Garipoğlu: Benim yüzümden kızları öldü

Münevver Karabulut'a yönelik vahşi cinayetle ilgili davanın ilk duruşması olaylı geçti

Perşembe, 11 Şubat 2010 - 11:48

Garipoğlu: Benim yüzümden kızları öldü

Münevver Karabulut'un öldürülmesiyle ilgili davanın ilk duruşması gergin başladı. Cinayetin tutuklu sanığı Cem Garipoğlu duruşma salonunda, Münevver Karabulut'un kardeşi Enver Karabulut'un saldırısına uğradı.

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada İbrahim Enver Karabulut, yanında getirdiği şırıngada bulunan sıvıyı olay gününü anlatan Garipoğlu’na doğru sıktı. Bu sırada, güvenlik güçlerince müdahale edilen Karabulut ile üzerine ve vücuduna şırıngadan çıkan sıvı bulaşan Garipoğlu, duruşma salonundan dışarı çıkartıldı. Salonda da nefes almayı zorlaştıran keskin bir kokunun yayıldığı öğrenildi. Enver Karabulut, ifadesinde ''Şırınganın içindeki tuz ruhu ve çamaşır suyu karışımıydı'' dedi.


YUMRUK ATMAYA DA ÇALIŞTI

İbrahim Enver Karabulut'un şırıngalı saldırısı, avukatları Rezan Epözdemir'in Cem'in çevresindeki jandarma ile polisin açılmasını istemesi sırasında oldu. Rezan Epözdemir, Cem'in etrafındaki güvenlik görevlilerine “Göremiyoruz. Biraz çekilin. Göz göze bakalım” dedi. Tam bu sırada İbrahim Enver Karabulut, Cem'e saldırdı ve elindeki şırıngayı saplamak istedi. Ancak güvenlik görevlileri Enver'i engelledi. Enver bu sırada Cem'e “Senin kafanı keseceğim” diye bağırdı.

Nefes almayı güçleştiren koku nedeniyle salondakilerin bir kısmı kendini dışarı atarken, duruşma salonunda tam anlamıyla kargaşa yaşandı. Sıvının, bazı gazeteci ve polislerin üzerlerine de bulaştığı görüldü. 

BENİM YÜZÜMDEN KIZLARI ÖLDÜ

Enver Karabulut'un salondan çıkarılmasında sonra sıvıdan örnekler alındı. Üzerine sıvı sıçrayan polisler sağlık kontrolüne gönderildi. Daha sonra Cem Garipoğlu'nun ifadesine geçildi.

Cem, “Münevver'in ailesi için çok üzülüyorum. Benim yüzümden kızları öldü. Kendi aileme de üzülüyorum. Çünkü onların oğulları da katil oldu” dedi. Cem ifadesinde şunları söyledi: “Münevver'in cep telefonunda sevgilim yazan mesajları gördüm. Münevver tuvaletteydi. Çılgına döndüm. Ne yaptığımı bilmiyordum. Münevver 'Seni seviyorum' dedi. Masanın üzerinde bıçak vardı. Etrafa salladım. Nereye geldiğini bilmiyorum. Kendime geldiğimde Münevver yerde yatıyordu. Ölmüştü. Testere almaya gittim. İstanbul'u çok iyi bilmiyorum. Dedem oturduğu için bildiğim Etiler'e gittim. Çöp konteynerine attım. Eve döndüğümde annem kan izlerini sordu. Geçiştirdim. Babama geldiğinde 'Dışarda konuşalım' dedim. Beni Beylikdüzü'nde lojmana götürdü. Burada iki kişi vardı. Ne olduğunu sordular. Babamla kavga ettiğimi söyledim. Sonra babam geldi. Beni aldı. Tanımadığım birine teslim etti. Bu kişi beni 6 saat uzaklıktaki bir yere götürdü. Bana 5-10 günde bir yemek getirdi. Sadece televizyon vardı. Olup biteni televizyondan izledim. Yedi ay sonra tanımadığım başka biri geldi ve 'Seni teslim edeceğim' dedi. Ben de teslim olmak istiyordum. Beni İstanbul girişinde yol kenarında bıraktı ve plakasını verdiği otomobilin beni alacağını söyledi. Ben de otomobile bindim. Bu kişi avukatımdı”

İKİ DAVA BİRLEŞTİRİLDİ

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, Münevver Karabulut'un öldürülmesine ilişkin yargılanan Cem Garipoğlu ile diğer 6 şüpheli hakkında açılan davaların birleştirilmesini kararlaştırdı.

Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Cem Garipoğlu'nun savunmasını tamamladığı ilk duruşmanın sonunda, bu dava dosyasının, Garipoğlu'nun anne ve babasının da aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan dava dosyasıyla hukuki ve fiili bağlantısı bulunduğu gerekçesiyle birleştirilmesine karar verdi. Bu karar ile Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili dava, bundan sonra Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek.