Gözden kaçanlar

Salı, 01 Eylül 2009 - 13:32

Açılım’a atılan bomba, 4 şehit daha alınca... Muhalefet şimdi çıkıp dese ki iktidara:
- Sizden cesaret buldular.
Alacağı cevap bellidir:
- Bizden değil, sizden buldular.
Buyurun bir kör dövüşü daha.
Halbuki ne ondan, ne de bundan.
Terör’ün tabiatından.
Nitekim 25 yıldır açılım yoktu ama terör hep vardı.

***

Neyse ki ana muhalefet’in en yıldız sözcüsü, baklayı çıkardı ağzından:
- İrticai faaliyetlerin odağı olduğu tescil edilen bir parti, hangi demokratik açılımı yapabilir?
Hah şöyle.
Nihayet açık konuştu.
Ve durum anlaşıldı:
Ana Muhalefet, açılım’a değil, bizatihi iktidara karşı...
Yâni onunla adım atmaz sokağa...
Hiçbir gemiye binmez. Ağzıyla kuş tutsa yanyana gelmez.
İşte şimdi oldu.
Ana Muhalefet bence aklanmıştır.
Eğer demokratik açılım karşıtı damgası yeseydi, fenaydı, şânına yakışmayacaktı. Şimdi sadece iktidara güvensizlik’ten doğan bir
direniş içinde olduğu anlaşılıyor.
Normaldir.
Ne var ki, sayın sözcü, irtica’dan dem vurarak, meseleyi yine din ekseni’ne çekmiştir. Yâni kaybettiği bütün seçimlerin sebebini unutmuş, aynı söyleme dönmüştür.
Bu bir açmaz’dır.

***

Açılımcılar ise derdini iyi anlatamıyor.
- Terör bitsin.
Tamam da, amaç bundan ibaret midir? Yoksa terör’ün bitmesi açılım’ın bir sonucu mu olacaktır?
Ya da hepsi birden mi?
Burada cesur ifadeler lâzım.
Her şeyi göze aldım diyen bir iktidar, artık kimden korkuyor, lâfını niçin esirgiyor?
Dün Bakan Atalay:
- Terör’ün bitmesini herkes istiyor dedi.
Bunu bilmeyen yok ki.