Futbolcu Jose Luis Ponce banka soymuştu! Gerçek bir La Casa de Papel hikayesi...

Son günlerin popüler dizisi La casa de papel mi? Tamamen kurgu. İspanyol futtbolcu Jose Luis Ponce'nin banka soyması mı? Tamamen gerçek. Yıl 1974... Adı geçen futbolcu sadece banka soymadı, iki kişiyi de vurdu. Üstelik bugün hayatta ve hapiste değil. İşte gerçek La casa de papel hikayesi...

12 Mart 2018, Pazartesi 12:06
A A

Sıkı durun şimdi size gerçek bir La casa de papel hikayesi anlatacağız. Üstelik işin içinde bir İspanyol futbolcu, iki yaralama, iki soygun ve her şeyin ters gittiği bir hayat var.

Yanına güneş gözlüğünü, peruğunu, sahte sakalını aldı. Ayrıca iki adet de silah. Biri Smith & Wesson tabanca, öteki tüfek. Plan şuydu: Murcia İberya Bankası'nı soymak. Tereddüt olmamalıydı, hızlı hareket etmeliydi. 

Bankaya girecek, korumaları etkisiz hale getirecek ve paraları çantaya koyacaktı. Para derken konuştuğumuz miktar yaklaşık 1 milyon... 1 milyon peseta.

Bankanın dışında kapının yanında sarışın 26 yaşında bir fizik öğretmeni olan sevgilisi bekleyecekti ki bu sevgili Murcia'nın önde gelen ailelerinden birinin kızıydı. 26 yaşındaki sarışın dışarıda çalışır haldeki otomobilin içinde bekleyecekti. Amaç hızla kaçmaktı. Aracı polis arayacağından kısa süre içinde ondan kurtulmak da planın bir parçasıydı.  Plan kusursuz görünüyordu. Yoksa kusursuz değil miydi?

Önce kimden bahsettiğimizi söyleyelim. Adı: Jose Luis Ponce. İspanyol futboltakımlarından Real Murcia'nın sağ beki. Aslında iyi bir forvetti ancak daha sonra sağ beke evrildi.

60'lı yılların başında Ourense'de oynadıktan sonra Contacnia de Inca de Mallorca7ya transfer oldu. Daha sonra katıldığı Alabcete'de bir defans oyuncusana dönüştü. 800 bin pesetaya Elche'ye transfer olduktan sonra herkesi şaşırtarak Kanada takımlarından Toronto Falcons'a gitti. Bu macera kısa sürdü. Albacete'ye döndü. Daha sonra Cordoba, Calvo Sotelo derken kendini Real Murcia'da buldu. Kariyerinin en kötü dönemini de burada yaşadı. 

JOSE LUİS PONCE AMFETAMİN BAĞIMLISI OLDU Bir gün maçtan yarım saat önce masörünün verdiği hapı aldı. Vücudundaki ağrıları geçirmek niyetindeydi. Ancak bilmediği bu hapın performans artırıcı özelliği olduğuydu. Bahsettiğimiz hap amfetamindi.  60'lı yıllarda İspanya'da bu hap aspirin gibi reçetesiz olarak eczanelerde satılıyordu. Ponce yıllar sonra bu hapın kendisini bağımlı hale getirdiğini itiraf edecekti. Bu bağımlılık halindeyken çok para kaybetti, her yere borçlandı. Murcia takımından ayrıldı. Artık 32 yaşındaydı. Marsilya'dan gelen teklifi kabul etti ve Fransa'ya giriş yapamadı.

İşte o an dibe vurduğu andı. Andorra'ya geçip bir tüfek, bir tabanca ve birkaç kutu mermi satın aldı.  Tüfeğin arabanın çamurluklarından birinin altına, tabancayı ise yağ filtresine saklayıp sınırdan İspanya'ya geçti. Sonra ünlü banka soyma planını yaptı. Sabırla bekledi. 7 Ekim 1974 tarihinde harekete geçti. Planlandığı gibi sevgilisi Purita kapıda arabanın içinde beklemeye başladı, o silahlarıyla bankaya girdi. Bonnie ve Clyde hikayesini andırıyordu.

Futbolcu Ponce şaşırtıcı biçimde planında başarılı oldu ve bankayı soymayı başardı. 1 milyon 707 bin pesetayla bankadan kaçmayı başardı. O dönem için bu önemli bir miktardı. O dönem banka soymak o kadar da zor değildi aslında, zor olan parayı ne yapacaklarıydı.  Ponce ganimetiyle borçlarını ödedi, üzerindeki kredi yasağını kaldırdı. Torrevieja yakınlarında bir çiftlik satın aldı. Hepsi yarım milyon peseta tuttu.  Paranın tadını alan Ponce, ilk soygunun ardından birkaç gün geçince ikinci kez banka soymak için harekete geçti. Hep dedikleri gibi bir hırsızın en büyük günahı hırsızlık değil, gururdur.

İkinci banka Murcia'dan 30 kilometre uzaklıktaki Alicante'deki Caja Rural Central de Orihuela'ydı.  Banka soyarken tabanca almasına rağmen Ponce'nin aklında olmayan tek şey bu sırada birini vurmaktı.  Korktuğu başına geldi. Bankadaki görevlilerden üçü Ponce'nin silahının sahte olduğunu düşünüp üstüne saldırdı. Panikleyen Ponce üç el ateş etti. Biri zemine isabet etti, öteki müdürün ofisine, sonuncusu da pencereden sokağa gitti. Bir kişi omzundan ötekisi yüzünden vuruldu. Şoke olan Ponce bir an evvel kaçmaya karar verdi ve sadece tezagahın üzerinde olan 204 bin pesetayı yanına alarak kaçtı. Halbuki tezgahın altında daha 6 milyon peseta vardı.

İlk soygunda olduğu gibi yine araçla belirli bir noktaya kadar kaçıp daha sonra otomobili ateşe verdi. Ancak orada oynayan birkaç çocuk vardı ve bu çocuklar onun yüzünü görüp ilerleyen günlerde polise durumu bildirecekti.  İkinci soygundan başarıyla ayrılan Ponce, yüzünün görüldüğünden habersiz biçimde hayatına devam etti. Hatta Real Murcia takımıyla antrenmanlara çıkmaya başladı. O sıralarda yerel basın Real Murcia defansının iyi olmadığından bahsediyor, takviye gerektiğini yazıyordu. İspanyol kulubü de durumun farkındaydı ve bu yüzden eski oyuncuları Ponce'nin boşta olduğunu duyup onu antrenmanlara çağırdı.

Ponce de rutin olarak futbol hayatını geri döndü. Ne kulübün ne de şehrin onun ne yaptığından haberi yoktu. Takımın defans oyuncusu iki kez banka soymuş, iki kişiyi vurmuştu.

Peki sonra ne oldu? Polis, çocukların sayesinde Ponce'nin izine ulaştı ve onu tutukladı. Ponce, suçlu olduğunu kabul etti. Onunla birlikte sevgilisi Purita da tutuklandı. Ancak İspanyol futbolcu soygunları yalnız başına gerçekleştirdiğini söyledi. Hırsızlık, şiddet ve ateşli silahla yaralamayla suçlandı.

Bugün 82 yaşında olan 56 yıllık gazeteci Juan Ignacio Ibarra'yla tanıştıralım. Soygunların yaşandığı dönemde Linea de Murcia gazetesinde çalışıyor, aynı zamanda Radyo Juventud için Real Murcia takımını takip ediyor ve Ibarra Stadyumu adıyla bir program yapıyordu. 

İkinci soygunun olacağı gün futbolcu Ponce yakından tanıdığı Ibarra'nın yanına geldi ve otomobilini ödünç istedi. Ibarra'nın arabası eskiydi, birkaç gün önce yenisini almıştı. Hayır demedi. Ancak Ponce son anda vazgeçti, pişman olmuştu, arkadaşının aracını soygunda kullanmak istemiyordu. 'Sen de kalsın, ben başka bir tane buldum' dedi.

Ibarra, Ponce'den bahsederek 'Çok iyi bir insandı, harika bir arkadaştı. Sanırım aldığı haplar onun dengesini bozdu. Tutuklandığı günü hatırlıyorum, radyo için polisle röportaj yapmıştım. Herkes şaşkındı. Kimse böyle bir şey olabileceğine inanmıyordu. Çünkü çok sempatik bir adamdı. Onun böyle bir şey yapması saçmalıktı. Ancak sonunda o da herkes gibi bir insandı, yanlış yaptı ve hatasının cezasını ödedi' diyor.

O dönem Franco'nun baskı rejimi İspanya'da hakimdi. Madrid'de inşa edilen ve 2008 yılında yıkılan Carabanchel Hapishanesi'nde 6 yıl ceza aldı. Hapisteyken cezaevinin futbol takımının antrenörlüğünü yaptı, beden eğitimi dersleri verdi. İyi hali nedeniyle erken tahliye edildi. Gazetelere 'Banka soyguncusu futbolcu' olarak manşet olan Ponce bugün karısı Maria ile birlikte Murcia'da yaşıyor. Öncesinde uzun süre Los Angeles'ta yaşamıştı. Üç çocuğu var ve futbolcu menajerliği yapıyor.