Galip/mağlup

Pazartesi, 18 Ağustos 2014 - 05:00

Çoğunluk tahakkümüne kalkışmak ne kadar fena ise, azınlık kompleksi içinde küstahlaşmak da o kadar fena. Ne galibiyet şımarıklığına gerek var, ne de mağlubiyet ezikliğine. Yensen de yenilsen de hazımlı olmayı öğreneceksin.

[[HAFTAYA]]

*

Yüksek oy aldığın şehirleri kendi malın sayamazsın hey... Ne Hakkari HDP’nin mülküdür, ne İzmir CHP’nin mülkü, ne de Konya AK Parti’nin mülkü... O topraklar hepimizin. Fakat hayır. Sivastan öteye gitmeyi deplasman maçına çıkmak gibi algıladığımızdan beri, sahilleri de özel plajımız zannettik. Hayrola? Hepimizin birer arka bahçesi mi var yahu? Kimin icadı bu? Tapulu arazime gecekondu kurdurtmam ne köhne bir mantık? Siyasette tapulu arazi olur mu?

*

Bir de şu var. 11 tane Cumhurbaşkanı geldi geçti. Peki, Cumhurbaşkanlığı bittikten sonra bir-iki basamak inip Başbakanlık yapan ama daha sonra da düz milletvekilliğiyle yetinen kim? Sadece İsmet Paşa... Kurtuluş Savaşı kahramanı İsmet Paşa... Başka örnek yok... Diğerleri hep evlerine döndü. Eğer Abdullah Gül de İsmet Paşa gibi bir tevazu göstermek isterse, Dışişleri Bakanlığı, fevkalede uygun bir yer değil mi?