Geldiğimiz yer

Çarşamba, 21 Kasım 2012 - 05:00

 Keşke elinde bir sihirli değnek olsa da, terörü de durdursa. Öcalan’dan birşeyler beklemeye başladı insanlar. Diyorlar ki:
- Madem örgüte bu kadar hakim, öyleyse silahı bıraktırsın. Halbuki Öcalan’ı Öcalan yapan, silahtır, örgüttür, eylemdir, kan ve gözyaşıdır. Şimdi bunların hepsini sıfırlayıp nasıl silah bıraktırsın?
Sormazlar mı adama:
- Yıllardır boşuna mı öldük? 

*
[[HAFTAYA]]
İşte burada durun biraz. Terör, Kürt sorunu çözülünce mi biter, yoksa terör durursa mı Kürt sorunu çözülür? Hangisi olursa olsun, şunu hiç unutmuyoruz. Yakalanıp Türkiye’ye getirilirken uçakta demişti ki Öcalan:
- Devlet beni kullansın. Herhalde devlet onu iyi kullanamadı ki, kan ve gözyaşı durmadı. 

*

Önümüze bakalım. Öcalan’ın örgüt üzerindeki gücünü test etmek yetmiyor. Karşılıklı yumuşamak zamanıdır. Mesela BDP’li milletvekillerinin malum fezlekeleri buzdolabına konursa, belki yeni bir iklim doğar. O zaman da belki BDP bir jest olarak üslubunu değiştirir. Bir bakarsınız okul yakmalar kendiliğinden biter. Genel hava çok mühimdir. Çocuklar taş atmayı hemen bırakır. Zincirleme. 

*

Diyorum ki... Bir taraftan müzakere, bir taraftan mücadele... Onu anladık efendim.
Bir de şunu deneyemez miyiz:
- Hem müzakere, hem mütareke. Aynı anda ve yoğun biçimde. Öcalan belki o havada daha faydalı olur. Belki değil, muhakkak olur.