'Galatasaray haddini aşıyor'

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Milliyet Gazetesi'nin 60. yılı nedeniyle verdiği özel röportajda Lube Ayar'a çok özel açıklamalar yaptı

Salı, 01 Haziran 2010 - 10:33

'Galatasaray haddini aşıyor'

Lube Ayar'ın, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'la yaptığı çok özel röportaj...

- Yeni bir golcü gelecek değil mi?

Panik yok! Gereken yapılacak. Herkesin korkusu aynı, Fenerbahçe alıp başını gidecek ve ayrılacak, söylüyorum bak! “Tek büyük var, Fenerbahçe” diyorum.
Niye? Biz hiçbir zaman diğer kulüplerle ilgili, “Bu şunu yensin, bu da şöyle olsun” demedik. Hep kendimize baktık, başkasına değil.

Kimseden yardım talep etmedik, kimsenin de kimseye bizim için birşey yapmasını istemedik. Ben kapalı konuştum ama sen açık anlarsın! Şimdi belli noktaya geldik. Bu sene bütçemiz 250 milyon dolar, seneye bu 300 milyon dolar olacak. Fenerbahçe, artık kendi kendini katlamaya başladı.

Korktukları da bu, Fenerbahçe’ye yetişemeyecekler artık! Amatör branşlarda bile olmaz denilen şeyler yaptık, o kadar büyüdük ki. Biz heryerdeyiz. Karşımızda da bazı kulüpler var. İster istemez toplanıyorlar ve bir bütün oluyorlar bize karşı. Sıkıntı bu!

- Anelka, benim için çizginin aşıldığı yerdi. Ondan sonra neden düştü golcü profili?

Anelka’dan sonra kim geldi? Kezman, çok önemli bir oyuncuydu ama geldi oynayamadı. Güiza, çok önemli oyuncuydu. Güiza’yı aldık ama Avrupa şampiyonası devam ettiği için söyleyemedik kimseye.

Ömer Güvenç duymuş bunu, sordu bana, “Haberim yok benim” dedim. İnanamadılar Güiza’yı aldığımıza. Gelenlerin hepsi iyiydi.

- Simon Kuper, “Türk futbolu bıraksın artık Latin sevdasını, yüzünü Avrupa’ya dönsün” diyor. Ne dersiniz?

Aynen katılıyorum. Transfer politikamıza da yansıyacak bu zaten. Ama her yanımız çelişki. Bir yandan Avrupa Birliği (AB) sevdası var, doğru ya da yanlış ayrı konu.

Hedefin buysa, sporda da sınırları aşman lazım. AB futbolcularını yabancı statüsünde görmeyeceksin o zaman. Kıta dışından olana da 3-5 bir sınır koyarsın. Ve bütün tartışmaları ortadan kaldırırsın. 30-40 milyon Euro bonservis bedeli verip futbolcu alabiliriz

- 10 yıl sonra Fenerbahçe’yi nerede görüyorsunuz?

Fenerbahçe, bütün branşları ile Avrupa’da ses getiren bir kulüp olacak. Hangi branşta olursa olsun, Avrupa’da bir sporcuya Fenerbahçe dediğin zaman gelir.

Çünkü Avrupa’da önemli bir ismimiz var ve sporculara parasını ödüyoruz. İlerleyen yıllarda, benim olup olmamam önemli değil, Fenerbahçe aştı bunları.

Sen diyorsun Anelka! Ben de diyorum ki; “Ya bu gelir mi?” dediğin yıldızlar düşecek bu şehre, gelecekler Fenerbahçe’ye, bunu bil! Şu anda istesek, 30-40 milyon Euro bonservis bedeli verip, futbolcu alabiliriz.

- Peki bu yıl istemiyor mu Fenerbahçe?

Fenerbahçe istiyor ve yapacak. Önümüzdeki 10 yılda, bu durum devamlılık arz edecek. Şimdi aklımızda dolaşan, “Olur mu?” dediğimiz her şey olacak.

Bu kesin, çünkü merdivenlerden atlayarak gidiyoruz. Önümüzdeki beş yıl çok önemli Fenerbahçe için. Fenerbahçe beş yılda hayallerimizde görebileceğimiz noktalara gelebilir. O seçimin sonucu belli zaten

- Üç yıl üst üste şampiyonluk sözünüz ne olacak?

Ee verdik söz, olmadı, sözümüzü tutamadık. İnsanların hedefi olmalı, hedef olmadan bir yere varılmaz. Türkiye’de insan bir hedef koymaya korkuyor, hemen aleyhinize kullanıyorlar.

Bu arada o hedefi seçim kazanmak için koymadım. O seçimin sonucu belli zaten. Seçim kazanmak için söz vermeye falan ihtiyacım yok! Kulübün bir hedefi olsun, herkes bunun için çalışsın, diye söyledim.

- Neden hedefi Avrupa’da başarı için koymadınız?

Artık hedefimi söylemem. Söyleyince aleyhime kullanıyorlar. Yaşayınca göreceğiz. Topun canı istemedi

- Trabzon maçının Denizli’den farkı neydi sizce?

Ben üzüldüm, şuna üzüldüm; iyi oynadık, oyuncular ellerinden gelen her şeyi yaptı. Olmayınca olmuyor. Prekazi’nin Monaco’ya attığı golden sonra ettiği bir lafı var, “Topun canı var” diye. Gerçekten öyle. Top istemedi.

Son 3 dakikada 3 tane pozisyon var. Şimdi o noktadan sonra başkalarını suçlamak olmaz. Çünkü oraya kadar gelmişsin! Bir suç varsa, benimdir dedim zaten. Güiza’nın açılacağı da yok galiba!

- F.Bahçeliler iki senedir “Güiza çilesi” çekiyor. İspanya gol kralı falan ama açılamadı gitti! Açılacağı da yok galiba! (Gülüyor).

Bırakayım gideyim herkes kurtulsun!

- 2006’da duygusal davranıp, istifa ettiniz. Trabzon maçından sonra da çıktı bazı söylentiler!

Oraya kadar getirdik, olmadı, ne yapalım? Ben sadece soyunma odasına girdim. “Seyirci tribünleri yakıyor, suçlu ben. E o zaman bırakayım gideyim, herkes kurtulsun” dedim. Kimseye bir şey söyleyemeyecek miyiz?

- Seyrantepe Stadı ile ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunu yazdım Milliyet’te...

Yazını okudum. Değinecektim basın toplantısında, konuyu dağıtmak istemedim. Ama cevap vereceğiz ona.

- Ben alayım cevabınızı işte!

Işın Çelebi, “Fenerbahçe stat yapmadı, revizyon yaptı” yorumunu yaptı Milliyet’e. Hayır, biz yıktık yaptık. Bu stat taraftarımızın, kulübümüzün imkanları, yöneticilerin maddi katkıları ve şirketlerinin olanaklarıyla yapıldı.

Projeyi arkadaşımız Nihat Özbağı yaptırdı. Bizim makinelerimiz, mühendislerimiz burada çalıştı. Stadı normal bedelinden daha ucuza mal ettik. Çünkü bir müteahhit kârı ödemedik, kendimiz başında durduk taşeronlara yaptırdık. Bu stadın yapımı 100 milyon dolardan aşağı değildir.

Sattığımız koltuklarla, bir kısmını da bankalardan alarak, Migros ve Telsim’in katkılarıyla biz bu stadı yaptık. Kasada bir lira bile yokken yola çıktık ve tamamladık. Fenerbahçe’nin kendi imkanlarından başka güvencemiz yoktu.

Şükrü Saracoğlu ile ilgili ‘kaçak yapı’ söylentilerinin nedeni nedir?

Bizim stadı iyi incelemek lazım. Bu arazi, eski başkanlarımızdan Şükrü Saracoğlu zamanında kulübe verilmiştir. 1950’lerden sonra devletin Fenerbahçe’ye, “Gelin buraya 42 bin kişilik bir stat yapalım, ortak kullanalım” teklifi gündeme geliyor. Bu teklifin sonunda bir protokol imzalanıyor.

Fakat iki senede yapılacak stat, 15 senede yapılıyor. O günkü şartlarda Fenerbahçe’ye, “Burada 200 kişi çalışacak” demişler. Gelirin yüzde 50’sine ve ömür boyu maçların burada oynanması karşılığında stat tamamen devlete verilmiş.

Yani arazi bizimken, yeni stadın yapılması sırasında yapılan anlaşmalarda devlet bunu kötüye kullanmış ve stadı olduğu gibi elimizden almış. Peki biz ne yaptık? Bu durumdaki stadı yeniden kiraladık. 49 yıl için 75 milyon dolar kira ödeyeceğiz. Tribünleri teker teker yıkarak, paramız olmadığı için, yettikçe yeni kısmına başlayarak bu stadı yaptık.

100 milyon dolar civarında para harcandı buraya. Öbür tarafta Galatarasay’ın olayına baktığınızda Ali Sami Yen Stadı, devletin stadı, devletin arazisi, devletin malı. Devlet bunun kullanım hakkını vermiş Galatasaray’a. Ve şartlar yerine getirilmediği için bu hak kaybedilmiş. Sonuçta bu stat ellerinden çıkması gerekirken, devlet gitmiş Seyrantepe’de başka bir araziyi tahsis etmiş.

Üstelik bir kooperatife aitken, araziyi başka şartlarda ele geçirmişler. O kooperatifle anlaşarak orada rant getirecek beş bin konut, onun yanında stat yapılması gibi pozisyonlara girmişler.

Bunun üzerine konan tepkilerden sonra devlet orada bir stat ve bir hastane yapılmasına karar vermiş ve bunu yapmıştır. Ve biz de bunu destekledik. Bu ülke için yapılacak her şeye destek vereceğimizi söylediğimiz için, o sözü verdiğimiz günden bu yana, bu konuyla ilgili tek laf etmedik Fenerbahçe olarak.

5