Gizli tanık, Hrant Dink cinayetinin kilidini açacak

Cuma, 22 Ocak 2010 - 05:00

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in İstanbul’da öldürülmesinin üzerinden 3 yıl geçti. Bu sürede cinayet, aydınlanacağına karartıldı. Hem de devlet kurumları tarafından.

Davada yeni dönem

Ancak son 1 yıldır başka şeyler konuşuluyor. Nedir onlar? Ankara’da, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığı’nda sağ terör ve azınlıklarla ilgili C Şubesi’nin ‘Hrant Dink öldürülecek’ şeklindeki raporu, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun’dan sakladığı ortaya çıktı. İstanbul Emniyeti’nin Hrant Dink’i ‘istihbari’ amaçlı izlediği, ancak aldığı açık tehditlere rağmen Hrant Dink’i korumadığı belirlendi.

Cinayetten 3 yıl önce, 2004 baharında, Hrant Dink’i İstanbul Valiliği’ne davet eden ve ‘uyaran’ kişinin, MİT’in (Milli İstihbarat Teşkilatı) İstanbul Bölge Başkan Yardımcısı Ö.Y. olduğu ortaya çıktı.

Koruyacağına, uyardı

Ö.Y., Hrant Dink’i ‘uyarırken’, Bursa’da suikast hazırlığı içinde olan bir grubu yakaladıklarını söylemişti. Ayrıca Hrant Dink’e “Size karşı yapılacak bu girişimi önledik. Ama siz sokakta kendinize dikkat edin” demişti. Hrant Dink bu görüşmeyi ‘tehdit’ olarak algılamıştı. İstanbul Valiliği ise “Dostane havada geçen bir sohbet” diye açıklamıştı. MİT’in, Bursa’da yakaladığı grup, Hrant Dink’in ölüm tehdidi altında olduğunu gösteriyordu. MİT derhal İstanbul Valiliği’ne bir yazı göndererek, Hrant Dink’in korumaya alınmasını talep etmeliydi. Bunu yapacağına, Hrant Dink’i çağırıp ‘uyarmayı’ tercih etmişti. MİT’in ihmali bununla da sınırlı görünmüyor. Suikastın planlandığı yer olan Trabzon’da cinayette ihmali olduğu iddiasıyla jandarmalar yargılanıyor. Ama olayla bağlantıları ortada olan polisleri, MİT’çileri yargılamak akla gelmiyor!

Gizli kalmayacak

Ama asıl önemlisi, Dink Ailesi’nin avukatı Bahri Belen’in ortaya çıkardığı ve katil Ogün Samast ile arkadaşlarının yargılandığı mahkemeye yollanan belgeydi.

Görevden alınmadan 20 gün önce İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek imzasıyla mahkemeye gönderilen bu belgede, katil Ogün Samast’ın cinayet için İstanbul’a geldiğinde 3 kişi tarafından otogarda karşılandığı yazıyor.

Bu, dördüncü yılında Hrant Dink cinayeti davasının seyrini değiştirecek bir belge. Bu, katil Ogün Samast’ın cinayeti işlerken de tek başına olmadığı tezini güçlendiriyor. Trabzon Emniyeti’nin resmi muhbiri olan ve cinayetin azmettiricisi olarak yargılanan Erhan Tuncel de (nam-ı diğer ‘Büyük Abi’) son duruşmada, Ogün Samast’ın adını cinayet öncesi polise bildirdiğini söylemişti.

Gizli tanık dinlenecek

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 8 Şubat’ta yapılacak duruşmada sürpriz bir gizli tanık dinlenecek. Hrant Dink’in katledildiği 19 Ocak 2007 saat 15.00’de olay yerinde olduğu ispatlanan bu gizli tanık, “Ogün Samast’ın tetiği çekerken yalnız olmadığını” mahkeme başkanına söyleyecek ve gördüklerini bir bir anlatacak. Bu gizli görgü tanığının, mahkemenin seyrini değiştirecek, Hrant Dink cinayetinin kilidini çözecek bilgilere sahip olduğu söyleniyor. Görgü tanığının anlattıklarını doğrulayan güvenlik kamerası görüntüleri olduğu bana ulaşan bilgiler arasında yer alıyor. 8 Şubat’taki dava önemli. İstihbarat Dairesi’nin, ‘Ogün Samast yalnız değildi’ raporunu bu tanık doğrulayacak.

Özkökler mi karıştı?

Hürriyet’in 21 Şubat 2004’teki manşetinde, Atatürk’ün manevi kızı, ilk kadın pilot Sabiha Gökçen’in 80 yıllık sırrı açıklanmıştı. Hürriyet’in, o dönemde Hrant Dink’in genel yayın müdürü olduğu Agos gazetesinden aldığı bu haberde; Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı olduğu, Atatürk’ün Sabiha Gökçen’i bir Ermeni yetimhanesinden alıp evlat edindiği yazıyordu. Yeni Şafak gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu, Hrant Dink’in ölüm günü olan 19 Ocak 2010’da yazdığı yazıda, Agos’un bu haberinin Hürriyet’te yayınlanmasını, Hrant Dink’in katledilme sürecinin başlangıcı olarak yorumluyordu!!! Ali Bayramoğlu’nun yazdıklarına bakılırsa; Hürriyet’in bu haberi manşet yapma amacı, Hrant Dink’i hedef göstermekmiş!!! Bu ‘tuhaf’ yorum bence gazetecilik sınırlarını çok aşmış. Ali Bayramoğlu bu noktadan yola çıkıp sözü o dönem Hürriyet’in Genel Yayın Yönetmeni olan Ertuğrul Özkök’ün yargılanması gerektiğine kadar taşıyor. Böyle insafsızlık görmedim. Bayramoğlu bu görüşünde ısrarlıysa dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Org. Hilmi Özkök’ü de yargılanacaklar listesine hemen koysun.

Genelkurmay açıklaması

Hürriyet’in o manşetinden 1 gün sonra 22 Şubat 2004’te Genelkurmay bir açıklama yaptı ve Sabiha Gökçen’in Ermeni asıllı oluşunun haber yapılmasını eleştirdi. Ermeni asıllı olmak suç mu? Bu açıklansa, yazılsa ne olur? Tepkiye ne gerek var? Demokrasi konusunda ‘örnek’ ilan edilmiş Özkök Paşa’nın da bu açıklamayı yaptırması gereksiz hatta tehlikeli o zaman. Ali Bayramoğlu’nun kafasıyla hareket edersek emekli Org. Hilmi Özkök’ün de yargılanması gerekir! Aman, sakın bu sözlerimi kimse ciddiye almasın. Bu bir şaka, Bayramoğlu’na bir gönderme. Ve size son bir soru: ‘Hrant Dink’in dostuyum’ diyen ama cinayeti karartmaya çalışan istihbaratçıların oyuncağı olan gazetecilerin isimlerini kim yayınlayacak?!‘ Ergenekon-Dink cinayetinin bağlantılarını gösteren şemaları yayınlamayanları, saklayanları, yok etmeye çalışanları kim yargılayacak?