Erdoğan Arıpınar

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Gerçek spor yazarı

Cuma, 11 Aralık 2009 - 05:00

Abdülkadir Yücelman Tanrı’ya yürüdü. Yaratıcımız ondan rahmetini esirgemesin. Abdülkadir Yücelman kim? 1954’de benim yanımda TÜRKİYE Gazetesi’nden Bab-ı Aliye adımını atan 55 yıllık bir arkadaşım ve kardeşimdi. Bab-ı Ali’de kısaca Abdül dediğimiz; Abdülkadir gerçek bir spor yazarı ve gerçek bir gazeteci idi. Abdül her şeyden önce; çalıştığı alanda kendini yetiştirmişti.

Türkiye spordan sonra 1955’ten itibaren 14 yıl Cumhuriyet’te omuz omuza çalıştık. Fenerbahçe’yi severdi. Amma bir spor yazarının olması gerektiği kadar tarafsız ve objektif idi. Biz Cumhuriyet’te spor branşlarında arkadaşların uzmanlaşmasını hedef seçmiştik. Güreşten küreke, atletizmden haltere kadar herkes kurslara katıldı, eğitim gördü ve konusunu bilerek yazdı. Birlikte rahmetli Suat Erler’le ilk olimpiyatımız olan 1960 Roma Olimpiyatı’na gittik. Cumhuriyet’in dar imkanları ve yarım sayfalık spor sayfasına rağmen tüm spor dallarını bildiğimiz için başta Müzahir Sille’nin hastane haberi ve fotoğrafı olmak üzere olimpiyatı pek çok gazeteden çok daha iyi verdik. Abdül iyi bir aile babası idi. Bugün oğlu Levent onu ve kişiliğini Bab-ı Ali’de temsil ediyor.

Konulara ciddi olarak yaklaşır, çevresine yumuşak davranırdı. Abdül benden sonra Cumhuriyet gazetesi spor servisinde meşaleyi devraldı ve “SPOR YALNIZ FUTBOL DEĞİLDİR!” prensibimizi devam ettirdi ve bugün medyada yer alan pek çok kıymetli yıldızı da yetiştirdi. Bab-ı Ali de ona vefasını gösterdi. Fatih Camisi’nde ikindi namazından sonra ona helallık verilirken; onu tanımayan birisi sordu: “Kim bu rahmetli, çok büyük bir mevki sahibi birisi mi? Bu kadar çok, seçkin cemaati her zaman burada göremeyiz.” Cevabım kısa oldu: “O gerçek bir spor yazarı idi. Bu onur da ona yeter.”