Flaş! Yüzyılın dizisi yola çıktı...

Cumartesi, 19 Haziran 2010 - 05:00

Aşk-ı Memnu (Kanal D) bitince ne yapacağı merak edilen Firdevs’in yani Nebahat Çehre’nin yeni adresi belli oldu. Muhteşem Yüzyıl isimli yeni bir diziyle Show TV’de olacak tecrübeli yıldız... Kanuni Sultan Süleyman’ı oynayacak Halit Ergenç’le başrolleri paylaşacağı dizide Valide Sultan’ı canlandıracak Nebahat Çehre. Ve iddia o ki önümüzdeki sezonun en pahalı işlerinden biri olacak bu... Madem detaya girdik. O tarihin en önemli karakterlerinden Hürrem Sultan rolüne hayat verecek isim henüz belirlenmemiş. Yapımcı ve kanal yöneticileri isimler üstünde çalışma yapıyorlar... Hürrem’e en iyi ben hayat veririm diyen bir aktris varsa adresi verdim. Şimdiden zile bassanız iyi olur...

Behlül ne zaman tıraş oldu?

Hep biz bulacak değiliz. Bu ülkede bir eleştirmenden çok daha şiddetli ayrıntı avcıları var. Siyah İnci takma ismini taşıyan bir okurumuz Behlül efendinin damat tıraşına takmış... Bakın nasıl saydırıyor; “Aşk-ı Memnu (Kanal D) dizisinin dün akşamki bölümünün ilk sahnesinde Behlül ve Nihal şiddetli bir kavga ediyorlar. O sırada Behlül’ün yüzünde birkaç günlük sakalı var... Sonra Adnan Bey geliyor ve Nihal ağlayarak odasına çıkıyor. Behlül de arkasından gönlünü almak için çıkıyor... Maşallah, bu Behlül tabi, hızına yetişmek mümkün değil. Hemen sonraki sahnede Behlül ve Nihal’i odada görüyoruz. Behlül’de sakalın eseri kalmamış... Sanırım artık dizi bitiyor diye devamlılık kavramını da çok önemsemiyorlar yapımcılar. Ayrıca Adnan ile Bihter’in evlilik yüzüklerinin de neden birbiriyle alakasız olduğunu anlayamadım. Evliliklerine bir gönderme olabilir mi?”

Eda anneleri çıldırtıyor...

Vallahi anneler bizim Unutulmaz (atv) Eda’ya öfkeli. Salıncakta salınırken aklına gelen “Bebeğim aç mıdır?” sorusu üzerine bakıcıyı arayıp “Sütünü içti mi?” diye soruyor ya; hakikaten sopalık bir durum... İsmini vermeyen bir çalışan anne diyor ki; “Sakın ola doğurmak isteyen kadınlar Eda’yı örnek alıp girişmesinler bu işe. O, bir annenin nasıl olması gerektiğinin değil, neyi yapmaması gerektiğinin sembolüdür”... Aman senaristler, tamam aşkı kutsayacaksınız ama anneliği de yerin dibine sokmayın. Elçiye zeval olmaz...

Başbakan da itiraz edecektir!

Rumeli Hisarı meselesinde ilginç bir gelişme oldu. Kültür Bakanlığı hisarı Opera Festivali bünyesinde 15 günlüğüne Devlet Opera ve Balesi’nin kullanımına açtı... Oysaki sezon boyunca kalenin tamiratı için hiçbir etkinlik düzenlenmeyeceğini açıklamıştı bakanlık yetkilileri. Üstelik milyonlarca liralık gelir kapısına rağmen... Eski bir opera koristi olarak bu gelişme beni duygulandırdı. Ama aynı şiddette üzdü de. Bu ülkede Başbakan’ın bile serin yaz akşamlarında sevdiği şarkıcılarla ezberindeki şarkıları söylediği bir mecraydı Rumeli Hisarı... Devletin operasına açtığı kapılarını halkın sanatçılarına kapadı. Opera gibi yüksek bir sanatla, popüler sanat arasında bir makas bulamıyorum ben... Yetkililer İstanbul ahalisinin ortak lezzet alanını kafalarına göre açıp kapayarak neyi koruduklarını sanıyorlar acaba?.. Ben anlamam. Hisar konserlerini geri istiyorum. İstanbul’a en çok yakışan mücevherdi çünkü o konserler...

Nihat Hoca'nın adresi net!

Kandil Özel programıyla (Star TV) Nihat Hatipoğlu izlenebilir bir saatte izleyici karşısına çıktı. Hoca belli ki sabah çok tenha bir alanda olduğunun farkına varmıştı...

Haber programlarının karşısında yer alan, sadece ilgilisinin izleyeceği tenha bir alanda yani. Neyse...

Belki bu yüzden coşkulu bir Regaip Kandili idrak ettik sayesinde. Dualar art arda geldi. İlahiler, muhabbetler filan derken programın sonunda bir açıklama yaptı...

“Ramazan’da iftar ve sahurda Star ekranında olacağız. Şu tarihlerde de çeşitli illerde konferanslarımız var”...

Önemini soracak olursanız, Nihat hoca kitleye adresinin değişmediğini söylemenin yanı sıra, ben hâlâ ekrandayım göndermesini de ekleyerek reytingi önemsediğini vurgulamak istedi...

Belli ki tenha sabahlar hocayı çok da mutlu etmiyor artık. O da izlenme rekorları kırdığı Ramazan ayını iple çekiyor yani...

Sanatçı dediğin budur!

SKY Türk uzun bir süredir izleyemediğim bir kanal oldu. Uyduda bir problem mi var, benim platformumdan mı çıktı bilemiyorum... Ama iş için geldiğim İzmir’de bir otel odasında kanallar arası bir turda rastladığım için sevindim SKY Türk’e... Tam da iki has adamım vardı ekranda. Güzel Haberler isimli programıyla televizyon macerasını giderek bir üst eşiğe taşıyan Burhan Şeşen ekrandaydı, bu bir... Şivesi kadar akıcı Karadeniz aklıyla tüm zamanların en iyi müzisyenlerinden Fuat Saka da tam onun karşısındaydı, bu da iki... İşte bu iki makul nedenden dolayı takıldım programa. Fuat Saka, çağının sanatçısı olarak yakın zamanda Sinop’a kurulması düşünülen nükleer santrale şerh koydu... “Çocuklarımız ölecek, radyasyon kuşakları zehirleyecek” dedi. Ve bunu dediği için bir dönem Almanya’da çok sayıda aydının terörist ilan edildiğini ekledi... Fuat Saka’daki duyarlılığın onda birinin bu ülkeyi bir yerlere sürükleyenlerde olmasını diledim o an. Ya da festivallerde küpünü doldururken “hiçbir şey demeyen” kolpa sanatçılarda...

Mümkün mü; elbette değil. Ama olsun bu toprak Saka’lara suyunu verdi, Saka’lardan suyunu içti. İşte bu yüzden bir şeylerin değişmesi için yine Saka’ların yaşadığını bilmek haberlerin en güzeli. Ne mutlu...