Ferhan Kaya Poroy

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186510.ferhan-kaya-poroy.png

Gezen mi okuyan mı?

Cumartesi, 14 Şubat 2015 - 05:00

Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı? İlkokul ve ortaokul yıllarımızın değişmez münazara konusuydu bu. Bir grup çocuk gezenin daha iyi bildiğini savunurken, bir grup da çok okuyanın daha iyi bildiğini savunurdu. Sonuçta bir fikir değil, hep iyi hazırlanan ekip kazanırdı.

En çok emek harcayan, en çok çalışan ve sunum yeteneği en iyi olan ekip savunduğu tezi haklı kılardı. Gençlik yıllarımızın meşhur tartışma konusu, yıllar ilerleyip yaş alınca aslında bir tartışmadan çok bir buluşma noktasına dönüşüyor. Çünkü görüyoruz ki hem çok gezen hem de çok okuyan biliyor. Hele teknoloji sayesinde globalleşen dünyada yeni ufuklara yelken açmak çok önemli.

Çocuklar ne kadar yenilik görüp farkında olursa, ne kadar dış dünyaya açıksa o kadar yaratıcı ve başarılı oluyorlar. Biz de aileler olarak çocuklarımıza elimizden geldiği, maddi imkanlarımızın yettiği kadarıyla hem eğitim hem de seyahat imkanları sunmaya çalışıyoruz. Sömestr tatili boyunca pek çok çocuk yollardaydı.

Çocuklarını ellerinden tutup müzelere götürenler, kayak tatiline çıkanlar, semt sokaklarında tarihle buluşturanlar, yurt dışına gidenler işte bu amaçla yola çıkmış velilerdi. Artık okullar da eğitim anlayışlarını bu yönde revize ediyorlar. Öğrencilerine kara tahtada anlatılan derslerin yanı sıra, uygulamalı dersler ve geziler sunarak onları hayata hazırlıyorlar.

Vizyonum gelişti

Geçtiğimiz hafta bir grup kolej öğrencisi ile Amerika’nın hatta dünyanın teknoloji devriminin yapıldığı Silikon Vadisi’ne gittim. Lise düzeyine indirgenmiş bir üniversite eğitim modeline göre yetiştirilen Doğa Koleji öğrencileri ile birlikte Google, IBM Innovation Center ve INTEL Museum’da teknolojik bilgileri, alanlarının uzman isimlerinden öğrenirken, Stanford Üniversitesi programıyla da yurt dışında üniversite hayatını deneyimledik. Teknolojinin iş hayatında ne boyutlarda var olduğunu, tek başına nasıl dev bir şirket olunabileceğini, yeni iş modellerini, yenilikçi ürünleri öğrendik. İtiraf etmeliyim, çok etkileyiciydi. Sadece çocuklar değil, ben de bir yetişkin olarak çok şey öğrendim ve vizyonumu geliştirdim.

Keşke sadece maddi imkanı olan değil de her kesimden çocuk bu tip bir eğitimden faydalanabilse diye düşünürken, öğrenciler arasında çok sayıda burslu çocuk olduğunu duydum ve memnuniyetim daha da arttı. Ülkemiz çocuklarının bu düzeyde bir eğitim alabilmesi çok güzel. Sonuç olarak şunu diledim: Çok gezen, çok okuyan, her imkandan eşit şekilde faydalanabilen çocukların çoğunlukta olduğu bir Türkiye dileğiyle...