Göçmen

Pazartesi, 15 Mart 2010 - 05:00

Türkiye’nin başı Amerika ve Avrupa’daki göçmenlerle dertte.

Özellikle ABD-Türkiye ilişkilerinde belirli dönemlerde oluşan gerilim hep bu ülkede yaşayan Yunanlı ve Ermeni göçmenlerin politik baskılarıyla karşımıza çıkıyor.

40 sene önce Kıbrıs barış hareketi sonrası başlayan ABD ambargosunun başlıca nedeni ABD deki Yunanlı göçmenlerin oluşturduğu politik baskıydı. Sayıları bir milyonu aşan Yunanlı Amerikalılar her dönem ABD ‘nin Türkiye dış politikası üzerinde etkili olmayı başardı. Yunanlıların seçim dönemlerinden başlayarak yürüttükleri lobi çalışmaları Türkiye’yi hak etmediği konumlara getirdi.

ABD de yaşayan Ermeni toplumu da her fırsatta 1915 sözde soykırımını gündeme getirerek Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.

İşi o kadar azıya aldılar ki bir dönem masum Türk diplomatları öldürmekten bile çekinmediler.

Ancak Ermenilerin Osmanlı’yı arkadan vurduğu o dönemde katlettikleri binlerce Türk hiçbir zaman gündeme gelmedi.

Kıbrıs barış harekatı öncesi adadaki Enosis yandaşlarının tüm dünyanın gözü önünde öldürdükleri Türkler’de görmezden gelindi.

Yüzde yüz haklı olduğumuz konularda masa başında haksız konuma düştük.

***

ABD de yaşayan Ermeniler, Türklerin yaklaşık iki katı nüfusa sahip.

Ancak çıkardıkları gürültü, kongre üyeleri üzerindeki baskıları inanılmaz fazla.

Bunun en önemli nedeni çok iyi organize olmaları ve yoğun olarak ülkenin batısında belli eyaletlerde yaşamaları.

ABD deki Türkler son yıllarda aktif olarak kongre üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar.

Eğitim düzeyleri ABD deki Yunanlı ve Ermenilere göre daha iyi olan Amerikalı Türkleri bu mücadelelerinde yalnız bırakmamak gerekiyor. Burada maddi, manevi en büyük görev TC hükümetine düşüyor. İster örtülü ödenek deyin, ister tanıtma fonu deyin önce ABD sonra Avrupa’daki Türk imajını değiştirmemiz ve bunun için çalışan, çabalayan insanlara yardımcı olmamız gerekiyor.

***

İsveç’teki Sözde Soykırım tasarısına parti kararına rağmen evet diyerek kilit rol oynayan Liberal Halk Partisi milletvekili Gülan Avcı ‘nın Türk kökenli olması ise kendi halkımızın bile kendi davamıza sahip çıkmamasını göstermesi açısından ilginç.