Gensoru gündeme alınmadı

Perşembe, 29 Nisan 2010 - 16:56

Gensoru gündeme alınmadı

Meclis Genel Kurulu’nda, CHP’nin Başbakan Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesi gündeme alınmadı. Birleşimi yöneten Meclis Başkanvekili Nevzat Pakdil, 2 Mayıs Pazar günü saat 12.00’de toplanmak üzere birleşimi kapattı.

Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil’in başkanlığında toplandı. Başkanlığın sunuşlarının ardından CHP Grup Başkanvekillerinin; "Bazı yabancı firmaların Türkiye’de rüşvet dağıttığı iddiaları karşısında gerekeni yapmadığı" gerekçesiyle Başbakan Erdoğan hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelere geçildi.

Görüşmelerde, ilk sözü önerge sahipleri adına CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu aldı. Kılıçdaroğlu kürsüde bazı belgeler gösterdi.

Zaman zaman yaşanan hararetli tartışmaların ardından yapılan oylamada, oy çokluğuyla önergenin gündeme alınmaması yönünde karar çıktı.

KILIÇDAROĞLU: BİRİLERİ 'DUR' DEMELİ

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, rüşvet alan ve verenlerin sorgulanmadığı bir ülkede demokrasinin olamayacağını ifade ederek, "Yolsuzlukların üzerine gidin, size sonuna kadar destek veririz" dedi.

TBMM Genel Kurulunda, CHP Grup Başkanvekillerinin; "Bazı yabancı firmaların Türkiye’de rüşvet dağıttığı iddiaları karşısında gerekeni yapmadığı"
gerekçesiyle Başbakan Erdoğan hakkındaki gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler sürüyor.

Önerge sahipleri adına söz alan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yolsuzluk dosyasına, tarihsel süreç açısından bakıldığında, olumlu bir tablonun ortaya
çıkmadığını savundu.

Rüşvet iddiasıyla yabancı ülkelerde yargılanan bazı uluslararası çapta firmaları örnek gösteren Kılıçdaroğlu, söz konusu iddiaların Türkiye uzantısının
da bulunduğunu, bunun, yargılamaların yapıldığı mahkemelerin kayıtlarında da bulunduğunu ifade etti. Bu iddialarda adı geçen ülkelerin konuyu soruşturduğunu ve gerekli yargı işlemlerini de yaptığını anlatan Kılıçdaroğlu, "Ancak Türkiye’de bu iddialarla ilgili soruşturma yapılmadığını, konunun yargı aşamasına taşınmadığını" söyledi.

Bu duruma birilerinin "dur" demesi gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan hakkında bu nedenle gensoru önergesi verdiklerini ifade etti.
Türkiye’nin adı belli mahkemelerde geçerken, inceleme yapılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, genel ahlakın korunması için bunun şart
olduğunu dile getirdi. "Neden bu olayların üzerine gitmiyorsunuz?" diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Biz bunu yürütme organına sormalıyız. Rüşvet alan ve verenlerin sorgulanmadığı bir ülkede demokrasi yoktur. Genel ahlak korunmazsa, Türkiye’nin
uluslararası saygınlığı korunamaz. Üçüncü dünya ülkesi olarak görülür. Rüşvet veriliyor, alınıyor... Ülkeler belli ama hükümet bir şey yapmıyor. Eğer bir idare bütün bu olayları görüp sesini keser, görmemezlikten gelirse, ister bakan, ister başbakan, ister milletvekilli, ister belediye başkanı olsun, rüşvetin ortağı demektir. Rüşvet rüşvettir. Bunun sağcısı solcusu olmaz. Gönül isterdi ki Sayın Başbakan buraya gelsin ve açıklama yapsın. Hükümet neden sessiz?" Hükümetin, bu olaylarla ilgili, "yargıdan bir talep gelmedi" şeklinde bir bahane öne süremeyeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "O zaman ne yapacağız? ’Yargıdan talep gelmedi’ diyerek sineye mi çekeceğiz?" dedi.

Anayasa değişiklik teklifi ile yargının ele geçirilmek istendiğini öne süren Kılıçdaroğlu, bütün bunların, Türkiye’de sağlıklı bir yönetimin olmadığı ve
rüşvetin meşrulaştığının göstergesi olduğunu savundu.

Bu olayların soruşturulmamasının; Türkiye’nin, "rüşvet kabul eden, rüşvet veren, rüşvetle her işin döndüğü bir üçüncü dünya ülkesi olarak algılanmasına yol açtığını" anlatan Kılıçdaroğlu, "İsyanımız bundandır. Yolsuzlukların üzerine gidin, size sonuna kadar destek veririz. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, AKP iktidarı dönemindeki yolsuzluklar, hiçbir iktidar döneminde olmamıştır. Türkiye’yi yolsuzluklar cenneti haline getirdiniz" diye konuştu.
 

MHP'nin görüşü 2. sayfada...

MHP: "GENSORU ÖNERGESİ ZAMAN İTİBARİYLE DOĞRU OLMAMIŞTIR"

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki gensoru önergesinin zaman itibariyle doğru
olmadığını ifade ederek, "Çünkü dikkatler Anayasa değişikliği gibi çok önemli bir konuya toplanmıştır" dedi.

Şandır, CHP’nin; "Bazı yabancı firmaların Türkiye’de rüşvet dağıttığı iddiaları karşısında gerekeni yapmadığı" gerekçesiyle Başbakan Erdoğan hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması konusunda yaptığı konuşmada, önergede, Almanya ve ABD’de yürütülen soruşturmaların sonunda, Mercedes Benz Türk firmasının da aralarında bulunduğu 3 şirketin rüşvet dağıttığının ortaya çıktığını söyledi.

Önergede, Erdoğan’ın, "bu iddialar konusundaki gerekli inceleme ve soruşturmaları yapmadığının da savunulduğunu" ifade eden Şandır, gensoruda yöneltilen soruların "çok önemli olduğunu" kaydetti. Şandır, gensorudaki, "Nasıl oluyor da Türkiye’de rüşvet dağıtanlar, başka ülkelerde yargılanıyor? Rüşveti verenler kabul ederek anlaşma yoluna gidiyor ve bu haberler medyada yer alırken, rüşvetin dağıtıldığı Türkiye’de siz sorumlu iktidar olarak sessiz kalıyorsunuz?" sorusunun cevabının verilmesi gerektiğini ifade etti. Mehmet Şandır, "Türkiye Cumhuriyeti, hukuk devleti olmasına rağmen, siyasal iktidarın rüşvet iddialarını inceleyerek, sorumlularını yargı karşısına çıkarmaktan ve
kamuoyunu bilgilendirmekten kaçınmasının gerçek nedeni nedir?" sorusuna da cevap verilmesi gerektiğini dile getirdi.

"Siyasi iktidarın yolsuzluklarla ilgili görevini yapmadığı" iddiasının ağır olduğuna anlatan Şandır, "İddia sahipleri cevaplarını verecektir. Ancak bilinmelidir ki kesin cevap millet tarafından verilecektir. Hiçbir iddia, ihmal cezasız kalmayacaktır. Hem millet vicdanında hem de inancımız gereği ilahi zeminde, yolsuzluğun, sorumsuzluğun cezasının kalmayacağı hepimiz açısından ortak bir değerdir" diye konuştu.

Mehmet Şandır, gensoru önergesinin gündeme alınması talebinin zaman itibariyle doğru olmadığını ifade ederek, "Çünkü toplumda, Anayasa değişikliği gibi çok önemli bir konuda, duyarlılıklar gelişmiş ve dikkatler oraya toplanmıştır. Böyle bir ortamda, gensoruda belirtilen iddiaları sonuna kadar götürebilmek çok mümkün olmayacaktır" dedi.

"BAŞLANGIÇ NOKTASI SİYASETTİR"

MHP Grup Başkanvekili Şandır, "yolsuzluk" ithamının siyaset adamı için "çok ağır bir yük olduğunu" söyledi.

Meclisin, siyasetin üzerindeki yolsuzluk iddialarını tüm gündemlerinin en önüne koyması gerektiğini anlatan Şandır, "Siyaseti yolsuzluktan arındıramadıktan sonra, burada dünyanın en güzel şeyini yapsak da bu millete güven uyandıramayız" dedi.

Mehmet Şandır, yolsuzluğun yozlaşmaya sebep olduğunu, bu yozlaşmanın da siyasetten hızla topluma yansıdığını ifade ederek, "Temiz toplum amaçsa bunun başlangıç noktası siyasettir. Temiz siyaseti kuramadığımız takdirde, toplumu olması gereken değerlerde tutabilmek mümkün değil" diye konuştu.

"Toplumun cinnet geçirdiğini" savunan Şandır, "İnsani, kitlesel ve toplumsal düzeyde olmaması gereken birtakım olayları yaşıyorsak, bunun sebebini öncelikle siyaset kendinde aramalıdır. Eğer siyaset olarak adaletli bir yönetim ortaya koyamazsak, bu topluma ’dürüst, adaletli, çalışkan olun’ demeye hakkımız yok" şeklinde konuştu.

"Çamurdan oluşan bir zemine bina kurmazsınız. Bu işin zemini de siyaset" diyen Şandır, MHP’nin, siyasi ahlak yasası çıkarılması teklifini
hatırlattı. Mehmet Şandır, Türkiye’nin yolsuzlukta, utanılacak denilmese bile, sevinilecek bir durumda olmadığını belirterek, "gelin bunu milli bir mesele haline getirelim ve milli bir program yapalım" önerisinde bulundu. Şandır, siyasetten bağımsız, özerk bir "Yolsuzlukla Mücadele Kurulu" oluşturulması gerektiğini dile getirerek, milletvekili dokunulmazlığın ele alınması gerektiğini kaydetti.
 

2