Gazetecilerden büyük eylem

Ergenekon'da son olarak 10 gazetecinin gözaltına alınması, İstanbul ve Ankara'da çok geniş katılımla protesto edildi

03 Mart 2011, Perşembe 14:32
A A

Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Gazetecilere Özgürlük Platformu öncülüğünde İstanbul ve Ankara'da gazetecilerle dayanışma eylemi yapıldı. Meslektaşlarının gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen gazeteciler İstanbul'da Taksim; Ankara'da ise Kızılay'da bir araya geldi.

BİNLERCE KİŞİ KATILDI

Gazetecilere Özgürlük Platformu'nun öncülüğünde Taksim Meydanı'nda saat 12:00'da toplanan gazeteciler, Ergenekon'un son dalgasında gazetecilerin gözaltına alınmasını protesto etti.

>> UĞUR DÜNDAR: 'KALEMİMİZİ SATMAKTANSA KIRARIZ'

>> GÖZALTILAR İÇİN DÜNYA BASINI NE DEDİ?

>> SINIR TANIMAYAN GAZETECİLER: KARA PERŞEMBE

>> ABD: TÜRKİYE'DEKİ GİDİŞATTAN KAYGILIYIZ


Eylemde, aralarında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi, Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye Başkanı Ferai Tınç , Oktay Ekşi, Hadi Uluengin, Nail Güreli, Tufan Türenç, Zeynep Göğüş, Hikmet Çetinkaya, Orhan Birgit, Ali Sirmen, Turgay Olcayto, Atilla Serter, Celal Başlangıç'ında bulunduğu çok sayıda muhabir, foto muhabiri ve kameraman katıldı.

26 basın meslek örgütü destek verdiği eyleme CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Eylemde yaklaşık 3 bin kişi yeraldı. 

Adobe Flash Player Yükle


'BUGÜN AHMET, NEDİM. YARIN KİM?'

“Gazetecilere Özgürlük", “Türkiye Basın Özgürlüğünde 138. Ülke", "Cezaevinde Gazeteci İstemiyoruz", Bugün Ahmet, Nedim. Yarın kim?' yazılı döviz ve pankart taşıyan gazeteciler “Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek", "Özgür Basın Susturulamaz", “Ahmet, Nedim Onurumuzdur" sloganları attı. Grup daha sonra İstiklal Caddesi'ne doğru yürüyüşe geçti. Gazetecilerin yürüyüşüne destek vermek için eyleme katılan İşçi Partili bir grup da “Ergenekonu Böyle Örtemezsin" yazılı pankart açtı. Basın meslek örgütü temsilcilerinin tepkisi üzerine pankart kaldırıldı. Galatasaray Meydanı'na kadar sloganlar eşliğinde yürüyen gazeteciler adına Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Ercan İpekçi burada bir basın açıklaması yaptı.


" YARGILAMALAR BU KADAR UZUN SÜRMESEYDİ"

İpekçi, “Türkiye'deki basın ve ifade özgürlüğü, ABD ve kıyaslanmayacak kadar ileri düzeyde olsaydı bu çok sevdiğimiz ülkede 25'i ulusal düzeyde, 60'ı yerel düzeyde faaliyet gösteren 85 meslek örgütü bir araya gelerek Gazetecilere Özgürlük Platformu kurma ihtiyacı duymazlardı. Gazeteciler önce 1'er 1'er, sonra 5'er 5'er ve nihayet 10'ar 10'ar gözaltına alındı. Onların meslektaşları bugün İstanbul ve Ankara'da meydanlara çıkıp ilkelerinden taviz vermeyeceklerini haykırmak zorunda kalmazlardı" dedi.

İpekçi, basının yargıya güveninin sonsuz olduğunun altını çizerek, "Ama gazetecilere yönelik bu kadar haksız suçlamalara muhatap olmasaydık, yargılamalar bu kadar uzun sürmeseydi, tutuklamaların yargısız infaza dönüştürüldüğü gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalmazdık. Bugün itibariyle cezaevlerinde 54'ü tutuklu, 7'si hükümlü toplam 61 basın mensubu bulunmaktadır. Bu uygulamalar basın ve ifade özgürlüğünün açıkça ihlali anlamına gelmektedir. AB üyeliğine aday olma iddiasındaki Türkiye, bu hukuksuzlukla demokrasisini ilerletemez. Gazetecilere yönelik bu iftira kampanyasının haksız yargılamaların ve hukuk dışı uygulamaların bir an önce sona ermesini istiyoruz. Cezaevlerindeki gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz" diye konuştu.

Basın açıklamasının ardından eylem sona erdi

ANKARA'DA DA PROTESTO VARDI

Taksim'deki eylemin yanı sıra, gazeteciler Ankara'da da bir araya gelip, meslektaşlarının gözaltına alınmasını protesto etti. Kızılay'da saat 13.30'da toplanan gazeteciler Adalet Bakanlığı'nın önüne kadar yürüdü.



Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Çağdaş Gazeteciler Derneği ve gazetecilik örgütlerinin oluşturduğu G-9 platformunun düzenlediği protesto gösterisinde, Kızılay’da Güvenpark yakınında toplanan gazeteciler, "Özgür basın, özgür Türkiye" sloganları atarak, taşıdıkları ve üzerinde "İleri demokrasiyle gurur duyuyoruz. ABD’den daha özgür basınımız var" yazan pankartla Adalet Bakanlığına yürüdü.

Burada bir açıklama yapan TGS Ankara Şube Başkanı Göksel Yıldırım, ülkede daha önce de gazetecilerin gözaltına alındığını, gözaltındayken öldürüldüğünü, faili meçhullere ve "geliyorum" diyen cinayetlere kurban gittiğini hatırlattı. Ama bazı şeylerle ilk defa karşılaştıklarını, hayret ettiklerini ve tedirgin olduklarını ifade eden Yıldırım, şunları dile getirdi:

'İNTİKAM'

"Meslektaşımız Hrant Dink cinayetinin izini süren ve bu konuda yazdığı kitap nedeniyle kendisinden ’intikam’ alınmak istendiğini televizyonlardan dile getiren Nedim Şener, ne hikmettir ki bundan kısa süre sonra gözaltına alınıyor. Yine gazeteci Metin Göktepe cinayetinin peşini bırakmayan, bugün ’Ergenekon’ olarak nitelenen yapılanmaya kadar uzanan günlükleri ilk kez gündeme taşıyan ve henüz yayımlanmayan kitabı da konu edilen Ahmet Şık, onun yanında Doğan Yurdakul, Mümtaz İdil, İklim Bayraktar, Sait Kılıç, Müyesser Yıldız ve Aydın Bıyıklı ile yazar Yalçın Küçük de bu dalgada kendilerini emniyetin koridorlarında buldu. Tüm bu isimlerin ortak yönünün muhalif gazetecilerden oluşması ise akıllarda kaçınılmaz olarak kuşkular yaratıyor. Bu tablo, ülkedeki basın özgürlüğü tartışmasını da beraberinde getiriyor."

61 GAZETECİ TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ

Bir ülkede basın özgürlüğünün düzeyini, ölçüsünü iktidarlar koyamayacağını ya da tarif edemeyeceğini savunan Yıldırım, "Hele hele halen cezaevlerinde 61 gazeteci tutuklu ve hükümlü olarak bulunmaktayken, cezanın infazı 5 yıl süreyle ertelenmiş olan ya da mahkeme kararı temyiz edildiği için haklarında verilmiş olan cezalar henüz kesinleşmemiş olan 39 gazeteci varken, 3 binden fazla gazeteci aleyhinde açılmış gizliliğin ihlali ve benzeri davalar devam ediyorken, gazeteciler kendini tehlike altında hissedip tedirgin oluyorken ülkedeki basın özgürlüğünün ciddi ciddi sorgulanması gerekmektedir" şeklinde konuştu.

SÜREKLİ YENİLERİ EKLENİYOR

Gözaltına alınan ya da tutuklanan gazetecilere sürekli yenilerinin eklendiğini belirten Yıldırım, "Yapılan haberlerin, yazılan ya da henüz yayımlanmayan kitapların, gazetecilerin ellerinde meslekleri gereği olmasından daha doğal bir şey olamayacak bir takım bilgi ve belgelerin suç unsuru olarak gösterilmesi basın özgürlüğünün kısıtlanması değil de nedir?" ifadesini kullandı.

Yetkililere, basın özgürlüğü konusunda gazetecilerle konuşup sıkıntılarından haberdar olmaları çağrısında bulunan Yıldırım, bir özgürlüğün tarifini, bu alanda faaliyet gösterenlerin yapabileceğini söyledi. Gözaltı ve tutuklamalarla ilgili bazı gazetecilerin tutumlarını da eleştiren Yıldırım, "Tartışmalı gerekçeler ve yöntemlerle özgürlüklerinden mahrum bırakılan meslektaşlarına reva görülenlere sesini çıkarmayan, ön kabullerle neredeyse bunları suçlu ilan etmeye kalkan meslektaşlarımızı, soğukkanlı olmaya, mesleğin etik değerlerini bir kez gözden geçirmeye çağırıyoruz" diye konuştu.

Gözaltına alınan gazetecilerin, mesleklerindeki başarılarıyla ülkede ve uluslararası alanda saygıyla söz edilen kişiler olduğuna dikkati çeken Yıldırım, "Tüm değerlendirmeler ışığında son gözaltıları, yazdıklarıyla ülke tarihindeki kimi karanlık olayları aydınlatan, bunlara ışık tutan meslektaşlarımızın kimi senaryolara kurban edilmek istenmesi olarak görüyoruz" görüşünü dile getirdi. Yıldırım, gerçek demokrasi ve evrensel standartlarda basın özgürlüğü talebini de dile getirdi.

'TARİH BOYUNCA DİRENENLER KAZANDI'

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Ahmet Abakay da ifade ve basın özgürlüğü istediklerini ifade ederek, tarih boyunca direnenlerin kazandığını, kendilerinin de susmayacağını ve verdikleri mücadeleyi kazanacaklarını söyledi. Gazetecilik örgütlerinin oluşturduğu G-9 platformunun sözcüsü Doğan Tılıç ise "Bugün bir arada durmazsak, omuz omuza direnmezsek, yarını yok edeceğiz" dedi. Vatandaşlardan da basın özgürlüğüne sahip çıkmalarını isteyen Tılıç, "Bunlar sadece kendimiz, meslektaşlarımız için değil demokrasi için atılan çığlıktır. Gazetecilerin sustuğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez" diye konuştu.

'BEN DE UTANIYORUM'

Nedim Şener’in son katıldığı televizyon programında "utandığını" dile getirdiğini hatırlatan Tılıç, konuşmasını "ben de utanıyorum" sözleriyle tamamladı. Protestoya katılan gazeteciler daha sonra kalemlerini kırarak yere bıraktı. Protestosu gösterisine bazı CHP’li ve BDP’li milletvekillerin yanı sıra Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Cemail Bakındı, çeşitli meslek örgütlerinin yönetici ve üyeleri ile çok sayıda gazeteci katıldı.

2

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;