Gelibolu

Cumartesi, 01 Temmuz 2017 - 05:00

Ben yorucu çalışma şartları altında bir soluk almak için Gelibolu’ya giderim. Gelibolu’dan tarih fışkırır, tabiat güzelliği fışkırır. Gelibolu’nun tarihimizdeki yeri bir başkadır.

Esintisi insanı canlandırır. Bu sıcak yaz günlerinde Gelibolu-Hamzaköy arasındaki sahil yolunda bir tur attınız mı kendinizi gençleşmiş, dinçleşmiş hissedersiniz. Ancak bu gidişimde bu güzelliklerin geride kalmakta olduğunu gördüm. Bu yazıyı belki uyarı olur diye yazıyorum.

HER YER  YIKILMIŞ

Bir kere Gelibolu-Hamzaköy arası sahilde insanların ailece oturacağı, soluklanacağı bir şeyler yiyip içeceği kafeler vardı, onlar yıkılmış. İşin daha da kötüsü o canım sahile yıkılan açık hava kafeleri yerine binalar inşa ediliyor. Akıl almaz.

Bayram tatili, Gelibolu’ya dışarıdan gelen çok olur. Ama gel gör ki bahsettiğim bu güzel yol üzerinde kaldırımlar sökülmüş, hükümet konağına sapan kavşak bayramda trafiğe kapatılmış. Bayram bitti kavşak açıldı. İşler bununla da bitmedi. Yine Geliboluluların denize karşı hava aldığı bir alan daha vardı, feribot iskelesinin uzantısı olan sahil. Orada da çay bahçeleri vardı ki onlar da yıkılmış, sahil yayaya kapatılmış.

31 TL'LİK SU İÇİN 103 TL

Evimin suyu kartlı sayaçla sağlanıyor. Şu kartlı sayaçlar olmaz olsun. Kartıma kontör yüklemek istedim, fiyat şu: Su parası 31.46 TL (KDV 2.88 TL). Evsel katı atık (bu ne demekse) 62.20 TL. Atık su 4.55 TL. Çevre Temizlik Vergisi 2.73 TL. Toplam ödediğim 103.82 TL. Bunu anlayan beri gelsin. 31 TL’lik su için 103 TL ödemeyi kim izah edebilir?

Feribot iskelesinin tam karşısına Atatürk heykeli koyulmuş, etrafı çimlendirilmiş ancak çimler bakımsız, sararmış. Gece karanlıkta görmek mümkün değil. Bir seri led ışıkla ışıklandırmak akla gelmemiş, bunu yapmak çok mu zor?