'Gazze'ye sessiz kalamazdık'

Başbakan Erdoğan, İsrail'in Gazze'de fosfor bombası kullandığını ve buna karşı sessiz kalamayacaklarını söyledi

a
a
Pazartesi, 26 Ekim 2009 - 10:37


'Gazze'ye sessiz kalamazdık'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Katar’ın El Cezire televizyonuna verdiği demeçte, Türkiye-İsrail ilişkileri ve Türkiye’nin bölgedeki durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, olaylara her zaman vicdani olarak baktıklarını ve olayları kamu vicdanını dinleyerek izlediklerini belirterek, "Bugüne kadar da burada hep orta yolu tuttuk ve hiçbir zaman taraf olmanın gayreti içerisine girmedik" dedi.

'BATI OLANLARA SEYİRCİ KALDI'

Gazze’de yaşanan olaylara değinen Erdoğan, Gazze olayında ortada bir gerçeğin olduğunu ve Gazze’de kitle imha silahlarının kullanıldığını söyledi. Bölgede fosfor bombalarını kullanıldığını kaydeden Erdoğan, "Fosfor bombaları dediğimiz şey kitle imha silahıydı ve bunları görüp de bunlara karşı sessiz kalmak adil bir yönetim anlayışına yakışmazdı. Biz de bu bölgenin insanları olarak buna evet diyemezdik" diye konuştu.

Rusya-Gürcistan savaşında Batının da büyük gayretleri olduğunu ifade eden Erdoğan, Gazze olaylarında, ancak Batının seyirci kaldığını söyleyerek, "Batı, Gazze’de niçin olaya bir hafta, on gün seyirci kaldı da, 15 gün sonra oraya girdi. Burası anlaşılır gibi değil." dedi.

'BM DE KABUL ETTİ'

Erdoğan, geçen hafta yayımlanan Gazze’deki olaylarla ilgili Goldstone raporuna da değinerek bu raporda bazı gerçeklerin olduğunu ve bu gerçeklerin BM İnsan Hakları Komisyonu tarafından kabul edildiğini kaydetti. Bu hususta gereken adımların atılması gereğine işaret eden Erdoğan, BM’nin geçmişte İsrail ile alakalı 100’ün üzerinde karar aldığını, ancak bu kararların uygulama alanının olmayışının düşündürücü olduğunu ifade

El Cezire muhabirinin, "bir ay içerisinde Türkiye ile İsrail arasındaki tansiyonun yükselmesinden dolayı" ABD’nin arabuluculuk yapıp yapmadığı sorusunu Erdoğan şöyle yanıtladı: "Şu anda Türkiye ile İsrail arasında resmen ve hukuken ilişkilerin kopması anlamında herhangi bir şey söz konusu değil. Bu yaşanan olaylara karşı kamunun ortaya koyduğu bir infial var. Ben Türkiye’de kamu vicdanının bir yerde temsilcisiyim. Kamu vicdanına kulak vermek durumundayım."

'1500 KİŞİNİN ÖLÜMÜNÜ NEYLE AÇIKLAYACAKSINIZ'

Türkiye ile İsrail arasında yaşananlara rağmen New York’ta Yahudi cemaatleriyle görüştüğünün hatırlatılarak, "Gazze’den dolayı tavrınız Amerika’daki Yahudi cemaatlerinin tepkisini çekmedi mi?" diye sorulması üzerine Erdoğan şunları kaydetti: "Orada 50’yi aşkın temsilci vardı. Onlarla yaptığımız görüşmede, ben kendilerine her şeyi çok açık ve net söyledim.

Eğer bizi dost olarak kabul ediyorsanız, o zaman ben size bir şey söyleyeceğim. Dost acı söyler, ama gerçeği söyler. Ben size gerçeği söylemek zorundayım. Siz çocuk, kadın, 1500 kişinin kitle imha silahlarıyla öldürülmesini bana neyle izah edeceksiniz? Beni neyle ikna edeceksiniz. 5 bini aşkın yaralının olduğu bir Gazze saldırısını bana neyle izah edeceksiniz.

Alt yapısı çöken bir Gazze’yi bana neyle anlatacaksınız. İsrail’in BM’nin okul ve hastanelerini vuruşunu bana neyle anlatacaksınız? Bunların izahı yok. Yani sınırsız bir silah imkanına sahipsiniz ve orantısız bir güç kullanımı yapıyorsunuz."

'BÖLGEMİZDE KİTLE İMHA SİLAHI İSTEMİYORUZ'

"İran’da ve bölgemizde kitle imha silahı olmasından yana değiliz" diyen Erdoğan, bir başkasında varken İran’a yüklenilmesini "haksızlık ve adaletsizlik" olarak niteledi. Erdoğan, bölgede hiçbir nükleer silah istemediklerini tekrarlayarak, "Dünya buna karşı tavrını adil bir şekilde koymalı. Aynı şekilde UAEK sadece üyelerine yönelik bu adımı atarsa burada da bir adaletsizlik var. Üye olmayanlara karşı ne yapılacak? Bunun üzerinde de dünyanın ve BM’nin çalışması lazım" diye konuştu.

'SUÇA KARIŞMAYAN BUYURSUN GELSİN'

Türkiye’nin demokratik açılım konusunda Suriye, İran ve Irak’tan bir beklentisi olup olmadığı ve açılımın uluslararası ayağının yanı sıra bu sürecin Türkiye’yi bir referandum ya da erken seçime götürüp götürmeyeceği sorusu üzerine Erdoğan, erken seçimin politikalarında yer almadığını belirterek, "Her şeyden önce demokratik açılım milli birlik projemizin bir gereğidir" dedi.

Irak’tan bir grubun teslim olmaya gelmesinin açılım sürecini nasıl etkileyeceğinin sorulması üzerine Erdoğan, bunun milli birlik ve beraberlik projesi ve demokratik açılım süreci içindeki beklentilerinin bir tanesi olduğunu vurguladı. "Bu durum, beklentilerin verdiği meyvedir" diyen Erdoğan söyle konuştu:

'221. MADDE MÜSAİT'

"Burada görüyorum ki bazı spekülasyonlar yapılma yoluna gidiliyor ve bunu doğru bulmuyoruz. Yani hedef saptırmaya gerek yok. Milli birliği ve beraberliği kardeşliği pekiştirmektir. Anasından, babasından, dayısından, amcasından, kardeşlerinden, ailesinden, akrabasından uzak kalmış olanlara diyoruz ki, eğer suça bulaşmamış olanlar varsa buyursun gelsinler, silahı olanlar silahını bıraksın gelsinler. 221. madde bu işe müsaittir."

ABD ZİYARETİ


ABD Başkanı Obama’nın Orta Doğu’yu çok umutlandırdığını, ancak Filistin konusunda gerekli baskıyı uygulamadığını söyleyen muhabirin, Obama’nın "Türkiye’yi hayal kırıklığına uğratıp uğratmadığını" sorması üzerine Erdoğan, Obama’nın on ay önce seçildiğini ve on yılların sorununu bir anda çözmenin kolay bir iş olmadığını söyledi. Erdoğan, yakında bir ABD ziyareti olacağını belirterek, bu seyahatte kendilerine bu mevzuları açacağını belirtti.

4