Gecenin gecesi, masalların masalı

Everest Yayınları’ndan çıkan dumanı üstünde ‘Gecenin Gecesi’, kısa, akılda kalıcı, damakta kalan Hasan Ali Toptaş öyküleri, Ümit Ünal’ın iştah açıcı çizimleriyle başucunuzda yerini almaya hazır

Gecenin gecesi, masalların masalı
 Sinem DÖNMEZ/ snmdnmz@gmail.com 
 
 
Sevdiğin bir yazarın yeni kitap yazdığının haberini almak insanın durup dururken neşelendiriyor. Hiçbir şey olmamış gibi, bir sürü şey olmuş gibi bir mutluluk. Tam bir yıl sonra bir Toptaş kitabını okumak üzere elime aldığımda derin bir nefes aldım. Gittim çay koydum, demliğin bitmesinden az önce de kitabı bitirdim. Hasan Ali Toptaş, “Gecenin Gecesi” ile kafamdaki kışa girmenin yarattığı dumanları bir nebze de olsa savuşturmayı başardı.
 
Huzur ve mutluluğun koynunda
 
Gecenin Gecesi, Yatak öyküsüyle açılıyor. Yatak Hasan Ali Toptaş’la yeniden karşılaşmanın müjdesi bir öykü. Yerdeki tahtalardaki sakız kokusundan engin ormanların içine dalmanın, iç sıkıntısının, minnet duygusunun ağırlığını öyle bir anlatıyor ki, çocukken eğer yer yatağında yatmışsanız, anneannenizin evine kadar götürüyor sizi. Sırasıyla Nihat, Fotoğraf, Veysel’in Kanatları ve Şeytan Uçurtması izliyor Yatak’ı. Kişisel favorim, incecik mizahı, absürdlüğü ve insanda bir sahil kenarında bir çay bahçesinde aylaklık etme arzusuyla Fotoğraf öyküsü. Can Öykü Gazetesi’nde okumuştum okumasına da, “Gecenin Gecesi”nde tam yerini bulmuş. Eski öğretmen Himmet Nadir Yücesoy umuyorum ki sizin de aklınızdan asla çıkmayacak.

Hasan Ali Toptaş öyküleriyle saçınızı okşayıp, sıcacık bir yatakta uykuya dalmak üzereymişsiniz gibi bir huzur ve mutluluğun koyununa bırakıyor insanı. Anlatımıyla masallara yakın öyküler bunlar. Gerçeküstünün neşesiyle gerçeğin keskinliği birbirine karışıp sizi öykülerin içine götürüyor. Bazen bir ormana, bazen çocukluğundan hatırladığı ilk evine, bazen ise küçük bir kasabaya. 
 
Türkçeyi onun gibi kullanmak
 
Türkçeyi Hasan Ali Toptaş gibi kullanmak diye bir tabir yoksa da olmalı. “Bir kabalığın hırıltı halinde patır patır koşmasını” başka kim tümleyip yazabilir ki? “Gecenin Gecesi”ndeki öyküler Toptaş’ın daha önce yayımlanmış öyküleri de barındırıyor içinde. Yatak, Şeytan Uçurtması ve Fotoğraf yayımlananlar arasında benim bildiklerim. Bu beş öykünün bir arada oluşu ise bambaşka bir okuma deneyimi. Elbette Ümit Ünal’ın nefis desenlerinin de buna etkisi çok büyük. Ünal, desenleriyle kurduğu evreni Hasan Ali Toptaş’ın masalsı evreniyle öyle bir denk geliyor ki, öyküler onun renkleriyle kalıyor aklınızda. Saman sarısı, sonbahar kahverengisi, güneş sarısı, karanlık kasaba sokağı laciverti, kümes yeşili. Ümit Ünal’ın desenleri ve kitabın tasarımı her bir öyküyü öyküye ait renklerle okumanızı sağlıyor.
Kendinize, sevdiğinize unutulmayacak bir armağan Gecenin Gecesi…

BİR CÜMLE: Demek, yorganı omuzlarıma çekip bu yatak beni öldürecek dedikten sonra yazının içinde uyuyakalmışım.
 
Gecenin Gecesi
Hasan Ali Toptaş
Everest Yayınları
85 sayfa
 
 
 
Yandex.Metrica