FETÖ davasında eski yüksek yargı üyeleri hakim karşısında

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi sonrası meslekten ihraç edilen ve tutuklanan eski Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinin yargılanmasına devam edildi

13 Şubat 2018, Salı 00:04
A A
İlk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesince, Yargıtay Genel Kurul Salonu’nda görülen duruşmada, önceki celse suçlamaları reddeden eski Yargıtay üyesi Ali Yıldız, yeniden hakim karşısına çıktı.

Duruşmada, Yıldız hakkında ifade veren Ankara İdare Mahkemesi Başkanı Abdullah Şahin, eski HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur, eski HSYK üyesi Kerim Tosun ile eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem tanık olarak dinlendi.

Duruşmada ilk olarak tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi ile duruşmaya bağlanan eski HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur ifade verdi.

Okur, sanığın Yargıtay’a 2011’de yapılan üye seçiminde cemaat mensubu HSYK üyelerince istenenler arasında yer aldığını söyledi.

Bu yapının Yargıtay’daki daire başkanlığı seçimlerinde sayılarından fazla bir gücü kullandıklarını gördükten sonra bunun önüne geçmek için çalışma yaptıklarını belirten Okur, yapıya dahil olmayanları bir araya getirerek bilgilendirdiklerini, yaptıkları bu toplantılara cemaatle birlikte hareket ettiğini düşündükleri isimleri çağırmadıklarını bildirdi.

Okur, sanığın da çağrılmayan isimler arasında bulunduğunu kaydetti. Bu beyanları tek kişilik koğuşta kaldığı için vermediğini ifade eden Okur, bu yapıya mensup olanları Allah rızası için çalışan kişiler olarak tanıdığını ancak yanlış işlerini görünce karşısında durduğunu, yanlış yapanların ortaya çıkması için beyanda bulunduğunu söyledi.

Okur, sanığın seçilmesine engel bir durum olmadığını ancak bu kriterleri taşıyan yaklaşık bin kişi bulunduğunu, kıdemi yetse bile bu bin kişi içinde 160’a girmenin kolay olmadığını dile getirdi.


CEMAAT MENSUBUYSANIZ İÇİNDEKİLERİ BİLİRSİNİZ


Daha sonra Ankara İdare Mahkemesi Başkanı Abdullah Şahin tanık olarak ifade verdi. Şahin, 2004-2011 yılları arasında Teftiş Kurulu Başkanlığında görev yaptığını, sanığı da orada tanıdığını belirtti. Abdullah Şahin, "Sanığı o yapıya mensup biliyorum. 2011 eylül ayına kadar ben de o yapıdaydım. Benden hukuksuz şekilde bazı hakimlerin üzerine gidilmesi, bazlarının korunması gibi talepleri olunca ters düştük. Rest çekip ayrıldım." dedi. Cemaatte yer aldığı dönemde Yıldız ile aynı grupta olmadığını aktaran Şahin, bu nedenle himmet verip vermediğini bilmediğini, bir toplantıda görmediğini söyledi.

Sanık avukatının "Toplantılarda görmediyseniz nasıl bu kadar net bir şekilde bu yapıya mensup olduğunu söyleyebiliyorsunuz?" sorusu üzerine Şahin, "Cemaat mensubuysanız içindekileri bilirsiniz. Siz içinde olmadığınız için anlayamazsınız." ifadesini kullandı.

FETÖ üyeliğinden tutukluyken itirafçı olarak tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan eski HSYK Başkanvekili Ahmet Hamsici, sanığı HSYK Teftiş Kurulunda görev yaptığı dönemden tanıdığını belirtti. Hamsici, Yargıtay üyeliği seçiminde sanığın isminin cemaat mensubu Kurul üyelerince seçilmesi istenenler arasında yer aldığını aktardı.

Sanığın örgüt toplantılarına ya da faaliyetlerine katıldığına ilişkin somut bilgisi olup olmadığı sorulan Hamsici, "Cemaatin yapılanması farklı. Mesela HSYK’da sadece Kurul üyeleri bir araya gelirdi. Sanık teftiş kurulundaydı, onun durumunu bilmiyorum. Bu nedenle bir cemaat toplantısında bir araya gelmedik." diye konuştu. "Kendinizi kurtarmak için mi bu ifadeyi veriyorsunuz?" sorusu üzerine Hamsici, "Ben baskı, işkence görmedim. Darbe girişimini onların yaptığına kanaat getirdiğim anda itirafçı olmaya karar verdim." karşılığını verdi.
 

O TARİHTE ZATEN HERKES TOPLANTILARA MASUM KATILIYORDU


Eski HSYK Üyesi Kerim Tosun da sanık Ali Yıldız’ın dönem arkadaşı olduğunu, 2010’a kadar farklı yerlerde görev yapmaları nedeniyle görüşemediklerini savundu. Ali Yıldız’ı herhangi bir cemaat toplantısında görmediğini, himmet adı altında cemaate para verip vermediğini bilmediğini ileri süren Tosun, Yıldız’ın örgütsel bir faaliyetine de şahit olmadığını iddia etti.

Tosun, 2010 Anayasa değişikliğine ilişkin referandumun ardından yeniden şekillenecek HSYK üyelerinin belirlenmesi için o dönem savcı olan eski HSYK Genel Sekreteri Mehmet Kaya’nın evinde toplantı yaptıklarını anlattı. "Bakanlık ve cemaatin listesinde kimler olacağıyla ilgili" yaklaşık 20 kişinin katıldığı bu toplantıya Ali Yıldız’ın da katıldığını belirten Tosun, "O dönemde milliyetçi muhafazakar arkadaşların katıldığı bir toplantı olarak düşünüyordum. Sonradan buraya katılanların cemaatçi olduğunu anladım." şeklinde konuştu.

Bu ev toplantısına katılmadığını savunan sanık Ali Yıldız, tanık Tosun’a, "O toplantıya sizin gibi masumca, ne olduğunu bilmeden katılanlar olmuş mudur?" diye sordu. Tosun, "O tarihte zaten herkes toplantılara masum katılıyordu. Adalet Bakanlığı da destekliyordu." dedi.


CEMAAT MENSUPLARI TARAFINDAN İSMİ GÜNDEME GETİRİLDİ


Tanık olarak dinlenen eski Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem ise sanığı uzaktan tanıdığını, cemaat mensubiyetine dair somut bir bilgiye sahip olmadığını ifade etti.

Yüksek yargıya üyelik seçimlerinde cemaate mensup HSYK üyeleri tarafından Yıldız’ın adının Yargıtay üyeliği için önerildiğini belirten Erdem, "Teftiş kurulu içinde efendiliğiyle bilinen bir arkadaştı.

Kimse hakkında konuşmazdı, sicilleri ve terfileri de iyiydi ama cemaat mensupları tarafından ismi gündeme getirildi. Biz de sicili iyi olduğu için itiraz etmedik. Ben de kendisine oy verdim. Somut olarak örgütsel faaliyetiyle ilgili bir bilgim yok. Yargıtay’a üye seçildikten sonra da olumsuz bir şey gelmedi. Beyefendi kişiliğiyle tanınırdı." sözlerini kullandı.

Gelen belgelere ve tanık anlatımlarına karşı söz verilen sanık Ali Yıldız, tanıkların beyanlarında kendisini suçlayan somut bir ifade bulunmadığını savundu.

ByLock kullandığı tespitini de kabul etmeyen Yıldız, İstanbul’da aynı suçtan yargılanan aynı adlı başka bir hakim ile kendisinin ByLock tespitinin karıştırıldığını iddia ederek, tahliyesine karar verilmesini istedi. Verilen aranın ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.

Buna göre sanığın tahliye talebi reddedilerek tutukluluk halinin devamına, duruşmanın 22 Mayıs 2018’e bırakılmasına karar verildi.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;