Geçen ayın ayrıntılı izlenme analizi!

Cumartesi, 03 Ekim 2009 - 00:01

Hemen Eylül ayının reklam karnesini not düşelim. Geleneğimiz bozulmasın. Sıralama çok bozulmamışken hele... Kanal D’yi biliyorsunuz. Uzun süredir tüm izleyici gruplarında birinci. Tüm gün kuşak programlarında yaşadığı sorunları prime time denilen ilgi odağı kuşakta aldığı yüksek reytingle inanılmaz bir şekilde örtüyor. Bu kez açık ara da lider... Show TV, Ramazan ayından Var mısın Yok musun? bereketiyle çıktığı için toplam izleyicide Kanal D’nin arkasında ikinci sırada duruyor. Ramazan bereketinin atağa geçirdiği kanallar da var... Star TV mesela. Uzun zamandır, ben önümdekini sollarım arkadaş sinyali veriyordu. Eylül’de öyle de oldu. Star TV uzun bir süre sonra üçüncü olarak tamamladı bir ayı... Toplam izleyicide dördüncü kanal atv oldu. Manalı bir düşüş gösteren kanalın en dikkat çekici yanlışlarından biri program planlamasıydı. Ekim ayında meseleye daha sıkı asılacağının sinyalini çaktı o da. Geç olmamıştır umarım... Ve beşincilikte kemikleşen Fox TV. Çok ciddi yatırımlara rağmen hani o çok istenen “çıta yükselmesini” henüz başaramadı. Sezon başladı, sonuçlar değişir mi; zor artık... Toplam izleyicide geçen yıldan itibaren yüzü gülen STV yine yarıştan çekilmedi ve altıncı kanal olarak ayı tamamladı. İşin bir de AB izleyici grubu var ki, oradaki sıralama da şöyle gerçekleşti; Kanal D yine birinci, onu sırasıyla Show TV, atv, Star TV, Fox TV, TRT 1 ve HaberTürk izledi.

Gladio takozu!

Kurtlar Vadisi’nde, (Star TV) muhtemelen Gladio örgütlenmesi diyebileceğimiz derin organizasyon bir harita serdi masaya. Dikkatli gözler, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönem haritası olduğunu anladı hemen bahsedilenin... Tesadüfün ilginçliğine bakın ki, aynı günlerde Türkiye İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün eğitim CD’lerinde bulunan benzer bir haritanın yanlışlıkla basıldığını konuşuyordu. Orada da mevcut sınırlarımıza Musul ve Kerkük dahil, dört yeni kent bir de ülke eklenmişti... Kurtlar’da bahsi geçen haritaya bir tek masadaki Kürt temsilci itiraz etti. “Biz bir aşiret topluluğu değil ulusuz” diyerek... Bu durumda hükümetin açılım paketine kimlerin hayır dediğini de Kurtlar Vadisi sayesinde öğrenmiş olduk. Gladio açılıma kapalıydı... Şimdi memleketteki hayırcı tayfanın potansiyol Gladio bağlantılarını düşünmek durumundayız! Ana muhalefet partililerin, muhaliflerin ve diğerlerinin. Hahahaha... Neyse, Kurtlar sözünü söyledi ve Allah’tan bir dizi olarak not düştü meseleye. Yoksa hakikaten çok su kaldıracak bir pilav çıkacaktı ortaya... Bu arada Vadi tayfası ilk kez siyah dışında bir renk giydi. Daha doğrusu bataklığa düşen Memati, dizi boyunca çamur rengi bir takımla dolaştı ki, en azından dizi renklenmiş oldu biraz. Buna da Vadi’de renk açılımı diyelim; ne dersiniz?..

Furkan'ın yorumlarına dikkat!

Acun Ilıcalı’nın artık kendisini de çıldırtan 500 bin verememe meselesinde küçük bir ayrıntı dikkatimi çekti. Daha doğrusu önceki akşam oğlumla izlerken aynı hisse kapıldık... Furkan var ya; hani yarışmada Muş’u temsil eden küpeli genç. O çok kilit bir yorumcu. Son kutularda büyük rakamlara gidildiğinde, yaptığı yorumlarla yarışmacıyı strese sokuyor... Ve yarışmanın bir matematiğinin olduğunu öne sürerken, direksiyonu yanlış tercihe kırdırıyor. Bu türden yanıltıcı karakterler batıdaki benzerlerinde de var yarışmaların. Furkan da onlardan biri işte... Son birkaç bölüm; dikkatli izleyin Furkan’ı ve eğer yarışmacıysanız, “ne diyorsa tam tersini yapın” derim!

Bu da unutulmaz!

Unutulmaz (atv) unutulmayacak hatalar topuna girdi. İstikrarlı bir izleyicisi var dizinin. Ama aynı tutarlılığı detaylarda göstermiyor işte... Önceki bölümde Eda karakteri bir davete katıldığı derin yırtmaçlı elbisesiyle göz kamaştırıyordu. Aynı gece gerçekleşen kazada Harun’un yanına koşan Eda bir anda o güzelim elbisesinin altına şort geçirmişti. Çantasında şortla gezen kaç kadın vardır; bilemedim, gülümsedim... Ah bir de Harun’un durumu var. Adamımız gerçek bir kan bankası gibiydi. Geçirdiği kazada çok kan kaybetmesine rağmen, saatlerce hayatta kaldı. Hastaneye rengi solmadan geldiği için, vücudunun dörtte dördü sıvıymış duygusuna kapıldım... Saymaya kalkarsan çok daha unutulmaz hataları var dizinin. Ama sanırım, haftada 90 dakikalık iş çıkarma çabası çoğunu görmezden gelmeme neden oluyor. İzleyici affetmiyor ama, bilsinler istedim!

Özür diler mi?

Sevan Nişanyan isimli yazarın Taraf Gazetesi’nde yayınlanan ve Tanrı inancıyla alay eden etimolojik yazısı büyük tartışma yarattı. Nişanyan, “eşinin kafasına dışkı atma” olayından sonra yine sansasyonel bir şekilde manşete çıktı... Tartışmaların çok da sıcak olduğu akşam Cüneyt Özdemir, beşN birK’da (CNNTürk) ağırladığı Nişanyan’a inançlı kesimden özür dilemeyi düşünüp düşünmediğini sordu ve yanıt kapanan telefon olarak geldi... Cüneyt’e beklenen soruyu sorduğu için bravo notu düşelim. Ama son günlerde göze çarpan bir detayın netleşmesi açısından da meseleyi teğet geçmeyelim... Haber programlarına telefonla bağlanan konuklar sıkıştıklarında ya da sorulardan memnun kalmayınca çareyi telefonu kapatmakta buluyorlar. Canlı yayın yapanlar için çok can sıkıcı bir durum... Konuşacak kelimen yoksa neden çıkarsın yayına, çıkarsan da neden konuşmazsın anlamıyorum. Sanırım konuk kriterlerini yenilemesinde fayda var habercilerin. Kaçak güreşe son vermek için!