içinde sunulan ürünlere sahip olmayı hayal eden büyük bir kitlenin de keyif alabileceği bir yayın olmuş. İlk 100 sayfa neredeyse tamamen reklamlardan oluşuyor ancak o sayfaları bile derginin haber sayfalarına bakar gibi inceliyor insan. Çünkü tüketim ekonomisinin pırlantası olan reklam fotoğrafçılığı ve tasarım insan beyninin neresine dokunacağını çok iyi biliyor.

Paris’teki davette kimler vardı?

Ferit Şahenk, Vogue Türkiye dergisinin lansmanı için aralarında gazetecilerin de bulunduğu 100’e yakın misafirini Paris’e davet etti. Türk Hava Yolları’ndan kiralanan özel uçakla cumartesi günü Fransa’ya hareket eden davetliler pazartesi gününe kadar Paris’te kaldı. Doğuş Yayın Grubu’ndan Erman Yerdelen, Cem Aydın, Neyyire Özkan, Seda Domaniç gibi isimlerin rehberliğinde gerçekleşen davete katılan misafirler Paris’in ünlü oteli The Four Seasons - George V’te ağırlandı. Derginin lansmanı ise Paris’in görkemli Concorde Meydanı’ndaki tarihi Crillon Otel’de gerçekleştirildi.

Bu davete katılmak için pazar günü televizyon programımı bitirdikten sonra THY uçağıyla Paris’e hareket ettim. Benden bir gün önce Doğuş’un kiraladığı uçakla Paris’e giden misafirler Couvent des Cordeliers’te Kıbrıslı Türk modacı Hüseyin Çağlayan’ın defilesini izleme imkanı buldular. Pazar akşamı Crillon Otel’deki büyük lansman partisinde hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın tanınmış modacıları vardı. Atıl Kutoğlu, Bahar Korçan, Hakan Yıldırım oradaydı. Davette kimler yoktu ki? Son yıllarda bu kadar şık kadını bir arada gördüğümü hatırlamıyorum. Diana Şahenk’in siyah elbisesi çok etkileyiciydi. Suna Vidinli, Atıl Kutoğlu tasarımı beyaz bir kıyafetle gelmişti. Ayşe Arman’ın seçimini de beğendim. Şahenk’in davetlisi olarak Paris’e gelen Güneri Cıvaoğlu, Serdar Turgut, Mehmet Y. Yılmaz, Erdal Şafak, Tayfun Devecioğlu ve Eyüp Can Sağlık da oradaydı. İngiltere’nin eski Ankara Büyükelçisi Peter Westmacott şimdi Paris Büyükelçisi olarak görev yapıyor. Davete o da eşiyle birlikte katıldı.

Ferit Şahenk’in İstanbul’dan davet ettiği isimlerden biri de Türkiye hazır giyim sektörünün önde gelen iş adamlarından, Damat Tween ve D’S markalarının sahibi Süleyman Orakçıoğlu’ydu. Fakat Orakçıoğlu İngiliz vizesi için başvurduğu İngiltere’nin İstanbul Başkonsolosluğu’nun pasaportunu zamanında vermemesi nedeniyle Paris’e gelemedi. Orakçıoğlu gibi İngiltere’de yatırımı bulunan, çok sayıda kişiye istihdam yaratan bir iş adamı bile bunlarla karşılaşıyorsa vize sorunu çok vahim bir noktaya ulaştı demektir. Şikayetlerin giderek arttığı bir ortamda İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi David Reddaway’in artık bu sorunlara el atması gerektiğini düşünüyorum