Fidan, dengeleri değiştirecek

Cuma, 13 Şubat 2015 - 05:34

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Hakan Fidan’ın müsteşarlığı döneminde daha önce hiç olmadığı kadar öne çıktı. Bu durum sadece MİT’in iradesi ve arzusuyla gerçekleşmedi.

[[HAFTAYA]]

Hükümetin tercihi de bu yöndeydi. Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde atıldı pek çok adım. MİT olağanüstü yetkilerle ve imkânlarla donatıldı. Mısır’da Muhammed Mursi’nin indirilmesi ve yerine Abdülfettah El Sisi’nin geçtiği dönemde Türkiye’nin oradaki çıkarlarının korunması için MİT sahaya indi. Suriye’de Beşar Esad’ın görevden uzaklaştırılması girişimlerinde MİT açıkça ön safta yer aldı. MİT; Somali’den Sudan’a, Libya’dan Irak’a kadar geniş bir coğrafyada misyonlar üstlendi. Hatta İran ve İsrail arasında en çok tartışılan isim oldu.

IŞİD, El Kaide ve Nusra gibi terör örgütleriyle konuşulması gereken anlarda MİT devreye girdi. Rehin alınan Musul Başkonsolosluğu çalışanlarının Türkiye’ye getirilmesi operasyonu da MİT’in koordinasyonunda gerçekleşti. Kuzey Irak’ta Barzani, Suriye’de PYD haberleşme ve mesaj trafiğinde MİT kanalları devreye girdi. Türkiye’nin nerede oyun planı bozulsa “imdat kolu” olarak MİT sahadaydı.

HDP ile yasal ve meşru görüşme süreci hükümet mensupları tarafından yönetilirken özellikle İmralı ve PKK ile görüşme trafiğinde yine Hakan Fidan başroldeydi. Bu konuda kişisel tecrübesini, bilgi birikimini ve müzakere becerisini doğrudan ortaya koydu. Şu ana kadar görebildiğim kadarıyla Kandil ve İmralı’dan, Hakan Fidan’ın etkinliği ve katkısı konusunda bir şikâyet de gelmedi; aksine, bir güven ilişkisinin tesis edildiği anlaşılıyor. Paralel yapı tartışması, son dönemin en az bunlar kadar önemli başka bir konusu.

Hatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gözüyle bakılacak olursa birincil tehdit bu alandan geliyor. Fidan, Erdoğan ile birlikte bu konunun en kritik kişisi durumunda. Nitekim 7 Şubat sürecinde neler yaşandığı herkesin malumu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hakan Fidan’ı sır küpü olarak nitelendirmesi ve siyasete girmesine karşı çıkması, işin bir tarafıdır.

Diğer tarafı ise AK Parti’nin önemli isimlerinin ve özellikle Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, Fidan’a siyaset yolculuğunda tam destek açıklamasıdır. Fidan’ın çok fazla dosyaya bu kadar derinlemesine hâkim olması, konunun tarafları bakımından hem büyük avantaj hem de dezavantajdır. İşte, bütün bunlardan ötürü Haziran seçimlerine giderken Türkiye’deki en kritik gelişme Hakan Fidan’ın AK Parti’den milletvekili adayı olmasıdır. Fidan’ı siyasete girmeye yönelten sebepler ne olursa olsun iç politika dengelerinin köklü olarak etkileneceğini yakında göreceğiz.

Yandex.Metrica