Gaziantep'e gelme zamanı

AK Parti’li Başkan Fatma Şahin, kültürü, tarihi ve lezzetleriyle ünlü Gaziantep’in değerlerini gün yüzüne çıkaran projelere imza atıyor. “Gaziantep’te terör var” diyenlere de çok kızıyor. Başkan’a göre, asıl şimdi Gaziantep’e gelme zamanı

09 Kasım 2016, Çarşamba 10:00
A A
RÖPORTAJ: ALEV GÜRSOY CİMİN
alev.gursoy@posta.com.tr


  ■ ABD’de Suriyeli mültecileri anlattınız…

Yaklaşık 1 ay önce ABD’nin en büyük enstitülerinden SYNERGOS’den buraya geldiler. İstanbul’da Sabancı ve Koç Vakfı’yla bir çalışma yaptılar. Güler Sabancı beni arayarak, “Başkanım bunlar bölgede yaşananları ve sizin yaptıklarınızı çok merak ediyor.

Kendilerinin de yapmak istediklerini sunumunuza göre planlamak istiyorlar” dedi. Bu büyük bir fırsattı. Çünkü talep onlardan gelmişti. Önce biz İstanbul’a gittik. Enstitünün üst düzey yetkililerine sunum yaptık. Sunumda o kadar duygusal anlar yaşandı ki hepsinin gözleri doldu. “Bunların hiçbirini bilmiyorduk. Çok etkilendik” dediler.

ABD’deki STK’lar ve vakıflar Suriye ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorlar ama ne yapacaklarını bilmiyorlar. Bizi ABD’ye sunum yapmak için çağırdılar. New York’ta aralarında üst düzey vakıf başkanlarının da olduğu 80 kişilik grupla toplantı yaptık. Sunumum 1 saat sürdü. Türkiye’nin yaptıklarını ve bölgede yaşananları anlattım. Çok dikkatli dinlediler. Bana çok soru sordular.



Özellikle çocuklar ve eğitim üzerinde çok durdum. Çünkü bir nesil kayboluyor. Eğer bu sorunu çözemezsek ve göçü yönetme konusunda tedbirler alamazsak bir nesil kaybolur. O zaman da şikayet ettiğimiz DEAŞ, PKK gibi terör örgütlerinin eline malzeme vermiş oluruz.

‘OKULU VE HASTANESİ OLAN TEK BELEDİYE BİZİZ’

■ Mülteci sayınız kaça ulaştı? Zorlanıyor musunuz?

Şehrin yüzde 20’si Suriyeli mültecilerden oluşuyor. Nüfusumuz neredeyse ikiye katlandı. Bu daha fazla yol, su, konut, yeşil alan demek. Ve daha fazla mali güç gerekiyor. Önce kurumsal kapasitemizi güçlendirdik. Sadece bu işe bakan Göç Bürosu kurduk.

Tüm mültecileri kayıt altına aldık, verilerini topladık. Tüm çalışmalarımız sonucunda en önemli şeyin eğitim sorunu olduğunu anladık. Türkiye’de kendi okulu ve hastanesi olan başka belediye yok. Bu devletin işidir. Bir belediye okul ve hastane işine girmez. Ama bu çocukları eğitmezsek, hayatın dışında kalacaklar. Özel okul mantığıyla evlerinden alıp, ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Ayrıca Milli Eğitim okullarında Suriyeli mülteci çocukların, Gaziantepli çocuklarla okumasıyla ilgili yönetmeliği değiştirdik. Bu yönetmeliğe göre, mülteci çocuklar Gaziantepli çocuklarla yan yana eğitim alabilecekler. Şu an Türkiye ortalaması yüzde 35 eğitim çağında olup da eğitime giden çocukların oranı Gaziantep’te yüzde 65.

Bu eğitim konusunda ne kadar hassas olduğumuzu gösteriyor. 107 bin çocuk var ve bu çocukların yüzde 65’ini sistemin içine dahil ettik. Geriye kalan 30 bin çocuk için de Bakanlıkla görüşüyoruz. Hastanemiz de var. Suriyeli mültecilerin yararlanmasını sağladık. Oradaki doktorların parasını biz ödüyoruz. Eğitim ve sağlıkla ilgili bir Suriyelinin ihtiyaç duyduğu bilgiye ulaşması için Ensar Toplum Merkezi’nde bir sistem kurduk. Bu merkez, Türkiye’de bir ilk.



‘İFTİRA ATIP ŞEHRİN KADERİYLE OYNAMALARINA İZİN VERMEM’

■ Topluma PKK ve IŞİD korkusu hakim. Ama siz ‘Şimdi Gaziantep’e gelme zamanı’ diyorsunuz…

Evet, bunu inanarak söylüyorum. Etrafımız ateş çemberi, elbette risk var. Ama artık yeni bir dünya var. Yeni dünyada sınırlar kalkmış durumda. ABD, Almanya, Fransa ne kadar güvenliyse, Türkiye ve Gaziantep de o kadar güvenlidir. Çünkü terör, tüm dünyanın sorunudur.

Paris’te bir patlama olduğunda, ‘Paris’te terör var. Paris’e gitmeyelim mi?’ deniyor. Terör var diye yaşamı durduramayız. Bu en çok terör örgütlerinin işine yarar. Hızlıca normalleşmemiz gerekiyor.

■ Gaziantep’te IŞİD Mahalleleri olduğuna dair iddialar var. Doğru mu?

Bu iftiraya çok sinirleniyorum. IŞİD, dünyanın en büyük problemi. Bu iftirayı atarak, bir şehrin kaderiyle oynamış oluyorlar. Her gün öğlene kadar 2 mahalle geziyorum. Girmediğim yer yok. İftira atanları uyarıyorum, “Gelin ve ispatlayın.”

‘ÇOCUKLARIMIZI KURTARAN PROJE’

■ ‘Gelin etmeyin okula gönderin’ projeniz çok önemli, nasıl gidiyor?

19 STK ile yaptığımız çok önemli bir proje. Kurduğumuz merkeze çocuk gelin olmak istemeyenler müracaat ediyor. Mesela okul kazanan ama nişanlı olan çocukların ailelerinin yanına gittik. Bu çocukların okullarına devam etmelerini sağladık. Şu ana kadar 40 bin kişiye ulaştık.

Okul hayatları bitmiş yaklaşık 100 kızımızı okula gönderdik. Muhtarlar, erkekler ve imamlarla çalışıyoruz. Mahallelerdeki kanaat önderlerini bu konuda bilgilendiriyoruz.

 ‘KÜLTÜR, MEDENiYET VE LEZZET BAŞKENTiYiZ’

■ Peki Gaziantep’te her şey normal mi?

Gaziantep’te bunu başarıyoruz. Elbette sorun var ama sorunun değil, çözümün bir parçası olmalıyız. ‘Gaziantep’e gelme zamanı’ dediğimiz şey TURSAB ile başlattığımız kampanyanın adı.

Neden Gaziantep’e gelmek gerekiyor? Çünkü 2 milyonluk Gaziantep, arkeoloji kentidir. Bütün medeniyetlerin en güçlü zamanları burada yaşanmış. UNESCO listesine girmiş Zeugma ve 5 antik kentimiz var.

Ayrıca UNESCO’nun onayladığı çok önemli bir sermayemiz var. UNESCO, Gaziantep mutfağının dünyanın 8’inci mutfağı olduğunu söylüyor. Yani lezzet başkentiyiz. Yalnızca lahmacun, baklava, kebap değil, 500 çeşit kazan yemeğimiz var. Hanlarımızı restore edip, içlerine gastronomiyi gösteren mutfaklar yapıyoruz. Mesela Hışva Han’ı açtık. Kalenin yanında 11 yataklı butik otelimizi yaptık.

Odalarda bakır, sedef, Antep işi her şey var. Develik dediğimiz kısımda ise güzel bir restoran yaptık. Otantik bir hava yarattık. Hışva Han’da Tarihi Kentler Birliği Ödülü aldık.

■ Kampanyanız turizmi canlandırıyor mu?

Elbette. Gaziantep, hanları, hamamları, arkeolojisi ve hayvanat bahçesiyle Avrupa’nın en iyisidir. Hayvanat bahçemizin içine Safari Park açtık. Burada 35 hayvan birlikte yaşıyor, kafesleri kaldırdık. Doğal Hayat Müzesi yaptık. Suriyelilerin uzmanlık alanı olduğu için ustaları onlardan kullandık.

Müzenin açılışını daha yapmadık. Sırf bu yüzden bile Gaziantep’e gelme zamanı diyoruz. O kadar çok yeşil alan yaptık ki, çocuklar fıstık memleketinde fıstık ağacını görmeden büyüyordu. Ama şimdi kent merkezinde Fıstık Araştırma Merkezi var. Her yaşta fıstık ağacı var. Badem, selviler yüzyıllık ağaçlar hepsini halka açtık.

‘YENi BiR ŞEHiR KURUYORUZ’

■ Sokak sağlamlaştırma çalışmalarınızı anlatır mısınız?

Şehrin tarihi yerlerinde sağlıklaştırma çalışmaları başlattık. Tüm evlerin çatıları, sokağa bakan cepheleri, bahçe duvarları, kapıları ve cumbalarını yeniledik. 5.5 milyon metrekarelik bir alana da yeni bir şehir kuruyoruz. 3 bin konutun temelini attık, binalar hızla yükseliyor. Bu yeni şehri Gaziantep kültürüne uygun yapıyoruz.

‘Kızların eğitimi çok önemli’

■ Yaşlılar ve kadınlarla ilgili neler yapıyorsunuz?

Kızların eğitimi ve kadınların sağlığı çok önemli. En önemlisi kanserle mücadele. Göreve başladığımda göğüs meme kanserinde 40’ıncı sıradaydık. Ücretsiz tarama hattımız sayesinde gezici mamografi cihazımızla mahalleleri taramaya başladık ve 4’üncü sıraya yükseldik.

125 kadın kanser olduğunu bilmiyordu. Sağlık Bakanlığı ile tüp bebek merkezi de açtık. Bir de gebelik okulu. Bu okulda bir annenin bilmesi gereken her şeyi öğretiyoruz. İŞKUR’la beraber kadın girişimci oranını artırmak için de çalışıyoruz.

Meslek kurslarında kadınlarımıza 260 dalda ücretsiz eğitim veriyoruz. GASMEK’lerle şu ana kadar 30 bin kadına ulaştık. 50 bin kadına ulaşmak istiyoruz. Yoksul kesimin çocuklarının üniversitede ve TEOG’da başarılı olması için merkezler açtık. Çocuklarımız büyük başarılar elde edebiliyorlar. 2017 planımızda da annesi cezaevinde olan çocuklar var. Çalışan kadınların çocuklarına kreş desteği veriyoruz. Bir de çocuk bakıcılarına sertifika programı hazırlıyoruz.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;